18 Ocak 2010, Pazartesi

İşsizlik verilerinde Kürtler dezavantajlı

Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi tarafından yapılan "Anadil Ayrımında İşgücü Piyasası Konumları" araştırmasına göre, Türkiye'de anadili Kürtçe olan kesim kentte de kırsal kesimde de işsizlik verilerinde dezavantajlı konumda.

-----

ÖMER ÇELİK

Anadili Türkçe ve Kürtçe olan nüfusun sahip oldukları işgücü piyasası konumu üzerinde "Anadil Ayrımında İşgücü Piyasası Konumları" isimli bir araştırma yapan Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM), araştırma sonucunda ulaştığı verileri kamuoyu ile paylaştı. Hacettepe Nüfus Etütleri tarafından 2003'te yapılan Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması (TNSA) anketinden yararlanılarak oluşturulan araştırma, temel olarak "İşsizlik ve İstihdam" olmak üzere iki ana başlık altında ele alındı. Araştırmada Türkiye'de toplam işgücünün yaklaşık yüzde 57,8'lik bir bölümünü kapsayan anadil değişkenliği gözlemlenebilmiş 15-49 yaş arası en az bir kez evlenmiş kadınlar ve eşleri üzerine odaklanıldı. 15 yaşından büyük evli çiftler için açısından Türkiye genelindeki işsizlik oranını yüzde 7,6 olarak hesaplanmakta, bu oran kentsel alanda yüzde 9,7'ye yükselirken kırsal alanda da yüzde 3,6 seviyesine geriliyor. Bu istatistikler TUİK'in yayınladığı 2003 yılı işgücü piyasası rakamları ile benzerlik gösteriyor.

KIRSAL KESİMDE İŞSİZLİK MAKASI AÇILIYOR

Araştırma sonucunda ulaşılan verilere göre, anadili Kürtçe olan nüfusta işsizlik oranı yüzde 8 iken bu oran anadili Türkçe olan nüfusta yüzde 7,5. Aradaki farkın tamamı ise işsizlik oranlarının kırsal kesimde farklılaşmasından kaynaklanmakta. Kentsel alanda iki nüfus için de işsizlik oranı aynıyken (yüzde 9,7) kırsal alanda anadili Kürtçe olan nüfusta işsizlik yüzde 5,5 ile anadili Türkçe olan nüfusa göre daha yüksektir (yüzde 3,2). Kırsal kesimde işsizlik oranları arasındaki farkın bir nedeninin tarımsal yapı farklılıklarına bağlı olduğunun ifade edildiği araştırmada, Türkiye'nin büyük bölümünde tarımın küçük toprak sahibi aile işletmeleri tarafından yapılması nedeniyle işsizlik düşük seviyelerde gözükür. Diğer taraftan Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da büyük toprak sahipleri ve aşiretler çevresinde örgütlenen daha feodal bir yapının hâkim olması bu yapı içerisinde işsizliğin daha yüksek olmasının başlıca nedenleri arasında.

KENTLERDE TÜRKLER ÜCRETLİ, KÜRTLER GÜNDELİK İŞ BULABİLİYOR

Kentsel alanda istihdam edilenlerin durumunda ise ilk göze çarpan ücretli ya da maaşlı çalışan oranları arasındaki büyük fark. Anadili Kürtçe olan nüfusta ücretli ya da maaşlı çalışma oranı yüzde 38 iken aynı oran anadili Türkçe olan nüfusta yüzde 57 civarında. Anadili Kürtçe olan nüfusta ücretli ya da maaşlı çalışmanın yerini yevmiyeli olarak çalışmak almaktadır. Yevmiyeli çalışanların anadili Kürtçe olan nüfus içinde yüzde 15 iken, anadili Türkçe nüfusta yüzde 6'ya seviyesinde seyrederken, bunun yanında kendi işinde çalışanların oranı da anadili Kürtçe olan kesimde görece hayli yüksek. Kendi işinde çalışanlarda görülen yüksek oranın başlıca nedeni anadili Kürtçe olan nüfusun kentlerde seyyar ya da sabit olmayan işlere yönelmesinden kaynaklanıyor. Kentsel alanda istihdam edilen nüfusun işyeri durumu değerlendirildiğinde düzenli bir işyerinde çalışma oranı anadili Türkçe nüfusta yüzde 80'a, Kürtçe olan nüfusta yüzde 57'ye geriliyor. İki nüfus arasındaki bir diğer önemli fark da kentsel alanda yapılan tarım ve bahçe işinde anadili Kürtçe nüfusun çok daha yoğun olması.

KÜRTLER DAHA GÜVENCESİZ

İstihdam koşullarında yaşanan bu farklılaşma sosyal güvenlik kapsamına da doğal bir biçimde yansıyor. Türkiye genelinde kentsel alanda sosyal güvenceden yoksunluk oranı yüzde 42,1olarak tahmin edilirken, aynı oran anadili Kürtçe olan nüfusta birdenbire yüzde 66,3 seviyesine yükseliyor. Kayıtsız çalışmanın, kendi işini yapanlarda ve yevmiyeli çalışanlarda çok daha yaygın olduğu göz önünde bulundurulduğunda ulaşılan bu sonuç, şaşırtıcı olmasa da kaygı verici olarak belirtiliyor. Kentsel alanda, anadili Kürtçe olan nüfusun yarıya yakın bölümünün göreli olarak daha pre-modern ve güvenceden yoksun istikrarsız işlerde istihdam edildikleri görülmekte. Anadili Kürtçe ve Türkçe olan nüfuslar arasında gözlemlenen eğitim düzeyindeki büyük farklılık şüphesiz ki bu durumu açıklayıcı bir role de sahip. Anadili Kürtçe olan nüfusun daha düşük beşeri sermaye gerektiren işlerde yoğunlaştığı söylemek mümkün ve anadili Kürtçe olan nüfusun yüzde 46'sı ilköğretim mezunu dahi değil.

BU FARKIN NASIL ORTAYA ÇIKTIĞI ÖNEMLİ

İstatistiklere yansımazsa bile yoksulluğun giderek arttığına işaret eden, bu farkı özellikle de anadili Türkçe ve Kürtçe olanlar arasında anadili Kürtçe olanların daha yoksul olduğunu rakamlarda olmasa bile çıkartmanın mümkün olduğunu söyleyen araştırma direktörü Prof. Dr. Seyfettin Gürsel'e göre buradaki başlıca sorun eğitim. Eğitimdeki farkların nasıl ortaya çıktığı konusunun Türkiye tarihi açısından oldukça önemli olduğunu ve TÜİK'in verilerine bakıldığında 2003'ten bu yana işsizlik giderek arttığının görülebileceğini aktaran Gürsel, "Son yayınlanan iller arası işsizlik verilerine de baktığımızda Doğu ve Güneydoğu açısından durum vahim. Hem istihdam oranı çok düşük, hem de işsizlik oranı çok düşük. Bunun bir kısmı oradaki siyasi sorunlarla ilgili. Orada düşük yoğunluklu savaş denilen adını ne koyarsanız koyun onunla, eğitimle ve kentlere yönelik yığılmadan (göç) kaynaklanıyor" dedi.

CİDDİ EŞİTSİZLİĞİN DOĞURDUĞU DOĞAL SONUÇ

Gürsel, sözlerine şu şekilde devam etti: "Siyasetçiler, akademisyenler bu konuda çokça tartışmalı oraya okul mu götürülmedi yoksa okul vardı da sadece erkeler mi gönderildi. Anadil meselesinde ne kadar bir engel oluşturduğunun ise siyasetçilerin, dil bilimcilerin, sosyologların ve Milli Eğitim Bakanlığı'nın araştırması lazım. Bunu araştırırlar mı araştırmazlar mı, bilemem ama hassa bir konu. 'Demokratik açılım'la ilgili tartışılan kon bu. Bana kalırsa anadil meselesi etkilidir ama bir diğer etkende yeterince okul ve öğretmen götürülmedi. Götürüldüğünde ise kızlar okula gönderilmedi. Yani iki şey var bu iki şey ciddi bir eşitsizliğe neden oluyor."

(diha)

Anahtar Sözcükler