22 Temmuz 2013, Pazartesi

48 maddenin kıymetini bilmek

AYHAN BİLGEN ayhanbilgen@yahoo.com

Büyük emek sarf edilerek ortaya çıkmış 48 anayasa maddesinden söz ediyorsak siyaseten çarpılmamak için saygılı olmalıyız. Bir eserin ortaya çıkmasında sarf edilen emeğe duyulması gereken saygı eserin kendisini yeterli görmeyi gerektirmez. Çok açık olan bir şey varsa ortaya çıkan 48 madde bize yeni anayasanın nasıl yapılamayacağını göstermesi açısından son derece anlamlı ve öğreticidir.

Anayasa meclisi önerisine peşinen kulak tıkayıp bu meclis her şeyi yapmaya muktedirdir demagojisine sığınanlar hatta yazılı anayasası olmayan İngiliz Parlamentosunun kadını erkek yapmak dışında her şeye yapmaya muktedir olduğundan dem vuranlar şimdi başka telden çalmayı tercih ediyorlar.

Komisyonun kendi ilan ettiği çalışma takvimine göre bu 48 maddenin son halinin verilmesi için kamuoyuna açıklanması ve tartışmalardan sonra meclis içindeki oylama sürecinin başlatılması gerekir. Meclis kapanırken yangından mal kaçırır gibi 48 maddeyi oylayalım meydan okuması, iddia edildiği gibi sivillerin anayasa yapma özgüvenini güçlendirmez aksine siyasetin beceriksizliğini, şova dönüşme potansiyeli görünür kılar. İçerisinde ne devlet yapısına dair bir kritik düzenleme ne toplumsal taleplere değen bir yenilik bulunmayan bu 48 maddeyi meclisten geçirerek yeni anayasa yapmaya çalışmak, çıplak adama giyinmesi için kravat vermek gibi bir iştir.

Evet ortada giyilecek başka şeyler varsa gömlekten değil de çoraptan başlamak bir tercih olabilir yada yöntem meselesi olarak ele alınabilir ama başka bir şey yokken şimdilik kravatı tak ve dolaş sonra diğerlerini de hallederiz demek dalga geçmektir. Kürt sorununun çözümüne yönelik anadil, vatandaşlık, yerel yönetimler gibi düzenlemeleri meclis aritmetiği dolayısı ile çözemiyor olabilirsiniz ama mevcut meclis tablosu ile çözebileceğiniz sorunları çözmeyip, bu maddeler geçerse tutuklu vekiller sorunu çözülecek demekse, muhalefetin onuru ile oynamak, itibarsızlaştırmaktır.

Bu vakitten sonra önümüzdeki dönemin en kritik yasal düzenleme konusu çok açık biçimde seçim mevzuatıdır. Türkiye siyasetinde iktidarların kendi hesaplarına ve partisel çıkarlarına göre seçim yasaları ile oynama alışkanlığının sembol ismi Turgut Özal'dır. Buna rağmen ne iktidarının ömrünü uzatabilmiş ne de cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturduktan sonra siyaseti dizayn amacını uygulayabilmiştir.

Bugünkü iktidarın en temel yönetim karakteri ise haklı taleplerin doğru kavramların içini boşaltarak siyasal helmeler geliştirmektir. Dar bölge esaslı seçim sistemi siyasete katılım ve siyasetin seçmen tarafından denetlenmesi açısından son derece önemli bir tercihtir. Ancak bu tercihin tam tersi bir işlev görüp muhalefeti etkisizleştirme, temsil adaletini daha da zayıflatma ihtimali kimi tedbirler alınmadığında son derece yüksektir. Dar bölge diyordunuz alın size dar bölge demek için uzun süredir devam eden bir hazırlık çalışmasını biliyorum.

Önümüzdeki dönemin sandalye dağılımını şimdiden planlayıp, sonrada sandığın demokrasi için ne kadar önemli olduğuna inanmamızı isteyenler iyi yolda gitmiyorlar. Bu anlayışla , ya bu 48 maddenin oylanmasına destek verirsiniz yada sizi yeni anayasayı engellemekle suçlarım tehdidi demokratik siyasetin güçlenmesine hizmet etmez. Bizden söylemesi.