03 Şubat 2014, Pazartesi

KESK AR:

'AKP'nin avanta ekonomisi faiz lobisinin ta kendisidir'

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Birimi KESK-AR, yayınladığı Ocak 2014 raporunda, ekonomik gelişmelere ve Merkez Bankası'nın faiz artırım kararına yönelik değerlendirmelerde bulundu.

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Birimi KESK-AR, yayınladığı Ocak 2014 raporunda, ekonomik gelişmelere ve Merkez Bankası'nın faiz artırım kararına yönelik değerlendirmelerde bulundu.

FAİZLERİN ARTMASI EMEKÇİLER İÇİN OLUMSUZ SONUÇLAR YARATACAK

"Faizlerin artması, toplam gelirde emeğin payından faiz gelirlerine doğru bir transferi  meydana getireceği için, toplumun emekçi kesimleri açısından olumlu sonuçlar yaratmaz" denilen raporda, 7,40 olarak belirtilen enflasyon oranının gerçekte mutfakta yüzde 19, konutta yüzde 14, giyimde ise  yüzde 10 olduğu belirtildi.

'FAİZ ARTIŞI AKP'NİN AVANTA EKONOMİSİNİN SONUCUDUR FAİZ LOBİSİNİN TA KENDİSİDİR'

Faiz artışının, bugüne kadar yüksel reel faiz ve düşük kur ikliminde kurulmuş avanta ekonomisinin doğal bir sonucu olarak belirtildiği raporda, "Faizlerin artması, toplam gelirde emeğin payından faiz gelirlerine doğru bir transferi  meydana getireceği için, toplumun emekçi kesimleri açısından olumlu sonuçlar yaratmaz. AKP iktidara geldiğinden bu yana Türkiye ekonomisi çarkını döndüren dış kaynağa yüksek reel faizle sahip oldu. "Üretimsiz ve istihdamsız ekonominin; yani gerileyen sanayici üretimin ve üretken sermayenin rant alanlarına kaymasının en önemli nedenlerinden birisi yüksek reel faiz politikasıdır. Bu politika AKP'nin 11 yıldır yürüttüğü politikadır ve Başbakan'ın diline doladığı "faiz lobisinin" ta kendisidir" açıklaması yapıldı.

HÜKÜMET KÜRESEL SERMAYEYE DAHA FAZLA RÜŞVET VEREREK ZAMAN KAZANDI

Raporda, "AKP, ekonomiyi öylesine çarpık bir hale getirmiştir ki bugün artık faiz artışından kaçması imkansız hale gelmiştir. Yüksek dış borç ve bu borcun üçte ikisini elinde bulunduran özel kesimin elindeki döviz borçları kur artışıyla adeta patlayacak bir dinamit görüntüsündeydi.  İthalata bağımlı, ranta dayalı ekonomide dolardaki artışın önü kesilmeseydi, iflasların başlaması ve işten çıkarımların başlaması söz konusuydu. MB, küresel sermayeye verdiği "rüşveti" artırarak şişen ekonomik balonu bir müddet rölantiye almış oldu. Bugüne kadar emekçilerin ürettikleri değerleri faiz adı altında küresel sermayeye "rüşvet" olarak sunan siyasi iktidar, şimdi bu artış kararıyla rüşvetini arttırmış oldu. Faiz, rant, finansal kar üçgeninde üretken alanların dışında rant alanlarına sıkışan sermayenin bu alanda rahat nefes alması sağlanırken, buraya akıtılan faizin kaynağı yine emekçilerin birikimleri ve ödedikleri vergiler oldu. Rejimin içinde bulunduğu krizin ekonomik sonuçlarının üstesinden 'faiz' gelemez. İktidar bloğu içindeki çatışma bugün kızıştıkça yeni yolsuzluk ve hırsızlıklar ortaya saçılıyor" ifadeleri yer aldı.

EMEKÇİLER DAHA DA YOKSULLAŞIYOR

Döviz kurundaki yükselme ile birlikte Türkiye'deki ithalat bağımlılığının üretici fiyatlarında artışa neden olduğu ve bu durumun enflasyonu tetiklediği belirtilen raporda, "Merkez Bankası 2014 yılı sonuna ilişkin, orta noktası yüzde 5 olmak üzere yüzde 3,3 ile yüzde 6,7 aralığında koyduğu enflasyon hedefini 28 Ocak 2014 tarihli yaptığı açıklamayla orta noktası yüzde 6,6 olmak üzere yüzde 5,2 ile 8 aralığına yükseltmiştir. 2013 yılsonu için dolar kuru hedefini 1,92, enflasyon hedefini ise yüzde 5 olarak belirleyen Merkez Bankası'nın yılsonunda elde ettiği sonuçlar, dış kaynak bağımlılığı ile kaderini spekülatif küresel sermayeye teslim etmiş bir ekonominin kaçınılmaz sonuçları olmuştur. Enflasyonda yüzde 7,4 ve döviz kurunda 2,13 gerçekleşme ile dışarıda esen rüzgarların ülke ekonomisinde fırtınaya dönüştüğü bir ekonomik yapıda hedef ve beklenti ortaya koymanın ne kadar 'gerçekçi' olduğunu kanıtlamıştır" ifadeleri yer aldı.

EmekDünyası.Net/Birgün