20 Ocak 2011, Perşembe

Organize işler bunlar !

LEYLA ALP leyla.alp@gmail.com

Başbakan'ın Arena stadının açılışında protesto edilmesi günlerdir konuşuluyor. Sizi bilemem ama protestoyu izleyince benim Galatasaraylı olasım geldi. O ne muhteşem protestoydu öyle. Darısı Çarşı'nın başına.

Başbakan Suriye'ye gezisi öncesi giderayak kendisine yapılan protesto için "Organize" demiş ve ardından eklemiş; "O açılış törenini de bizim açılış törenleri içinde yapabilirdik. Sinan Erdem Kapalı Spor Salonu'nda yaptığımız gibi. 36 tesisin resmi toplu açılışını yaptık.  Oraya da İstanbullular geldi. Farklı heyecan yaşadık. Bunun aynısını Seyrantepe'de yapabilirdik. Bütün organizasyonu ile yapabilirdik."

Bütün sihir bu cümlede aslında neden mi? Başbakan bu sözleriyle nasıl tufaya geldiğini de anlatıyor da ondan. Çünkü kendilerinin yaptığı açılışlara kendi taraftarlarını toplayıp bol keseden alkışlatmayı becerebiliyorlar. Ama Arena'da öyle olmadı. Arena'da başka bir 'organize' kalabalık onu 'tıksırıncaya' kadar alkışlamadı.

Başbakan kendilerinin düzenlediği açılışlardaki bol alkışı organize saymıyor. Onlar kalpten gelen alkışlar ama biri bir yerde onu protesto etti mi arkasında ya örgüt var ya da organize başka bir şey. Alkışlarsan her şey güzel, alkışlamazsan tehdit...

52 bin taraftarın hep bir ağızdan protestosuna dayanamayan Başbakan ceketini alıp gitmiş daha doğrusu arkadaşlarını da alıp stadı terk etmiş. Bu size bir şey hatırlattı mı bilmem ama ben "Ananı da al git" sözünü hiç unutmadım.

Statlar organize işlerin en yoğun yaşandığı yerlerdir. 90 dakika boyunca hiç susmadan boğazını yırtarcasına takımını destekleyen taraftar elbette organize olacaktır. Taraftarlık zaten bunu zorunlu kılar. Asıl mesele taraftarın organize olması değildir, bu organize taraftarın başbakanı protesto etmesidir. Başbakan o gün orada alkışlansaydı hiçbir sorun olmayacak. Başbakan maçı da izleyip gidecekti. Onun alışık olduğu açılışlardaki organizasyon böyle oluyor

Başbakan ve yandaşları toplumsal duyarlılıkların statlara yansımasına alışık olmadıkları için kendilerinin protesto edilmesine pek alındılar.

Başbakanın protesto edilmesinin daha önceden organize edilip edilmediği bir yana 90 dakika boyunca bir maçta her türlü yaratıcılıklarını kullanabilen anında slogan üretebilen futbol taraftarına siz dilenci muamelesi yaparsanız o da elbet bir şey söyleyecektir. Ki sadece ıslık çalmıştır.

Ve zaten o taraftarda Mars'tan gelmemiştir. Bu ülkede yaşamaktadır. Bu ülkede her gün biraz daha artan yoksulluğu yaşayandır. Bu ülkede her gün biraz daha pervasızlaşan yolsuzluğu görebilendir. Belki işsiz kalan işçidir, parasız eğitim istediği için çocuğu coplanan babadır, öğrencinin ta kendisidir, her şeye zam gelirken maaşına bir türlü zam gelemeyen memurdur. Üniversite mezunu işsizdir.  Kardeşini savaşta kaybeden ağabeydir. Ya da bunların hiç birini yaşamasa da "benim tuzum kuru" diyen biri değildir. Ez cümle bu memleket insanıdır. Ve AKP taraftarı değil de halkın taraftarıdır.

Başbakana protestonun ardından başta kulüp yöneticileri olmak üzere bir koro ne kadar 'ayıp' olduğunu yazmaya söylemeye koyuldu. Başbakan oraya misafir olarak gitmişmiş, misafire böyle davranmak yakışık almazmış. Hem ne çok emeği varmış stadın yapılmasında. Zannedersiniz ki başbakan kendi mal varlığını hediye etti de stat öyle yapıldı.

Söz eğer misafirlikten açılacaksa başbakanın Dolmabahçe'deki toplantısına katılmak isteyen öğrencilerin nasıl öldüresiye dövüldüğünü hatırlatmakta yarar var. Başbakanın misafirperverliği yanında Galatasaray taraftarının misafirperverliğinin lafı bile olmaz.

Velhasılı kelam 'organize işler' bunlar sayın başkanım.

Organize işler...

Bıçak kemiğe dayanınca seni beni dinlemez bunlar. Bakınız Tunus'da halk hala organize!