29 Ekim 2008, Çarşamba

Güvenlik önlemleri temel hak ve özgürlüklerin önüne geçti

İzmir'de 26 Ekim'de düzenlenmesi planlanan "Halkların kardeşliği ve demokrasi" mitinginin Valilik tarafından "Provokasyon olabilir" gerekçesiyle izin verilmemesi kararını protesto amacıyla gerçekleştirilen basın açıklamasının ardından kitleye güvenlik güçlerinin müdahale etmesine ilişkin İHD İzmir Şubesi rapor hazırladı. Raporda, basın açıklaması için alınan yoğun güvenlik önlemlerinin hak ve özgürlüklerin kullanılması önünde engel oluşturacak boyutlara ulaştığı belirtildi.

-----

Konuya ilişkin İHD İzmir Şubesi'nin hazırladığı gözlem raporunda, Valiliğin miting yasağıyla birlikte Ege Bölgesi'nde Kürtlere yönelik son dönemlerde artan saldırılara karşı siyasi partilerin demokratik haklarını kullanmasının engellendiğine işaret edildi. Olayı protesto etmek isteyen siyasi parti ve kurumların yaptığı basın açıklamasında alınan olağanüstü güvenlik önlemleriyle basın açıklamasının da engellenmeye çalışıldığına dikkat çekilen raporda, başta DTP İzmir İl binası olmak üzere, Ada Kültür Merkezi, Cumhuriyet Meydanı ve açıklamanın yapılacağı Konak Eski Sümerbank önünün demir bariyerlerle kapalı alan haline getirildiği, güvenlik güçlerinin ve Valiliğin aldığı önlemlerle basın açıklamasının dahi yasa dışı gösterilmeye çalışıldığı ve katılımı düşürmek için çaba gösterildiği belirtildi.

'Çivili sopalarla bekleyen polisler gerginliğin habercisiydi'

Tüm engellemelere rağmen basın açıklamasının yapıldığı, açıklamanın ardından alkış ve sloganlarla dağılan kitlenin çevik kuvvet ekipleri tarafından ablukaya alındığının hatırlatıldığı raporda, şunlar kaydedildi: "Türk Telekom binası etrafındaki yollarda aynı anda başlatılan saldırı ile pek çok kişi coplanmak suretiyle darp edilmiştir. İnsanların üzerlerine gaz bombaları atılırken, otobüs duraklarında bekleyenler de sivil polislerce kimlik kontrolüne maruz bırakılmıştır. Fevzipaşa Bulvarı'ndan Basmane'ye kadar yürüyen çevik kuvvet ekiplerinin görüntü almak isteyen basın mensuplarını da darp ederek görevlerini engellemeye çalıştığı görülmüştür." Ali İhsan Bulut adlı sivil polisin İHD heyetine dönerek "Alın bunları" şeklinde bağırdığının ifade edildiği raporda, açıklama süresince ellerinde coplarla ve çivili sopalarla sokak aralarında bekletilen sivil polislerin ve açıklama öncesinde polislerin aldığı sert tutumun yaşanan gerginliklerin habercisi olarak değerlendirildi.

'Hak ve özgürlükler ihlal edildi'

Raporda, resmi ve sivil güvenlik güçleri tarafından alınan önlemlerin insanlar ve kurumların demokratik haklarını kullanma, düşünce ve ifade özgürlüğü, seyahat özgürlüğü, haber alma hakkı gibi en temel haklarını ihlal ettiği kaydedildi.

"Cezaevlerinde hücre tipi tecridi dayatan anlayış, tüm topluma da benzer tek tipçi bir anlayışla yaklaşmaktadır. Muhaliflere ve tüm aykırı düşünce, renk ve görüşlere yönelik sergilenen ve giderek tırmanan bu tahammülsüzlüğü son derece kaygı verici bulmaktayız" denilen raporda, insan hakları kurumlarının rapor ve çağrılarını görmezden gelen bu anlayışın terk edilmeden hak ihlallerinin çözümü yönünde adımların atılamayacağı dile getirildi. Raporda, Kürt sorununda inkar ve imhaya dayalı politikaların terk edilmesi istenerek, demokratik hak ve özgürlükler açısından tam bir eşitlik sağlanması ve bu temel üzerinde sorunun gerçek çözümü yönünde çaba sarf edilmesi gerektiği belirtildi.

İzmirlilere OHAL yaşatıldı

DTP, EMEP, SDP, ÖDP başta olmak üzere çeşitli siyasi parti ve sivil toplum örgütleri, İzmir Valiliği'nin miting yasağı kararını 26 Ekim Pazar günü basın açıklamasıyla protesto edeceğini duyurmuştu. Konak Eski Sümerbank önünde yapılacak açıklama öncesinde, İzmir Valiliği, Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı mahallelerde anons araçlarıyla dolaşarak, açıklamanın yasa dışı olduğunu ve kimsenin katılmamasını, katılanlar hakkında yasal işlem yapılacağı yönünde duyurular da bulunmuştu. Açıklamaya saatler kala İzmir'de DTP İzmir İl binası, Cumhuriyet Meydanı, Konak Eski Sümerbank önünde ve Konak, Çankaya gibi merkezi yerlerde yoğun güvenlik önlemleri alınmış, kurulan bariyerlerle kimlik kontrolü ve üst araması gibi uygulamalar yapılmıştı. Bazı sokakları yaya trafiğine dahi kapatılarak İzmirlilere OHAL koşulları yaşatılmıştı. Bu engellemelere ve olağanüstü önlemlere rağmen, binlerce kişinin katıldığı basın açıklaması mitinge dönüşmüştü. diha

Anahtar Sözcükler