12 Şubat 2014, Çarşamba

Dink cinayeti için yeni soruşturma talebi

Yargıtay'ın bozma kararının ardından yeniden başlayan Hrant Dink davasının 4. duruşması İstanbul Adalet Sarayı 14. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Hrant'ın Arkadaşları bu duruşmada da "Biz bitti demeden bu duruşma bitmez" dedi.

Yargıtay'ın bozma kararının ardından yeniden başlayan Hrant Dink davasının 4. duruşması İstanbul Adalet Sarayı 14. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Hakkında zorla getirilme kararı bulunan Osman Hayal duruşmaya getirilirken, tutuklu sanıklar Yasin Hayal ve Erhan Tuncel’in duruşmaya cezaevinden telekonferans yöntemiyle katılması dikkat çekti.

YENİ BİR SORUŞTURMA BAŞLATILMALI

Duruşma da ilk sözü Dink ailesinin avukatı Hakan Bakırcıoğlu aldı. 17 Aralık Operasyonlarında emniyette yaşanan görevden almaların Dink cinayetinde doğrudan sorumluğu bulunan kamu görevlilerinin konumlarını da yeniden tartışma konusu ettiğine dikkat çekerek, Dink cinayetinden sorumlu olan Ali Fuat Yılmazer ve Ramazan Akyürek hiçbir şekilde soruşturma konusu edilmediğini söyledi. Yine MİT, İstanbul Valiliği, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü,  Trabzon Valiliği, Trabzon İl Emniyet Müdürlüğü’nün Dink cinayetinden sorumlu olduğunu vurgulayan Bakırcıoğlu, söz konusu kamu görevlilerinin Dink cinayetini kollektif şekilde işlediğine vurgu yaparak, “Eğer kamu görevlileri cinayeti işleyen örgütle yakın oldukları için korunuyorlarsa bu ayrı bir soruşturma konusudur. Bunun için yeni bir soruşturma açılmalıdır” dedi. Dink cinayetine ilişkin yeni baştan geniş çapta bir soruşturma yapılması gerektiğini belirten Bakırcıoğlu, “Dink cinayetinde organik bağı olmadığı halde cinayetin işleneceği bilen ve bunu ört bas eden kamu görevlileri de soruşturulmalı. Yine iddianame bu yönde eksiklikler içeriyor. Bu nedenle iddianame çerçevesine çıkılmadıkça gerçek ortaya çıkmayacak” dedi.

‘KOLUM KIRIK, TAHLİYE EDİN’

Telekonferans sistemiyle duruşmada ifade veren Erhan Tuncel ise, “Cinayetin azmettiricisi olarak lanse edildim. Kamuyu nezdinde küçük düşürüldüm. Hakkımdaki deliller hukuka aykırı şekilde toplandı” dedi. Daha önce Dink’in öldürüleceğine dair istihbarat almadığı yönünde ifade veren eski İstihbarat Daire Başkanı Sabri Uzun’un tekrar dinlenmesini isteyen Tuncel, Dink’in öldürüleceğine dair istihbarat raporu sunduğu halde kamu görevlilerinin cinayeti önlemediğini söyledi.   Seste yaşanana teknik problem nedeniyle ifadesi boyunca sesi yankılanması nedeniyle kimi söyledikleri de anlaşılmadı.

Yasin Hayal ise, verdiği ifadede kolunun kırık olduğunu, bu nedenle ihtiyaçlarını gideremediğini söyleyerek tahliyesini istedi. Hayal’in suçlamalara ilişkin beyan vermek yerine sık sık kolunun kırık olduğunu söylemesi salonda gülüşmelere neden oldu.

TUNCEL KURBANMIŞ!

Erhan Tuncel’in avukatı Erdoğan Soruklu da, Dink Cinayetine ilişkin kamu görevlileri hakkında açılan  soruşturmanın devam ettiğini belirterek, “Müvekkilimin soruşturma savcısına verdiği ifade sonrası yeni bir soruşturma hatta operasyon düzeyinde gelişmeler var. Dolayısıyla böyle bir soruşturmayı mahkemenizin takip etmesi gerekir” dedi. Dink cinayetinde üst düzey devlet yetkililerinden bahsedilirken, yardımcı istihbarat elemanı olarak çalışan Tuncel’in cinayeti azmettirmesinin mümkün olmadığını belirten Soruklu, müvekkilinin cinayetle ilgisi olmadığını hatta seçilmiş bir kurban olduğunu söyledi. Tuncel’in 5 yıldır tutuklu bulunduğunu hatırlatan Soruklu, uzun tutukluluk sürelerinde yapılan düzenleme ve yargılanan milletvekillerinin tahliye edilmesine atıfta bulunarak Tuncel’in tahliyesini istedi. Yasin Hayal’in avukatı da, kamu vicdanını rahatlatmak için verilen kararların algıya dayalı olduğunu ve hukuka aykırı olduğunu söyledi.

Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, Erhan Tuncel’in tutukluluk halinin devamına, başka suçtan tutuklu hükümlüler Ersin Yolcu, Erhan Tuncel ve Yasin Hayal’in gelecek celse yine telekonferansla dinlenmesine, cinayetten sorumlu olan kamu görevlileriyle ilgili devam eden soruşturmanın akıbetinin Başsavcılıktan sorulmasına karar verdi. Duruşma 18 nisana ertelendi.

‘DEVLET YÜZLEŞMEDİKÇE MEŞRUİYETİ YOKTUR’

Duruşma öncesi Hrant’ın Arkadaşları yine adalet istedi. Adliye önündeki açıklamayı okuyan Agos Yazarı Karin Karakaşlı, “Hrant Dink cinayetiyle yüzleşmeyen bir devletin meşruiyeti yoktur” dedi.

7 yılın suskunlukla, devlet içindeki kanatların birbirini işaret etmesiyle geçtiğini dile getiren Karakaşlı, “Gerçek bir yüzleşmede varılacak yer, her şeyin üzerine bina edildiği devletin ta kendisidir. Derin ya da paralel değil, en sığ en bariz haliyle devlet. Bütün kademeleriyle bu cinayette pay sahibi devlet” dedi.

Karakaşlı, “Biz adalet talebimizi her duruşmada, burada, bu meydanda söylemeye devam edeceğiz. Hakikat inkar edilemez hale gelene kadar devam edeceğiz. Biz bitti demeden bu dava bitmez. Biz dediğimiz, hükmünü çoktan vermiş vicdandır.

Ayağının altına adalet zemini isteyen halktır. Hrant Dink davası yakın tarihin bütün kirli oyunlarının ifşa edilebilme ihtimalidir. Ortak bir yüzleşme simgesidir. Bu sınavdan geçemeyen bir devletin meşruiyeti yoktur. Bu dava çözülmeden barış yoktur” dedi.

(İstanbul/EVRENSEL)