15 Kasım 2007, Perşembe

Ağır tahrikin yeni adı: Haksız tahrik

Kadınlara ilişkin aldığı kararlarla tartışma yaratan Yargıtay'dan sonra yerel mahkemeler de tartışılacak kararlar alarak, namus gerekçesiyle öldürülen kadınların katillerine ceza indirimine gitti. Kadın örgütlerinin tepkileri sonucu TCK'de kaldırılan 'ağır tahrik indirimi' maddesinin yerine hakimler şimdi de 'haksız tahrik indirimi'ni keşfetti. Son dönemlerde sudan bahanelerle öldürülen 3 kadının katil eşlerine yerel mahkemeler 'haksız tahrik' indirimine giderek cezalarını düşürdü.

-----

DİHA tarafından yapılan haberde kadının katili olan eşlere çeşitli gerekçeler ile uygulanan ceza indirimine dikkat çekiliyor.  Bu konuda tepkisini dile getiren Avukat Canan Uçar, 'Bu suçlarda hakime takdir hakkı vermemek gerekiyor' dedi.

İzmir ve Adana'da 'cilveli', 'piercing taktı' ve 'beyaz tayt giydi' gerekçesiyle öldürülen 3 kadının katili olan eşleri için uygulanan 'haksız tahrik' indirimi, tartışma yarattı.Kadınların tepkisini çeken karar için şimdi gözler Yargıtay'ın vereceği karara çevrildi.


Ağır tahrikin yeni adı: Haksız tahrik
İzmir ve Adana'da 'cilveli', 'piercing taktı' ve 'beyaz tayt giydi' gerekçesiyle öldürülen 3 kadının katili olan eşlerinin yargılandığı davalarda uygulanan 'haksız tahrik' indirimiyle ilgili tartışma sürüyor. Avukat Canan Uçar, 'töre saikiyle' işlenen cinayetlerde kaldırılan 'ağır tahrik' indiriminin TCK'nin 29. maddesinde 'haksız tahrik' adı altında uygulanmaya devam ettiğini belirterek, 'Bu suçlarda hakime takdir hakkı vermemek gerekiyor' dedi. TCK'de yapılan değişiklikle 'töre saikiyle' işlenen cinayetlerde 'ağır tahrik' indirimi kaldırılmasına rağmen TCK'nin 29. maddesinde yer alan 'haksız tahrik' indirimi, namus cinayetlerinde uygulanmaya devam ediyor. Son 3 ay içerisinde öldürülen Sevgi Aguş, Alev Er, Oya Can'ın katilleri olan eşleri, 'haksız tahrik' indiriminden yararlandı. Yerel mahkemelerin verdiği bu kararların, Yargıtay Ceza Dairesi'nde nasıl sonuçlanacağı merakla beklenirken, DTP Kadın Meclisi Üyesi Avukat Canan Uçar, bu cinayetlerin 'namus cinayeti' olarak algılanması ve ceza indirimine tabi tutulmaması gerektiğini söyledi. Tahrik indiriminin uygulanmasının engellenmesi için TCK'de yapılan değişikliğin çözüm değil sadece by-pass olduğunu belirten Uçar, 'Ceza kanunundaki değişikliklerin devam etmesi gerekiyor. Bu suçlarda hakime takdir hakkı vermemek gerekiyor. Yasalarla birlikte yargısal tutumun ve zihniyetin değişmesi gerekiyor'' dedi. Uçar, Sevgi Aguş cinayeti ilk yaşandığında İzmir Şiddete Karşı Kadın Platformu üyelerinin, cinayeti haklı gören erkeği değil, buna hoşgörü ile bakan yargıyı eleştiren açıklamalar yaptığına dikkat çekti.

'Kendi ölümlerinden sorumlu tutuldular'
Sevgi Ağuş'un 'cilveli', Alev Er'in 'piercing takıyor', Oya Can'ın ise 'beyaz tayt giydi' denilerek öldürüldüğüne dikkat çeken Uçar, bu gerekçeleri indirim nedeni sayan mahkemelerin, cinayeti işleyen kişilerle aynı zihniyeti taşıdığını söyledi. TCK'de 'töre saiki' ile işlenen cinayetlerde 'ağır tahrik' indiriminin kaldırıldığına dikkat çeken Uçar, bunun yerine 29. maddedeki 'haksız tahrik' indiriminin uygulandığını belirterek, 'Bu maddeler kadınların aleyhine kullanılmaya devam ediyor. Maalesef, yargı sadece cinsiyeti kadın olduğu ve cinsiyet rollerinin dışına çıktığı için bir kadının vahşice öldürülmesinde haklı bir yan buldu ve indirim yaptı. Hukukta indirim anlamaktan kaynaklı yapılır. İndirim yapılabilmesi için karşıdakinin de olayda kusuru olduğunu anlarsın ve indirim yaparsın. Örneğin kapınızı açık bıraktığınızda malınız çalınırsa bu bir indirim sebebidir; kapıyı açık bırakmakla siz de buna sebebiyet vermişsinizdir. Bu kararlarda yargının da kadının kendi ölümüne sebebiyet verdiğini düşündüğünü anlıyoruz. Bu davalara çok acı verici ve ayın zamanda da ibret verici davalardır' dedi.

DİHA /Fatma Koçak