10 Nisan 2008, Perşembe

'18. Yüzyıl vahşi kapitalizmin günümüzdeki uygulaması'

Çerkezköy-Tekirdağ 2. Organize Sanayi Bölgesi’nde üretimde bulunan Öznur Kablo Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’nde çalışan işçilerin sendikalaştıkları için işveren tarafından konteynıra kapatılmasına karşı sendikalarından da ses geldi. Üyelerine sahip çıkan Birleşik Metal-İş Sendikası Genel Yönetim Kurulu yaptığı yazılı açıklamada yaşananları '18. Yüzyıl vahşi kapitalizmin günümüzdeki uygulaması' olarak nitelendirdi. Açıklamanın tam metni şöyle: 

-----

'Çerkezköy-Tekirdağ 2. Organize Sanayi Bölgesi’nde üretimde bulunan Öznur Kablo Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’nde çalışan işçiler; 6 Mart 2007 tarihinde anayasal ve yasal hakları olan sendikal örgütlülük tercihlerini Sendikamız Birleşik Metal-İş’te yana kullandılar.
İşyerinde sendikal örgütlülüğün haberini alan Öznür Kablo işvereni İbrahim Balarısı ve yönetim kadrosu Genel Müdür Tuncer Koç, İmalat Müdürü Özcan Kara, Personel Müdürü Kabil Kır ve Mühendis Turabi Karagöz’ün işçiler üzerinde baskı oluşturarak, tehdit ve zorla notere götürerek istifaya zorladılar. Bu süreçte işçilere sendikadan istifa etmeleri karşılığında para teklifi yapıldı ve taşeron Türk Metal’de devreye sokuldu. İstifaya etmek istemeyen işçiler, birbiri ardı sıra işten sokağa atılmaya başlandı. İşveren, önce 13, ardından 3 işçi ve sonrasında tek tek işten çıkarmalarla işyerinde sendikal örgütlülüğü kırmaya çalıştı.
Bu süreçte örgütlendiğimiz tüm işyerlerinde olduğu üzere işten atılan işçi arkadaşlarımıza sahip çıkarak yasal süreç başlatıldı. Yaklaşık 1 yıldır devam etmekte olan işten atılan işçilerin işe iade davaları, Mart 2008’den itibaren sonuçlanmaya başladı.
Yargılama sürecinde; işyerinde kayıt dışı çalışmanın ve sendikal örgütlemeyi engelleme aracı olarak başvurduğu bir yöntem de, mahkeme kararı ile tespit edilmiş oldu. Öznur Kablo’nun gerçek işveren olduğu ve Ak Kablo’nun ise kağıt üzerinde bir şirket olduğu ispat eldi.
Mahkeme kararıyla işe iade edilen işçiler tekrar işe başlamak üzere fabrikaya gittiklerinde; tüylerimizi diken diken eden insanlık dışı bir uygulama ile karşılaştılar. İşverenin talimatıyla, işbaşı yaptırılmak yerine; 2 işçi 13 gün ve ardı sıra 9 işçi ise 2 gün süre ile kümes büyüklüğünde bir konteynıra kapatıldılar. Sendikamız işçilere uygulanan bu insanlık dışı saldırı karşında harekete geçti ve işçilerin durumları bilirkişi eşliğinde tespit edildi. Fabrikanın güvenlik görevlileri tarafında yemek ve tuvalet ihtiyaçlarının gözetim altında tutularak yaptırıldığı kayıt altına alındı.
Sendika olarak yıllardır uyarıyoruz; bizler Anayasanın 51. maddesini yani herkesin sendikalı olma hakkını düzenleyen, kimsenin sendikalı olması nedeniyle baskı altına alınamayacağını belirleyen maddeyi hatırlatmaktan bıktık. Ancak işverenler, Türkiye Cumhuriyeti’nin Anayasasına, yasalarına ve bu sebeple açtığımız davaları kazanmamıza rağmen aynı hukuk dışı tavırlarını sürdürmekten bıkmadılar.
Öznur Kablo işyerinde yaşanan bu son olay, bugün ülkemizde işçi ve emekçilerin en demokratik haklarını kullandıklarında karşılaştıkları baskı ve yıldırma politikalarının açık ve vahşi bir göstergesidir. Daha fazla kar etmek amacıyla işçileri karın tokluğuna ve kölelik koşullarında çalışmaya zorlayan Öznur Kablo işvereni hakkında suç duyurusunda bulunuyoruz.
Buradan bir kez daha; yeri geldiğinde “demokrasiden ve insan haklarından” bahseden ve ülkeyi yalnızca kendi seçmenlerinden ibaret gören ve ülke gündemini ‘türban, tarikat” vb. sorunlarla kilitleyen AKP iktidarı ve onun Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı’nı göreve çağırıyoruz.
Birleşik Metal-İş Sendikası olarak ülkemizi emekçiler için açık cezaevi haline getirenleri ve bu insanlık dramını yaşatanları şiddetle kınıyor ve bu ülkede emeği ile geçinen yüzbinlerce onurlu emekçinin hakları, çalışma ve yaşam koşulları konusunda basını duyarlı olmaya davet ediyoruz'