13 Nisan 2010, Salı

Çocuklara ve gençlere para yok!

Sivil toplum kuruluşları tarafından hazırlanan Kamu Harcamaları İzleme raporuna göre Türkiye, gençler ve çocuklara yönelik kamu harcamalarında Avrupa sonuncusu.

GÜVENTÜRK GÖRGÜLÜ

İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin organizasyonuyla bir araya gelen Sivil toplum kuruluşlarının (STK) oluşturduğu “Kamu Harcamalarını İzleme Platformu” geçtiğimiz günlerde ilk raporunu yayınladı. Rapora göre Türkiye’de sağlık ve sosyal yardım harcamaları OECD ve AB standartlarındın altında kalıyor. Türkiye’nin ileriye dönük en önemli avantajı olarak gösterilen gençler ve çocuklar için kamu harcamalarından ayrılan paylar ise yine OECD ve AB ortalamalarının çok altında.

Geçtiğimiz ocak ayında yeni harcama verilerinin açıklanmasının hemen ardından 29-30-31 Ocak 2010 tarihlerinde bir araya gelen 30 sivil toplum kuruluşunun hazırladığı rapor, sağlık, sosyal yardım, çocuklar, gençler, engelliler, işsizler gibi alanlardaki kamu harcamalarının yetersiz olduğunu ortaya koyuyor. Örneğin kişi başına sağlık harcamasında Türkiye Avrupa ülkeleri arasında en son sırada yer alıyor. 2009 yılında GSYH (Gayri safi yurtiçi hasıla) içindeki payı yalnızca yüzde 5 olan sağlık harcamalarının içinden sadece yüzde 0.5’lik bölüm koruyucu hizmetlere giderken yüzde 4.5’i ilaç ve tedavi hizmetlerine ayrılıyor. Platformda yer alan kuruluşlar, koruyucu hizmetlerin payının yükseltilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Benzer bir durum sosyal yardım harcamalarında da yaşanıyor. 2009’da sosyal güvenlik, sağlık, sosyal yardım ve sosyal hizmetleri kapsayan “sosyal koruma harcamaları”nın GSYH içindeki payı yüzde 13 düzeyindeyken bu oranın 27 AB ülkesindeki ortalaması yüzde 26’ya ulaşıyor.

BÜTÇEDE GENÇLER YOK

30 STK tarafından hazırlanan raporun bir başka çarpıcı sonucu ise bütçede ve genel olarak kamu harcamalarında çocuklara ve gençlere ayrılan payın son derece sınırlı olması. Nüfusunun yüzde 38’i 18 yaşın altında olan Türkiye’de, çocuklara yönelik eğitim dışı harcamalarının GSYH’ye oranı yüzde 1,07; eğitim harcamaları da hesaba katıldığında toplam harcama oranı yüzde 3 düzeyinde. Bu sayılar çocuk başına yapılan yıllık harcamanın 393 lira, aylık 32,75 lira, günlük 1,07 lira olduğunu gösteriyor. Bu nedenle OECD (Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü) üyesi ülkelerde çocuk yoksulluğu ortalama yüzde 12,4 düzeyindeyken Türkiye’de bu oran yüzde 24,6’ya ulaşıyor.

Çocuklar açısından durum böyleyken iş gençlere geldiğinde ortaya daha da kötü bir tablo çıkıyor. Gençler eğitim harcamaları hariç tutulduğunda kamu harcamalarından GSYH’nin yalnızca yüzde 0,3’ü (binde 3) kadar pay alıyorlar. Lise ve yüksek öğretim harcamaları da işin içine katıldığında gençlere ayrılan pay yüzde 2’ye yükseliyor. Kamunun bir gence yönelik yaptığı ortalama yıllık harcama ise 192 lira düzeyinde. Üstelik bu harcamaların 2010-2011 döneminde daha da düşürülmesi planlanıyor. Bu sayılar 15-24 yaş aralığında, nüfusun yüzde 20’sini oluşturan 13,8 milyon gencin aslında Türkiye bütçesinde hiç dikkate alınmadığını gösteriyor.

ŞEFFAF OLMAYAN ASKERİ HARCAMALAR

Kamu Harcamalarını İzleme Platformu’nu oluşturan sivil toplum kuruluşları Türkiye’ de askeri harcamaların da şeffaflaştırılması gerektiğini vurguluyor. Hazırlanan rapora göre 1990’lı yıllarda yüzde 4’ler düzeyinde seyreden askeri harcamalar, milli gelir hesaplama yönteminin değişmesinin de etkisiyle 2000-2010 arasında yüzde 2’nin biraz üzerine kadar gerilemiş durumda. Ancak askeri harcamaların ve savunma sanayi yatırımlarının çok sayıda kamu idaresi ve fonu tarafından gerçekleştirilmesi, bu alanda iç içe geçmiş çok sayıda iştirak bulunması ve askeri harcamaların zaman zaman iç güvenliğe yönelik harcamalarla karışması, bu konuda sağlıklı bir izleme gerçekleştirilmesini engelliyor. STK’lar askeri harcamaların NATO ve Avrupa standardı olan yüzde 1,8’le sınırlandırılmasını ve bu konuda şeffaflık sağlanması gerektiğini dile getiriyor.

ÜÇ YIL TEKRARLANACAK

Kamu Harcamalarını İzleme Platformu’nun koordinasyonunun yürüten İstanbul Bilgi Üniversitesi STK Eğitim Merkezi Direktörü Prof. Dr. Nurhan Yentürk, izleme çalışmasının Bilgi Üniversitesi desteğiyle iki yıl daha gerçekleştirileceğini, daha sonraki yıllarda ise platformun sivil toplum kuruluşları tarafından devam ettirilmesinin planlandığını söylüyor.

2003 yılından beri Bilgi Üniversitesi STK Eğitim Merkezi’nde sivil toplum kuruluşlarına yönelik eğitim çalışmalarının devam ettiğini anlatan Yentürk, kuruluşlardan gelen talep üzerine son 1,5 yıldır kamu harcamalarının izlenmesi konusunda kılavuzlar hazırladıklarını ve eğitimler verdiklerini, ortaya çıkan platformun ve raporun da bu sürecin sonucu olduğunu dile getiriyor.

2010 Ocak ayı sonunda Bilgi Üniversitesi Dolapdere Kampusü’nde gerçekleştirilen “izleme kampı”nda, kendi alanlarındaki kamu harcamalarını denetimini gerçekleştiren STK’ların 1,5 yıldır hazırlanan kılavuzların ve alınan eğitimlerin bir uygulamasını başarıyla gerçekleştirdiklerini söyleyen Prof. Nurhan Yentürk, bundan sonraki süreçte platformun süreklilik kazanmasını hedeflediklerini ifade ediyor.

Kamu harcamalarının denetimiyle ilgili her alandaki izleme kılavuzunun hazırlanması yaklaşık 5-6 aylık bir süreç alıyor. Bu yılki raporda yer almayan çevre konusunun, çevre harcamalarıyla ilgili kılavuzun tamamlanmasıyla önümüzdeki yılın raporda yer alması planlanıyor. Ayrıca özellikle sosyal yardımlar konusunda önem taşıyan yerel yönetim harcamaları da şimdilik raporda yer almıyor. Yerel yönetimlerin sayıca fazlalığı ve bütçe kalemlerinin tespiti konusunda zorluklar bulunduğuna dikkat çeken Prof. Nurhan Yentürk, bu konudaki çalışmaların da devam ettiğini belirtiyor.

Sivil toplum kuruluşları, basına ve milletvekillerine dağıttıkları raporun ardından, bütçe görüşmeleri döneminde ilgili bakanları ve milletvekillerini ziyaret ederek harcamalar konusundaki önerilerini tekrarlamayı planlıyor.

Basına ve milletvekillerine dağıtılan tespitlerin ve tabloların yer aldığı 20 sayfalık kamu harcamalarını izleme raporunun tamamını, PDF formatında buraya tiklayarak indirebilirsiniz.

İstanbul - HaberVs