08 Eylül 2010, Çarşamba

Hayatımız sınav, sınavlarsa yalan-mış

LEYLA ALP leyla.alp@gmail.com

OKS, SBS, DPY, LGS, ÖSS, KPSS...  adları kısa ama biçilen anlamların çok büyük olduğu sınavlardı hayatımız.

Birinden çıkıp diğerine girdik. Ve hep erteledik...

Hayatımızı erteledik...

Çocuktuk... Sokaklarda terden sırılsıklam oluncaya kadar oyun oynama hakkımız alındı elimizden. Boyumuzdan büyük çantalarla önce okul oradan dershanelere gönderildik. Koşmamız gerekiyordu sadece koşmamız. Beraber oynamak istediğimiz arkadaşlarımızı sürekli geçmemiz gerekiyordu. Arkadaş olamadan rakip oluyorduk. Kimin daha iyi taş sektirdiği değil, kimin deneme sınavından daha yüksek puan aldığı önemliydi. En ufak isyanımızı "daha çok zamanının olacak hele şu sınavı bir kazan" sözleriyle bastırdı ailelerimiz. Karşı çıkamadık çünkü çark böyle işliyordu. Ama sınavlar bitmek bilmiyordu.

En deli çağlarımız, gençliğimiz başka bir sınavın konusu oldu. Aşık olmak için, kitap okumak için, gezebilmek için üniversite sınavını kazanmayı bekledik.

Erteledik...

Test kitaplarına, deneme sınavlarına ayarladık saatlerimizi. Bütün hayatımız beş şıktan oluşuyordu "bilmiyorum" ya da "istemiyorum" diyebilme şansımız yoktu. Birini seçmek zorundaydık ve o biri hep doğru yanıt olmak zorundaydı.

Üniversiteyi kazanabilenlerimiz hayatlarını kurtardıklarını düşündüler ama bitmedi en az dört yıllık çilenin ardından devlet kendi okullarına ve kendi sistemine güvenmeyip bir sınav daha koydu. Koca koca okulların ardından devletin "bakalım sen gerçekten mühendis oldun mu, öğretmenlik yapabilir misin" sınavına yani KPSS'ye sıra geldi. Bu defa evlenmeyi, çoluk çocuk sahibi olmayı erteledik.

Boyumuz sınav salonlarında büyüdü, bıyıklarımız terledi, saçlarımıza aklar düştü. Ama sınavlar hiç bitmedi.

Okuduğumuz okulların değil ama en azından sınavların eşit olduğu, sınavlarda eşitlendiğimiz söylendi bize. Buna inandık, inandırıldık... Eşitler arasında birinci olabilmek için hayatımızı erteledik.

Hep bir dahaki sefere bıraktık hayallerimizi. Hayatımız sınav oldu. Taban puanlarla, tavan puanlar arasında sıkışıp kaldı ömrümüz.

Sonra bir gün bir şey oldu... Önce KPSS sonra YGS, Açık Öğretim sınavlarında sorularının "çalındığını" öğrendik. Yani hepsi yalandı. Eşitlendiğimiz yalandı, sınavların herkese eşit bir şekilde yapıldığı kocaman bir yalan.

Peki akıp giden hayatımız, ertelediklerimiz... Bu sınavlar için vazgeçtiklerimiz. Umutlarımız ve emeklerimiz...

Kim bilir bu çark ne kadar zamandır böyle işliyor? Kim bilir sorular daha önce kimlere, ne kadara satıldı? Kaçımız bu eşitlik tuzağının kurbanı olduk? Kaçımızın hakkı yendi?  Kaç KPSS,ÖSS skandalının üzeri örtüldü? Hepsi şaibeli, hepsi soru işareti. Tıpkı girdiğimiz sınavlar gibi. Bir farkla; bu defa doğru yanıtı hepimiz biliyoruz.

Cevap (A ) şıkkı; Hayatımız sınav, sınavlarsa yalanmış...