08 Eylül 2010, Çarşamba

KPSS SKANDALI:

KPSS'nin gerçek mağdurları konuştu

Bir yıl boyunca durmadan çalıştılar, kimisi dershaneye gitti, kimisi işinden ayrılıp ders çalışmaya koyuldu. Adları, meslekleri ayrı olsa da geleceklerini belirleyen bir sınav sonucunda mesleklerine atanmaktı hepsinin derdi. Emek Dünyası olarak bu skandalın asıl tarafına, gerçek mağdurlarına sorduk.

Yıllarca emek vererek bitirdikleri okullarının arkasından bu sınavı da başarırsanız, bu at yarışını andıran mücadeleden başarıyla çıkarsanız, mesleklerinize atanacaksınız denmişti. Aylarca verilen emekten sonra sınava girdiler. Sınav bitti, atanmayı beklerken sınav sonuçların açıklanmasıyla yeni bir şok yaşadılar. 120'de 120 yapan eşler, kardeşler, ev arkadaşları sarmıştı her yanı... Ardından kopya iddiaları. Sonuç ise soruların sızdırıldığının kesinleştiği ve geleceği çalınan binlerce öğretmen adayı, her gün televizyonlarda akan haberler, açıklama yapan yetkililer, başlatılan soruşturmalar ardı ardına gelen yeni şaibeler. Konuşan konuşana, açıklama yapan yapana. Ama aylarca verilen emeğin gerçek sahipleri peki onlar, onların yaşadığı yıkım ve onların düşünceleri? Emek Dünyası olarak bu skandalın asıl tarafına, gerçek mağdurlarına sorduk.

İşte onların cevapları ve söyledikleri:

ÖZLEM YILDIZER /İSTANBUL:

Bu sınava hazırlanmak için çoğumuz işimizi bıraktık, sosyal yaşamımızı sıfıra indirdik,  bize niye sorulduğu bile şüpheli konulara gece gündüz çalıştık... Sonuç: binlerce kişiye peşkeş çekilen sorular, merkezi sınav tarihinin en büyük skandalı, gerçeğin ortaya çıkarılması için haftalardır süren çırpınışımız ve sonu gelmez bekleyiş. Bütün planlarımızın alt üst olması yetmiyormuş gibi hala belirsizliğe mahkûm ediliyoruz. Skandal gizlenemez hal aldığından beri topu birbirine atan hükümet ve "yetkili" kurum yetkilileri ne şiş yansın ne kebap misali her gün başka telden çalıyor, bizi oyalamaya, bölmeye ve tepkimizi söndürmeye çalışıyorlar. Birkaç istisna hariç sözüm ona "araştırmacı gazetecilik"in durumu daha vahim. Başından beri bizim gönderdiğimiz belge ve delilleri yayınlamakla yetinen,  konuyu derinlemesine araştırmak yerine yök'ten, meb'den üst düzey tanıdıklarından duyum aktarıp umut tacirliği yapan yayıncılık anlayışının da ne kadar içi boş olduğu tarafımızca anlaşıldı. Ancak başından beri konunun takibini elden bırakmayan ve hakkını arayanların sesi olan gazetecilere teşekkürü borç biliyoruz.

Gelinen noktada binlercemiz işsiz, düzenli bir gelirden yoksun, yarını planlayamaz haldeyiz. Ne başka bir iş arayabiliyoruz ne de hayatımıza devam edebiliyoruz. Birçok arkadaşımızın psikolojisi bozuldu, ailelerimiz bizimle birlikte çaresiz bir bekleyişe itildi, en üretken olmamız gereken günlerimizde evde haber bekler olduk. Ancak sınavda "sızıntı" olduğunu ortaya çıkardığımız gibi bizi bu durumda bırakanlardan da hesap soracağız. Bugün, yarın, sandıkta, sokakta, her adım attıklarında...

Ortaya dökülen bunca pislikten sonra 2010 KPSS'nin iptal olması gerektiği su götürmez. İptal edilmesin diye yaygarayı basan içeriği belirsiz azınlık ise sadece kendi çıkarını düşünüyor. Üstelik utanmadan bu skandalı açığa çıkaran bizleri fırsatçılıkla suçluyorlar. Elbette biz de aylarca bu sınava çalıştık ve emeğimizin heba edilmesine üzülüyor, yeni bir sınavın stresi karşısında endişeleniyoruz. Ancak soruların binlerce kişiye servis edildiği ortadayken ben nasılsa atanırım gerisi kendi düşünsün diyerek -hırsızları deşifre etmekle kalmayıp, günlerce basının gündeminde tutan insanları- hedef almaları da anlaşılır değil. 0-20-60 taban puanla alan bölümlerdeki arkadaşlar 93 taban puana çıkmış fizik bölümünde 0,001 puanın önemini biliyor ama bilmezlikten geliyor. Ben atanayım da gerisi tufan zihniyeti bizi hiçbir yere götürmez tam tersine bizi bölerek konuyu kapatmaya çalışanların ekmeğine yağ sürer!

Tüm hırsızlar, sızdıranlar, sorumlular, görevini yapmak yerine hamaset ve dalavere çevirenler yargılanmadan kimse adaletten bahsetmesin. Sınav sonuç belgelerini grup sayfamızdan duyurduğumuz 350 fullcü ile ilgili hala bir ilerleme olmadığı gibi "kopyacı saatler, joker çetesi" gibi haberlerle konu sulandırılmakta ve soruların peşkeş çekildiği kesim gizlenmektedir. Oysa sınavda geçmiş yılların aksine süper başarı sağlayan çiftlerin kimin dershanelerinde müdür yardımcısı oldukları, kimlerle bağlantılı oldukları defalarca sayfamızda duyurulmuştur.

800bin aday ise "yargıya intikal eden" sürecin nihayetini bekleyecek durumda değildir. Elbette takipçisi olacağız ancak yüz binlerce kişinin mağduriyetinin giderilmesi için sınav acilen tekrarlanmalıdır. Ne eğitim bilimleri ne de genel yetenek-genel kültür, 2010 KPSS'nin hiçbir puan türünün geçerliliği kalmamıştır.

Tüm oyalama, hedef saptırma, bölme taktiklerine rağmen konunun varacağı yer bellidir. Bu sınav iptal olmadan susacağımızı sananlar boşa beklemesin. Diğer yandan böyle bir skandalı bile kara dönüştürmeye çalışan bilimum hükümet yetkilileri de bilsin ki bu olaydaki sorumluluklarını gizleyemeyecekler. İstedikleri kadar "ÖSYM bize bağlı değil" şarkısını okusunlar bu skandal onları da sarsıyor, sarsacak. Fırsattan istifade ortaya attıkları, yandaşlarına kolay atanma yolu açan türlü yeniden yapılanma projelerine de gereken cevabı vereceğimiz bilinsin!

NOT: Bahsedilen facebook grubu skandalın ortaya çıkmasını ve gündemde kalmasını sağlayan kpss mağdurlarından oluşan yaklaşık 20 bin üyeli "2010 KPSS KOPYA SKANDALI" sayfasıdır. Grubumuz ayrıca öğretmen, p3lü binlerce kişinin birleşerek hakkını aramasına kürsü olmuş, basını harekete geçirmiş, pek çok ilde eylem ve basın açıklamaları organize edilmesini sağlamıştır.

NAZİRE BAKİ ŞENER /İSTANBUL:

Ben bu sınava hazırlanmak için işimden ayrıldım, ancak ilk dönem yine boş duramayıp ücretli öğretmenliğe devam ettim, ancak sınava hazırlanmak için ikinci dönem buradan ayrılmak zorunda kaldım ve öğrencilerime bu yıl kadrolu olarak yanlarına döneceğime dair söz vermiştim. Öte yandan eğer eşim çalışmıyor olsaydı muhtemelen tek başıma geçinemez durumda olacaktım ve yıllarca kendi parasını kazanmaya alışmış biri olarak eşimden para almak fena halde zor geliyor. Akrabalara, komşulara, eşe dosta, rastlamaktan çekiniyorum; çünkü bir şekilde iş konusu açılınca, onlara içinde bulunduğumuz durumu anlatmak çok zor oluyor. "Bu sene de mi çalışmayacaksın" deniyor mesela, sanki ben çalışmak istemiyormuşum gibi.

HÜSEYİN HAKAN ÖZ:

İnsan hayatının ucuz olduğu, önemsenmediği bir ülkede yaşıyoruz. başbakan diye seçilen kişinin başımızda olmadığını, bizim derdimizden bihaber durumda evinin musluğunu, kapısını anlattığını, bunların hesabını vermeye çalıştığını görüyoruz. Milli Eğitim Bakanı ''evet'' in peşine düşmüş, bizi unutmuş. insan hayatı bu ülkede gerçekten ucuz. 3-5 saatlik uyduruk sınavlarla sınanacak, harcanacak kadar ucuz. emeğin değeri yok, hırsızlığa prim verense çok. ümitsizim...  bir öğretmen olarak bu ülkenin geleceği konusunda ümitsiz ve karamsarım ne yazık ki. bu sınavın tümden iptal edilmesini istiyorum. evet, yeniden sınava çalışmak, aynı stresi yeniden yaşamak zor. ama hırsızlar benim yerime atanırsa ve ben bunu bildiğim halde susarsam yaşayacağım stres daha büyük. ben sadece şunu anlamıyorum: bu sınav iptal edilmezse ya da kısmi iptal edilirse, bu sınavla atanan öğretmenler hangi yüzle öğrencilerin karşısına çıkıp ''kopya çekmeyin, ahlaklı olun çocuklar!'' diyecekler. insan hayatı gerçekten ucuz, emeğin karşılığı yok. en kutsal mesleğin kutsal insanları da lekeli artık. Bir sene boyunca harcadığım zaman ve paraya mı yanayım, yoksa atansam bile çocuklarıma verebileceğim bir geleceğin bu ülkede kalmamasına mı? Sadece üzgünüm. Hepsi bu...

DERYA BOĞA /ANKARA:

Bize fırsatçı diyip iptal istemeyen arkadaşlarımız aslında düşük puanla alım yapılan bölümlerden. Mesela bir okul öncesi için 70 yeterliyken bir fizikçi için 90 bile yeterli değil. basarı ve başarısızlık bölümlere göre değişiyor. ve bu puanlar yaptığımız netlerin karşılığı değil

Burada bizimle birlikte mücadele eden arkadaşlarımız çok zor şartlar altında sınava hazırlandı kemoterapi görüp sınava hazırlanan ve benim gibi hafıza sorunu yaşayıp bu sınava hazırlanan arkadaşlarımızda kesin iptal istiyor. evet hakkimizi belki hiç alamayacağız ama önemli olan çocuklarımızın hırsızlık gibi ahlaksız zihniyetlere sahip kişilere emanet edilmemesidir.

HAKAN ÖZDEMİR:

Soruların sızması 9 Temmuz'da ortaya çıksaydı kararınız ne olurdu? Sınava girmek ister miydiniz? bu sınavı yapar mıydınız? Peki, şimdi hukuksal olarak değişen ne?

FAZİLET ÇALIK /MANİSA:

Bugünlerde ne düşünüyorum biliyor musunuz? Ben ne öğretmeniyim? Evet ben sanırım İngilizce Öğretmeniyim ama unutuyorum çok sevdiği branşımı... Şu an bir çok arkadaşım görev yerlerine gittiler... ben yine evdeyim bağa gidiyorum çalışmaya kaç sene okudum ne sınıfta kaldım ne bir şey lisede okul 4.süyüm üniversitede hiçbir dersten alta kalmadım çünkü kendi alanıma uğraştım bu hangi akla hizmet sistem yüzünden atanamıyorum bir türlü. Okulda ücretli köle evde ücretli amele... Psikolojim iyice bozulmaya başladı. ailem hadi dediklerinde anne bağa diplomamla mı gideyim demeye başladım... biz 20 li yaşlardayız üretken olmamız gereken yaşlarda. Ama evde bize psikolojik destekte bulunuyor yakınlarımız... Öncelikle psikolojik çöküntü yüzünden öbür tarafta iki elim yakanızda.

Okullarda bir sürü emeklilik yaşı gelmiş öğretmenler var akıl vermek gibi olmasın da (!) niçin genç öğretmenleri evlerinde çürümeye hapsediyorsunuz da o öğretmenleri emekli etmek gibi zorunlu bir sistem oluşturmayı düşünmüyorsunuz? bir sürü kişi hayatını kuracak kuramıyor evlenecek evlenemiyor çocuk sahibi olacak olamıyor annesini tedavi ettirecek ettiremiyor ( ben gibi:((!) ailemize hiç bir desteğimiz yok yerin dibine girdik artık hala ellerine bakıyoruz her sene kitap parası dershane parası... sözün özü maddi sıkıntıda son hadde geldik.... bu yüzden yakanıza yapışacağım haberiniz olsun.

Okullarda bir sürü öğretmen açığı varken 10'da bir kadar öğretmen atayıp gerisini ücretli atıyorsunuz hem eğitim çöküntüde hem ücretli öğretmenler ne öğrencilere hak ettikleri eğitimi sağladınız ne de öğretmene gereken değeri verdiniz Ücretli öğretmen okulu mu düşünsün bir an önce kadroya geçebilmek için derslerini mi. Ötede işiniz çok zor söyleyim.

Siz hiç daha göreve başlamadan intihar eden polis gördünüz mü? ya da göreve başlamadan intihar eden doktor, hemşire? pek duyulmuyor haberlerde de mi? peki daha göreve başlamadan intihar eden gencecik öğretmenler? Polisleri atayacakları kadar alıyorlar değil mi? Ne diye atayacağınızın bilmem ne kadar katını alıyorsunuz üniversitelere? Allah aşkına eğitimden alıp veremediğiniz ne sizin? Niye psikolojisi bozuk öğretmenler yetiştiriyorsunuz? benim ne işim var şimdi evde söyler misiniz bana? Alanımda kendimi yetiştirmem gerekirken ben evde ne yapıyorum?

Büyük davalar büyük mahkemelerde görülür!

SEYYAH SU- ARKEOLOJİ:

Biz biliyoruz ki bu sınav toptan iptal edilmelidir eğitimi ful yapsa ne olur bunlar geçen senelerde Gnel Kültür-Genel Yetenekte 19 doğru 19 yanlış yapan kişiler bu sene işi şansa bırakıp eğitimi fulleyip bırakacaklar mıydı bunca pisliğin içinde örtbas edilmediğini nerden biliyoruz tabi ki diğer oturumlarda da sorun var sınav tümüyle iptal edilmeli hala ÖSYM'nin faaliyette olması var olan delillerin de teker teker yok olmasına neden olmuyor mu

Basının özellikle dikkat çekmesi gereken konu şu ki sadece eğitim iptal edilirse ayıklanamayanlar p3 ile memuriyete yerleşecekler nasılsa 1 sene sonra mebe geçirilecekleri için 1 yıl dayanıverirler artık

Ama en önemlisi şu başarılı olanlar mağdur edebiyatı neye göre başarı bazı alanlarda 30-40 puan başarılı? Bu puanlarla yerleşebilecek olanların ancak bu başarıyı yakalayabilmiş insancıkların biz hak ettik iptal edilmesin demesi neyin haksızlığı neyin mağduriyeti bizim 70-80 puanlarımız yanında başarıdan söz edilmesi ne kadar inandırıcı.

Basının öncelikler bu konuya eğilmesi gerekiyor bence çünkü meb bakanından tutun da başkabana kadar bu sınavın ne olduğundan ne işe yaradığından haberi yok bu puan durumu açıklığa kavuşturulursa dikkat buraya çekilirse bence anlamayanlar da iyice anlar bu iş ancak basınla ortaya çıkar

DUHTER-İ REZ:

Ben edebiyatçıyım temmuz atamasında 0.4 puanla atanamadım puanım 76,227 idi geçen yıl Bu sene sadece eğitimde 11 net fazlam olmasına rağmen 73 aldım. Normal şartlarda atama beklemem gerekirken şimdi mağdurum. Kopyacıların yakalanmasını ve sınavın tekrar yapılmasını istiyorum. Hakkım olanı istiyorum. Fırsatçılıksa bu evet fırsatçıyım!

ZERDA PEKCAN:

Yeter artık hakkımız verin bize eğitim bilimlerinin iptali ile mi çözüm aradınız bunca zaman eğitimi fulleyenler genel yetenek ve kültür olmadan terli puan alamazlar dolayısı ile eğitime karışan kopya diğer alanlarda da vardır ben KPSS-3'lü olarak hakkımı istiyorum bu sınavın nasıl bir geçerliliği kaldığı söyler misiniz sizin çocuklarını olsaydı ne yapardınız? Acaba bizim yerimizde lütfen elinizi vicdanınıza koyun iptal tümden olmalı ancak bu bizi rahatlatır kopyacılar bulunmalı tümden iptale gidilmeli.

HATİCE KOÇ /MERSİN:

Ben Hazır Giyim Öğretmenliği mezunuyum üniversiteye alınırken mesleki eğitimin en yüksek puanlarını alarak yerleştik tasarım dersleri aldık ama bizim dışımızda tasarımla alakası olmayan Beslenme Öğretmenliği, Ev Ekonomisi ve buna benzer bölümler 23 puanla kadrolu atanıyor ama bizi atamıyorlar talim terbiye kuruluna yeni dilekçe gönderdim cevap bu bölümlerde teknoloji tasarımına atamadığımız cevabı gelmiş, ben asıl neden atanmıyoruz diye göndermiştim

YILMAZ ALİ:

Bence sadece eğitimin iptalin yanlış olur. p3 ünde iptal edilmesi gerekir. bu kopyacılar sadece eğitim iptal edilirse sınava girmezler ama KPSS-3'ten de zaten fulle yakın yaptılar düz memur olurlar ve 4001 denilen kadrolar 90 altını görmez.

(EmekDunyasi.Net)

Bağlantılı Haberler