06 Aralık 2010, Pazartesi

Kardemir bugünlere nasıl geldi?

Fabrika yapan fabrika olarak 1937 yılında kurulan Kardemir, 'kapatma ya da özelleştirme' politikası ile özelleştirildi. Sembolik rakamlarla işçilere satılan Kardemir bugün üç ailenin denetimine geçti. Kardemir işçileri ise sendika değiştirdikleri için ardı ardına işten atılıyor.

KAZIM ŞAHİN kazimsahin@emekdunyasi.net

İLHAN ULUSOY ilhanulusoy@emekdunyasi.net

3 Nisan 1937'de kurulan Karabük Demir Çelik Fabrikaları bölgeyi bir sanayi merkezi haline getirdi. Bu kuruluş 'fabrika kuran fabrika' olarak Türkiye'nin inşasında çok önemli sorumluluklar üstlendi. Kardemir'in kurulması ile 13 haneli bir köy olan Karabük, bir işçi kenti haline geldi.

Röportajlar:

-- Kardemir işten atmalarla anılıyor

-- 'Başka sendika ile görüştüm diye işten atıldım'

-- 'Biz kazanırsak işçi sınıfı kazanır'

-- 'Sendika değiştirdim diye..'

Çelik kenti eylemlerle sertleşiyor

-- Açlık grevi şimdilik bitti

-- Kardemir işçileri Ankara'da, işten atmalar sürüyor

KAPATMA MI ÖZELLEŞTİRME Mİ?

1990'lı yıllarda esen özelleştirme rüzgârları Karabük'ü de etkiledi. Çünkü 1994 yılında dönemin koalisyon hükümeti tarafından "zarar ediyor" gerekçesiyle kapatılmasına karar verildi. Aslında bu kapatma kararı 'Ölümü gösterip hastalığa razı etme' hamlesinden başka bir şey değildi. Bu dönemde Kardemir işçilerinin kapatmaya karşı kent olarak direnişi başladı.

8 Kasım 1994 tarihinde 7'den 70'e tüm Karabük halkı kentte bir günlüğüne hayatı durdurdu. İnsanlar çocuklarını okula göndermedi. Esnaf kepenk indirdi. Şoför esnafı kontak kapattı. 100 bin nüfuslu Karabük halkı mitingler düzenledi. Karabük adeta tek yumruk, tek ses oldu. Hükümet bu kararlılık karşısında 'bir kara delik' olarak tanımladığı Karabük Demir Çelik Fabrikaları hisselerini 1 lira gibi sembolik bir rakamla çalışanlara ve yöre halkına vererek özelleştirdi.

Çalışanlara ve yöre halkına 'satılarak' özelleştirilen Kardemir, Kardemir A.Ş. adında kurulan bir şirket ile yönetilmeye başladı. Özelleştirme sürecinde fabrikanın 'birilerinin eline geçmemesi' için Özelleştirme Yüksek Kurulu ile Kardemir A.Ş. arasında yapılan devir sözleşmesindeki bir madde eklenmişti. Bu maddeye göre "Devredilecek Kardemir AŞ'nin hisselerinin hiç bir kurum, kuruluş ya da şahıs %1'den fazlasına sahip olamaz" idi.

KARDEMİR'DE YÖNETİM OYUNLARI

1994 yılından 2001 yılına kadar Öz Çelik-İş Sendikası Kardemir'i bir işçi şirketi olarak işletti. Kardemir işçileri aynı zamanda kendi çalıştıkları fabrikanın da sahibi konumundaydı. Kardemir'in genel kurulları çalışanlara ve yöre halkına açık olarak fabrikanın dev yemekhane salonlarında yapılırdı. Herkesin bu genel kurullarda konuşmaya hakkı vardı. Ama şimdi şirketin genel kurulları kapalı kapılar ardında her kese kapalı olarak yapılıyor.

2001 yılında 'işçi şirketi' olduğu için Kardemir'in yönetiminden ayrılan şu anki yönetim kurulu üyeleri Mutullah Yolbulan ve Kamil Güleç, sendika genel başkanlığında yapılan değişiklikten sonra 2002 yılındaki genel kurulda tekrar yönetime geldiler. Böylece şirket yönetimi Yolbulan, Güleç ve Yücel ailesi oluşturmaya başladı. Bu yönetim kurulunun ilk işi toplu sözleşme ile kazanılan işçinin % 42 ücret zammını geri almak oldu. Bir yıllığına diye geri alınan çalışanların maaşlarının neredeyse yarısı aradan 9 yıl geçmesine rağmen verilmedi. Bu yönetimin bir başka icraatı ise bin 300 işçiyi dönüşümlü olarak dört ay ücretsiz izine çıkarmak oldu.

Devletin 'zarar ediyor' dediği Kardemir, 2008 yılında 256 trilyon kar etmesine rağmen üretim rekorları kıran çalışanlarına alınan hakları geri verilmedi. Kar payı da dağıtılmadı.

İŞÇİLER SENDİKA DEĞİŞTİRMEK İSTEDİ

Geçtiğimiz yıl ise, bu baskılar karşısında sesini çıkarmaya çalışan işçilere gözdağı vermek amacıyla 9 işçi, ekonomik kriz bahane edilerek işten çıkarıldı.

Tüm bu baskılara, iş yerlerinde sürgün olmalara ve işten çıkarılma tehditlerine karşı boyun eğmeyen Kardemir çalışanları, sendikalarının da şirket yönetimi ile girdiği çarpık ilişkiyi görerek bir başka sendika olan Türk-İş Konfederasyonu'na bağlı Türk Metal Sendikası'nı Karabük'e çağırdılar.

İŞVEREN SENDİKACIYI İKNA ETTİ

9 Haziran tarihinde Karabük'e gelen Türk Metal Sendikası'na üç gün içinde 2 bin 155 Kardemir işçisi üye oldu. Kardemir'de çalışan toplam 2641 sendikalı işçilerin neredeyse tamamı yeni sendikalarını bir kurtuluş kapısı olarak gördüler.

İşçilerin bu toplu geçişi karşısında, Çelik-İş Sendikası Genel Başkanı Hikmet Feridun Tankut'un, Karabük'te çıktığı bir yerel TV kanalında aynen şu itirafları olmuştur. "Kardemir işçisinin tamamına yakınının bu toplu geçişi karşısında istifa dilekçemi yazdım ve Karabük şubesine de istifa ettiğimi bildirdim. Hatta Karabük'te bulunan yeğenimi de arayarak oradaki özel eşyalarımı toplamasını istedim. Ama beni telefonla arayan Kardemir Yönetim Kurulu Başkanı Mutullah Yolbulan ve Başkan Vekili Kamil Güleç görüşme talep ettiler. Bolu'da bir otelde görüştük. Beni istifa etme kararımdan vazgeçirdiler."

İŞTEN ATMALAR BAŞLADI

Bu süreçten sonra işten atmalar hızlandı. Sendika başkanını ikna eden Kardemir yönetimi, 185 işçiyi ücretli ve ücretsiz izinlere çıkardı. 17 Haziran tarihinde 29 işçiyi işten çıkararak işten atmalara hız verdi. Bugün işten atılan işçi sayısı 300'ü geçti.

Bu arada yetki tespiti için iki sendika arasında tartışma başladı. Yetkinin Çelik-İş'te kalması için Kardemir yönetimi bin 200 yeni işçi alarak Çelik-İş'e üye yaptı. Ardından Kardemir'in özelleşmesinden bu yana sendikaya üye yapılmayan, 'kapsam dışı' olarak adlandırılan, 350'ye yakın mühendis, şef, güvenlik görevlileri ve büro çalışanları yine Çelik-İş'e üye yapılmaya zorlandı. Bunların 250'ye yakını işsiz kalma korkusu ile mevcut yetkili sendikaya üye oldular.

3 Eylül tarihinde sendikal yetki mücadelesinin sona ermesiyle birlikte, Türk Metal Sendikası'na üye olan işçiler beşer, onar işten atılmaya başlandı. 17 Haziran tarihinden bu güne kadar çeşitli bahaneler ile 307 Kardemir çalışanı işten atıldı.

BAZI SORULAR

- Karabük'te her gün 5-10 işçi işinden oluyor. 307 kişi işten atıldı, daha da atılacak. Karabük milletvekilleri ise olayı seyretmekle yetiniyor. Kent içinde Karabük milletvekillerine, asgari ücretle işe alınanlardan kontenjan verildiği dile getiriliyor. Bu doğru mu?

- Kardemir'in hisselerinin çoğunluğu bugün üç ailenin elinde toplanmış durumda. 1994 yılında Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun devir sözleşmesindeki, "% 1 hisseden fazlaya sahip olunamaz" maddesi neden işletilmiyor?

- 7 kişilik Kardemir yönetimi kimlerden oluşuyor; yönetim kurulu başkanı Mutullah Yolbulan, Başkan Vekili Kamil Güleç. Üyeler ise şöyle; Çağrı Güleç, Kamil Güleç'in oğlu. Mustafa Yolbulan, Mutullah Yolbulan'ın oğlu. Ahmet Zeki Yolbulan, yine Mutullah Yolbulan'ın kardeşi. İhsan Ayrancıoğlu, yine Mutullah Yolbulan'ın eniştesi. Uğur Yücel. Yücel ailesinden. Kardemir'de baba, oğlu, kardeş yönetimi oluşturulmuş. Hani Kardemir işçilerindi? Kardemir yönetiminde olması gereken 4 işçi temsilcisi neden yok?

- Devlet Karabük Demir Çelik Fabrikası'nı birkaç ailenin eline geçmesi için mi 1 lira karşılığında çalışanına ve yöre halkına bedavaya verdi?

EmekDunyasi.Net