08 Temmuz 2013, Pazartesi

TGS: Gazetecilere yönelik polis şiddeti tesadüf değil

Türkiye Gazeteciler Sendikası bugün Çağlayan Adliyesi önünde yaptığı açıklamayla 6 Temmuz Pazar günü gerçekleşen Gezi Parkı eylemlerinde 2 gazetecinin gözaltına alınmasını ve 13'ünün de yaralanmasını kınadı.

Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) İstanbul Şubesi, cumartesi akşamı Taksim ve çevresinde çıkan olaylarda 13 gazetecinin yaralandığını, 2 gazetecinin de gözaltına alındığını belirterek "Artık yeter. Habercilere yönelik polis şiddetinin tesadüf olmadığı ortadadır. Yaşananların sorumlusu her fırsatta gazetecileri hedef gösteren Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'dır"dedi. Yaralanan gazeteciler ise basın kartlarını göstermelerine karşın polisin şiddetine maruz kaldıklarını söyledi.

VURSANIZ DA KIRSANIZ DA...

Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi önünde bir araya gelen TGS üyeleri "Gözaltındaki gazeteciler serbest bırakılsın" pankartı açtı, "Özgür basın susturulamaz", "Bu daha başlangıç, mücadeleye devam", "Faşizme karşı omuz omuza", "Vursanız da, kırsanız da, yazmaya devam edeceğiz" sloganları attı. TGS İstanbul Şube Başkanı Gökhan Durmuş, 6 Temmuz cumartesi akşamı Taksim'de Gezi Parkı ile ilgili çıkan olaylarda  13 habercinin eylemleri izlerken gaz bombaları, ilaçlı su, cop ve boyalı mermilerle yaralandığını, Aydınlık Gazetesi'nden 2 muhabirin de gözaltına alındığını söyledi. Durmuş, medya emekçilerine yapılan saldırının, vatandaşın haber alma hakkına saldırı olduğunu vurgulayarak "Gazetecilere yönelik saldırıların ve kalemimiz üzerindeki baskıların yalnızca halkımızın dayanışması ile sona erdirilebileceğine inanıyoruz. İşini özgürce yapabilmek isteyen tüm gazetecileri örgütlenmeye, siyasi iktidar, patron kıskacında isyan etmeye çağırıyoruz" dedi. CHP milletvekili Melda Onur ise hem  milletvekili hem eski gazeteci olarak eyleme destek verdiğini söyleyerek, "Medya üzerinde baskı vardı, Gezi olayları ile daha da arttı. Bu medyayı başbelası olarak gören bir zihniyetin ürünüdür. Özgür basından sorumlu olan Bülent Arınç başta olmak üzere iktidarın tüm bakanları ve Başbakanı bu konuyla ilgili sakin olmaya çağırıyorum" değerlendirmesini yaptı.

'BANA NE OLURSAN OL DEDİLER'

Polisin cop darbesiyle Taksim'de yaralanan serbest gazeteci Evrim Kurdoğlu ise özetle şunları söyledi:"Cumartesi günü 20.00 sıralarında İstiklal Caddesi'ndeydim. Caddeye gaz bombası atıldı. Gazdan korunmak için İmam Adnan Sokak'ta bir dükkana girdik. Esnaf bizi içeri aldı ve kepenkleri kapadı. Yaklaşık 20 kişiydik. 15 dakika bekledikten sonra kepenkler kapalı olduğundan sokakta ne oluyor diye bakmak için birisi kepenki hafif araladı. Bunu görünce önce kepenkleri kıra kıra ardından camdan olan kapıları kırarak içeri girdiler. Hiçbir şey ne söylediler, ne uyardılar, ne de kim olduğumuza baktılar. Ellerindeki coplarla önlerine çıkan herkese vura vura içeri girdiler. Yüzlerinde maskeleri olanların maskelerini çıkardılar, maskelerle yüzlerine vurdular. Dışarı çıkarırken coplarıyla vurdu, aynı anda 3-4 polisten birden dayak yedik. Gazeteci olduğumu söylemeye çalıştım, kartımı göstermeye çalıştım. Bana vuran çevik kuvvet 'ne olursan ol' diyerek vurdu. Eve gittiğimde elinde pala, satır ve sopa olan insanların polislerce 'aman ne olur, rica ediyorum buradan ayrıl' diye uzaklaştırmaya çahşması, ona karşın o insanların gelip sokaktan gelip insanlara saldırmasını polis izledi ama bizim kim olduğumuza bakmadan şiddet uyguladı. Bu beni daha çok üzdü."

'SUÇ DUYURUSUNDA BULUNACAĞIM'

Evrensel Gazetesi yazarı ve foto muhabiri Özcan Yaman, cumartesi gecesi Taksim'de Nevizade'de  polisin şiddetini görüntülerken yüzüne doğru atılan gaz fişeğiyle yaralandığını, çenesinde iki dikişin olduğunu vurgulayarak "Talimhane civarında olan eli sopalı, satırlı birilerinin olduğu duyumunu aldık. Gitmeye çalıştığımızda polis engelli ile karşılaştık. Ne yaparlarsa yapsınlar medyada gördüğünüz o görüntüler yine ortaya çıktı. Bizler üzerimize düşeni yaptık, bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz, önümüzdeki günlerde suç duyurusunda bulunacağım" diye konuştu. BirGün Gazetesi muhabiri Onur Erem, basın kartını göstermesine karşın polis tarafından coplandığını ifade ederek "Halkın karşılaştığı şiddet ile paralel olarak gazeteciler de saldırıya uğruyor. Bu faşist sistemin gazeteciler üzerindeki yansımasıdır. Sistemle mücadele etmeye devam edeceğiz" dedi.

EmekDünyası.Net/Evrensel

Bağlantılı Haberler