14 Haziran 2013, Cuma

Tabibler Odası Sağlık Bakanlığı'na meydan okudu:

'Tek bir doktorun, tek bir hastanın ismini vermeyeceğiz'

Sağlık Bakanlığı'nın Gezi Parkı direnişinde mağdur olan yurttaşlara sağlık hizmeti veren hekimlere açtığı soruşturmaya Gezi Parkı'nda açıklama yapan Tabibler Odası sert tepki gösterdi: Tek bir doktorun, tek bir hastanın ismini vermeyeceğiz'

İstanbul Tabip Odası, Sağlık Bakanlığı'nın Taksim eylemleri sırasında revirlerde çalışan gönüllü hekimler hakkında açtığı soruşturmaya ilişkin Gezi Parkı merdivenlerinde açıklama yaptı.

HEKİMLER GEZİ PARKI'NDA BULUŞTU

"Tek bir hastamız, tek bir meslektaşımızın ismini dahi Sağlık Bakanlığına vermeyeceğiz" ve "Gezi Parkı yaşamdır, hekimler yaşamı savunuyor" yazılı pankartlar açan hekimler, "Sermayenin değil halkın hekimiyiz" şeklinde slogan attı.
Eyleme TTB Merkez Konsey Başkanı Özdemir Aktan, İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Taner Gören, Oda Sekreteri Ali Çerkezoğlu'nun yanı sıra çok sayıda hekim ve Gezi Parkı direnişçisi katıldı.

OSMAN ÖZTÜRK: HEKİMLER VE ÖĞRENCİLER HÜKÜMETE İNSANLIK DERSİ VERDİ

TTB Merkez Konsey Üyesi Osman Öztürk, yaptığı açıklamada, 18 gündür Türkiye'de eşine benzerine rastlanmadık bir vahşet yaşandığını, insanlara kitlesel şiddet uygulandığını, çevreye doğaya sahip çıkanların dövüldüğünü, hatta öldürüldüğünü söyledi. Öztürk, buna karşı 18 gündür profesörü, doçenti, uzmanı, pratisyeni ve daha çok da tıp fakültesi öğrencilerinin hükümete ve Sağlık Bakanlığı'na büyük bir hekimlik ve insanlık dersi verdiğini belirtti.

BAŞDENETÇİ ACİL KODLU YAZI İLE SORUŞTURMA AÇILDIĞINI BİLDİRDİ VE İSİM LİSTESİ İSTEDİ

Öztürk, Sağlık Bakanlığı Başdenetçisi B. İzzet Taşçı'nın 13 Haziran'da İstanbul Tabip Odası'na "acil" kodlu bir yazı göndererek Gezi Parkı direnişçilerine hizmet veren gönüllü revirler hakkında soruşturma açıldığını ve bu revirlerde görev alanların isimlerini ve aynı zamanda tedavi gören hastaların listesini istediğini söyledi.

'HİÇBİR FAŞİST REJİMDE BİLE YAPILMAYAN UYGULAMALARIN YAPILABİLECEĞİNİ DÜŞÜNMEMİŞTİK'

Öztürk, şöyle devam etti: "Evet doğrudur, Sağlık Bakanlığı'nın bu hekimlik dersini anlayabileceğini düşünmemiştik. Siyasi iktidarın bu insanlık dersini algılayabileceğini de düşünmemiştik. Ve fakat, Nazi Almanyası, Musolini İtalyası, Franco İspanyası, gelmiş geçmiş hiçbir faşist rejimde bile yapılmayan uygulamaların yapabileceğini de düşünmemiştik.

TÜM HASTALARIMIZIN İSİMLERİ TEMİNATIMIZ ALTINDADIR

18 gündür şiddete, vahşete, zulme, faşizme karşı direnen bütün yurttaşlarımız onurumuzdur. 18 gündür direnirken yaralanan, acı ızdırap çeken, ağrılar içinde kıvranan, acil müdahaleleri tarafımızdan yapılan bütün hastalarımızın bilgileri bizim teminatımız altındadır. 18 gündür gece gündüz demeden gaz bombalarından, tazyikli sulardan, TOMA'lardan korkmadan yaralı direnişçilerin yardımına koşan bütün meslektaşlarımız bizim onurumuzdur. Tek bir hastamızın, tek bir meslektaşımızın ismini dahi Sağlık Bakanlığı'na vermeyeceğiz."

ALİ ÇERKEZOĞLU: SORUŞTURMA AÇANLARI HİPOKRAT'A HAVALE EDİYORUZ

İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Ali Çerkezoğlu da soruşturmayı kınadı, onurlu mesleğin onurlu hekimleri olarak kendilerine soruşturma açanları Hipokrat'a havale ettiğini söyledi. Dr. Çerkezoğlu, asıl sorunun bu kadar insan polis şiddetine, gazına, copuna, bombasına maruz kalırken böylesine acil bir durumda Sağlık Bakanlığı'nın burada bir revir açmaması, hizmet vermemesi olduğunu söyledi.

'SUÇ DUYURUSUNDA BULUNACAĞIZ'

Çerkezoğlu, "Nerede sizin helikopter ambulanslarınız? Buradakiler yüzde 50'ye dahil edilmiyor mu?" diye sordu. Suç duyurusunda bulunacaklarını söyleyen bildiren Çerkezoğlu, ancak Sağlık Bakanlığı'nı önce halka şikayet ettiklerini dile getirdi. Açıklama çevredekilerin yoğun alkışı eşliğinde bitti.

EmekDünyası.Net/ETHA