21 Şubat 2012, Salı

21 Şubat Uluslararası Anadil Günü:

Anadil Yüreğin Kapısıdır

Bugün 21 Şubat Dünya Anadil Günü. Türkiye'de ağırlıklı olarak Kürt sorunu ekseninde tartışma gündemine giren anadil sorunu ve anadilde eğitim talebi, giderek tüm dil ve kültür gruplarının daha yüksek sesle dile getirdiği bir talep haline geldi.

Bu amaçla dün Taksim Galatasaray Lisesi önünde bir araya gelen çeşitli Sivil Toplum Kuruluşları üyeleri, Türkiye'de kullanılan dillerin korunmasının ve kullanılmasının önündeki engellerin anayasal olarak düzenlenmesini talep etti.

İNCİ HEKİMOĞLU: YENİ ANAYASA SÜRECİ ANADİLLER KONUSUNDA BİR FIRSAT OLABİLİR

21 Şubat Dünya Anadil Günü nedeniyle Galatasaray Lisesi önünde toplanan grup, Türkçe, Gürcüce ve Hemşince sloganlar atarak üzerinde ''Anadil yüreğin kapısıdır'' yazılı pankart açtı.  Burada grup adına açıklama yapan İnci Hekimoğlu, bütün dil kültür ve inançların başkalarının yaşama hakkına müdahale etmemek kaydıyla var olma, kendini geliştirme ve yarınlara taşıma hakkının, temel haklardan biri olduğunu söyledi.  Dillerin, insanlığın kültür mirasının ve belleğinin korunmasını ve kültürler arasında köprüler kurulmasını sağlayan en güçlü araçlar olduğunu vurgulayan Hekimoğlu,  ''Dünyada halen 6 bin dil kullanılmakta. Bu dillerin sadece 300 kadarı resmi dil statüsünde ve devletlerin koruması altındadır. Tarihsel, sosyal, ekonomik ve siyasal nedenlerle tarihte sayısız dil ve kültür yok oldu. Günümüzde de yüzlerce dil ve kültür yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Yeni anayasa hazırlık süreci, ülkemizde Türkçe dışındaki ana diller konusunda özgürlükçü, çağdaş, demokrasi ve insan haklarına uygun düzenlemelerin yapılabileceği bir fırsat olacaktır'' diye konuştu.  Grup, Çerkezce ve Çeçence şarkılar söyledikten sonra dağıldı.

EĞİTİM-SEN HAKKARİ ŞUBESİNDEN ANADİL AÇIKLAMASI

21 Şubat "Dünya Anadil Günü"ne yönelik bir diğer etkinlik Hakkari'de yapıldı. Eğitim-Sen Hakkari Şubesi tarafından düzenlenen basın toplantısında günümüzde yasakçı politikaların hala dillerin yaşamasının önündeki en büyük engel olduğunun altı çizildi.  Şube Başkanı Şerif Ateş tarafından okunan açıklamada dünya üzerindeki 200 dilin sadece 10 ve daha az insan arasında konuşulduğu, 200 civarında dilin ise 10 ile 50 kişi arasında anadil olarak kullanıldığı hatırlatılarak "UNESCO'nun yayınladığı dünya dilleri atlasına göre konuşulan 6 bin civarında dilden 2 bin 500'ü kaybolma aşamasındadır. En büyük sebebi yerli halkların doğal yaşam alanını tahrip eden sömürgeciliğin ve sonra da tek dilliliği dayatan devlet politikaları olmuştur." denildi.

"HER 21 ŞUBAT RESMİ POLİTİKALARIN YARATTIĞI KISIR DÖNGÜYÜ DAHA ÇOK GÖSTERİYOR"

Türkiye'nin bu politikaların uygulandığı sayılı ülkelerden biri olduğunu söyleyen Ateş, şöyle devam etti: "Her 21 Şubat Dünya Anadil Günü yaklaştığında, Türkiye'de doksan yıla dayanan resmi politikaların bir kısır döngüye döndüğü bir kez daha en açık haliyle görülür. İnsan hakları kavramının en önemli kısımlarından biri olan anadil hakkının eğitim-öğretim, günlük yaşam, adli ve idari işler, basın-yayın, kültürel etkinlikler, ekonomik ve sosyal yaşamda bir bütün olarak toplumsal yaşamda kullanılması demokratik dünyada en doğal durumken, Türkiye'de bırakın bu hakları kullanmayı, bahsetmek bile başlı başına bir sorundur."

ANADİLLER BÖLÜNME PARANOYASINA KURBAN EDİLİYOR

Ateş, Türkiye'de Anadilin özgürce kullanımının önünde engel olan yasal düzenlemelere de değinerek açıklamayı şu sözlerle sonlandırdı: "Kürtçe ve Lazca başta olmak üzere resmi dil Türkçe dışındaki tüm diller bir potansiyel tehlike olarak görülmektedir. Darbe anayasasının 42. maddesinde açıkça denilmektedir ki 'Türk vatandaşlarına Türkçe dışında bir dil ile eğitim verilemez'. 66.maddede de Türk vatandaşlığından bahsedilir ve bu vatandaşlıktan kasıt da şudur; 'Türkiye Cumhuriyeti'ne vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk'tür ve Türkçe ile eğitim almalıdırlar'. 50'ye yakın dilin konuşulduğu Türkiye'de, bu durumun kültürel zenginlik olarak görülmesi, korunması ve geliştirilmesi için çaba harcanması gerekirken; tehlike olarak değerlendirilip yasaklanmakta, inkar ve imha ile yok edilmek istenmekte, bölünme paranoyasına kurban edilmektedir"

21 ŞUBAT ULUSLARARASI ANADİL GÜNÜ NE ANLAMA GELİYOR?

21 Şubat Uluslararası Anadil Günü olarak UNESCO tarafından her yıl bir tema altında gerçekleştirilir. Bu günün temeli, 1952'de Pakistan'ın, Urdu dilinin Bangladeş halkının da resmi dili olduğunu deklare etmesinden kaynaklanan Bengal Dil Hareketi'dir. 2000 yılından beri de UNESCO tarafından linguistik ve kültürel çeşitliliği ve çokdilliliği desteklemek amacı ile takvime alınmıştır.

UNESCO: 2500 DİL TEHLİKE ALTINDA

UNESCO'nun yayınladığı atlasa göre Dünyada 2500 dil tehlikede. Türkiye'de tehlikede olan (100 yıl içinde bir dili konuşacak çocuk kalmayacak ise dil tehlikede; bir dili konuşan hiç çocuk kalmamışsa dil ölü kabul edilmektedir)  dil sayısı ise Habervesaire'nin rapordan yaptığı alıntıya göre 18:

GÜVENSİZ DİLLER: ABHAZCA, ADIGECE, ÇERKESÇE VE ZAZACA

"...kaybolma tehlikesini en az hisseden diller "güvensiz" (unsafe) olarak nitelendiriliyor. Bir dilin bu kategoride yer alması "çocuklar tarafından da konuşulmasına rağmen bazı alanlarda kısıtlanması" anlamına geliyor. UNESCO'nun çalışmasında Abhazca, Adığece, Çerkesçe (Kabartayca) ve Zazaca Türkiye'de "güvensiz" olarak nitelendirilen diller;

AÇIKÇA TEHLİKEDE OLAN DİLLER: ABAZACA, HEMŞİNCE, LAZCA, PONTUS YUNANCASI, ROMANCA, SÜRYANİCE, ERMENİCE (BATI)

"Açıkça tehlikede" (definitely endangered) seviyesinde değerlendirilen ikinci grupta Abazaca, Hemşince, Lazca, Pontus Yunancası, Romanca, Süryanice ve Ermenice (Batı) yer alıyor. Bu dillerin kaybolma tehlikesine gerekçe olarak "çocuklar tarafından anadili olarak öğrenilmemesi" gösteriliyor;

"Ciddi anlamda tehlikede" (severely endangered) kategorisi genelde toplumun en yaşlı nesli tarafından konuşulan, orta nesil tarafından anlaşılabilen ancak kullanılmayan ve çocuklara öğretilmeyen dilleri içeriyor. Gagauzca, Ladino ve Turoyo bu kategoride değerlendiriliyor;

"Son derece tehlikede" (critically endangered) kategorisine Türkiye'den giren tek dil Hertevin. Bu dilin sadece en yaşlılar tarafından, nadiren kullanıldığı kabul ediliyor;

KAYBOLMUŞ DİLLER: KAPADOKYA YUNANCASI VE UBIHÇA

"Kaybolmuş" (extinct) diller Kapadokya Yunancası ve Ubıhça, adı üzerinde, dünyada tek bir kişi tarafından bile konuşulmuyor"

NE UNESCO'NUN NE TÜRKİYE'NİN BİR KORUMA PLANI BULUNMUYOR

UNESCO'nun Türkiye'de tehlikedeki dillerin korunması ile ilgili bir önerisi ya da planı veya Türkiye'nin UNESCO'ya bildirdiği bir plan ise bulunmuyor.

BİLGİ ÜNİVERSİTESİNDE ANADİL ETKİNLİĞİ

İstanbul Bilgi Üniversitesi Avrupa Birliği Enstitüsü, 21 Şubat 2011 Pazartesi günü saat 17:00'da, Dolapdere Kampüsü BS2'de Uluslararası Anadil Günü etkinliği gerçekleştiriyor. KAFFED'in katkılarıyla düzenlenecek etkinlikte, panelin ardından çeşitli dillerde bir müzik dinletisine yer verilecek. Eş zamanlı olarak, Uluslararası Anadil Günü için hazırlanmış afişlerden oluşan sergi de 21-28 Şubat tarihleri arasında Dolapdere ana giriş fuayede görülebilir.

Etkinlik isteyen herkese ve basına açık ve ücretsiz olarak gerçekleştirilecek.

"DİL ÖNEMLİDİR" SERGİSİ BİR HAFTA AÇIK

Etkinliğe paralel olarak 21-28 Şubat tarihleri arasında 1 hafta süre ile demokratik Çerkes Platformu'nun "Ana Dil"  temalı afiş tasarım  yarışmasında ödül almış  eserlerden ve UNESCO'nun "Dil Önemlidir" temalı  Afiş tasarım  yarışmasından seçkilerden oluşan serginin de görülebileceği programda farklı dilleri temsilen konuşacak  katılımcıların ardından, Çerkes sanatçı Gülcan Altan farklı dillerde şarkılardan oluşan bir konser verecek.

ETKİNLİK PROGRAMI

Moderatör:

Prof.Dr. Ayhan Kaya- İstanbul Bilgi Üniversitesi AB Enstitüsü Müdürü

Konuşmacılar :

Abazaca: Sezai Babakuş - Abhazya'nın Dostları Platformu sözcüsü , İstanbul Kafkas Kültür Derneği üyesi

Adigece: Kuşha Doğan Özden- Sanatçı, Dünya Çerkes Birliği delegesi, İstanbul Kafkas Kültür Derneği üyesi

Ermenice: Pakrat Estukyan- Gazeteci yazar, AGOS Gazetesi Ermenice dil editörü

Gürcüce: Fahrettin Çiloğlu, Yazar

Kürtçe: Muhsin Kızılkaya, Edebiyatçı

Lazca: Mehmedali Barış Beşli- Yazar, şair ve Laz Kültür Derneği başkanı

Ladino: Karen Gerson Sarhon - Osmanlı-Türk Sefarad Kültürü Araştırma Merkezi direktörü ve Şalom Gazetesi

Süryanice: Yakup Atuğ- Sanatçı, Mor Gabriel Manastırı öğrencisi, Süryanice öğretmeni

EmekDunyasi.Net