16 Temmuz 2012, Pazartesi

KCK Davası Avukatları bu sefer sanık sandalyesinde

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın hedef göstermesinden sonra KCK operasyonları kapsamında gözaltına alınarak tutuklanan Abdullah Öcalan'ın avukatlarına yönelik dava bugün başladı. "KCK üyesi ve yöneticisi olmak"la suçlanan meslektaşlarıyla dayanışmada bulunmak için yüzlerce avukat da Çağlayan Adliyesi'ne geldi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın hedef göstermesinden sonra KCK operasyonları kapsamında gözaltına alınarak tutuklanan Abdullah Öcalan'ın avukatlarına yönelik dava bugün başladı. "KCK üyesi ve yöneticisi olmak"la suçlanan meslektaşlarıyla dayanışmada bulunmak için yüzlerce avukat da Çağlayan Adliyesi'ne geldi.

Burada bir açıklama yapan savunma avukatları, siyasi iktidara "Asıl biz yargılayacağız" mesajını verdi. Avukatlar, meslektaşlarına özgürlük istedi.

Adliyenin  dışında da çok farklı siyasal tutumlara mensup yüzlerce avukat ve çok sayıda baro başkanı buluştu. Adliye önünde yapılan açıklamaya İstanbul, Ankara, İzmir, Urfa, Mardin ve Şırnak baroları ile ÇHD üyeleri katıldı. Ayrıca, Fransa, Kanada, İsviçre, İsveç, Almanya ve İngiltere'den gelen avukatlar da katıldı.

Davada 34'ü tutuklu olmak üzere 43 kişi yargılanıyor. Avukatlar 8 aylık tutukluluğun artından ilk kez hakim karşısına çıktı.

Çağayan Adliyesi'ndeki İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada meslektaşlarını savunmak için çok sayıda avukat da hazır bulundu. Duruşmaya, Ankara Barosu Başkanı Av. Metin Feyzioğlu, ÇHD Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı ile BDP Eş Genel Başkanı Gültan Kışanak, BDP milletvekilleri Ayla Akat Ata ve Sebahat Tuncel, KESK Genel Başkanı Lami Özgen, Paris Barosu dahil olmak üzere yabancı delegasyon da katıldı.

KANAR: SİYASİ İKTİDARIN EMİRLERİYLE TUTUKLANDILAR

Avukatlar adına açıklama yapan Ercan Kanar, avukatların savunmaya yönelik büyük bir saldırıyla sabahın 5'inde gözaltına alındıklarını belirtti, "Hukuk kuralları çiğnenerek, düzmece sözde deliller ile siyasi iktidarın emirleri doğrultusunda tutuklandılar" dedi. Dava için "hukuk ucubesi" diyen Kanar, şöyle konuştu: "Bu dava siyasi iktidarın özel yetkili ağır ceza mahkemeleri eliyle hukukçulara yönelik kara bir darbesidir. Bugün az sonra başlayacak olan bu davada gerçek yargılayanlar bizler olacağız."

Avukat Kanar, siyasi iktidarın tüm baskılarına rağmen meslektaşlarının hak arama özgürlüğünü ve mesleklerinin onurunu savunacaklarını belirtti. "Bu bir hukuk darbesidir" diyen Kanar, "1999 yılından bu yana devletin tüm birimlerinin denetimi altında yapılan ve 2005 yılında infaz hakimliği kararıyla kayıt altına alınan Öcalan'la görüşmeler bahane edilerek, 2011 yılında böylesi bir darbe gündeme getirildi. Bu darbenin amacı halkın hak arama özgürlüğünü savunanları susturmak, ezilen halkların kolektif haklarını, bireysel haklarını dile getirenleri tehdit etmektir" diye konuştu.

BARO BAŞKANLARI ÇAĞLAYANDA

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Vedat Ahsen Coşar, savunmaya özgürlük adına adliyede bulunduklarını belirterek, "Meslektaşlarımızın yanında olduğumuzu göstermek, meslek onurumuzu savunmak için buradayız" dedi.

Ankara Barosu Başkanı Metin Feyzioğlu, her siyasi görüşten çok sayıda avukatla birlikte Ankara'dan geldiklerini hatırlatarak, "Amacımız savunmayı savunmak. 12 Eylül faşist darbesi döneminde bile yaşamadığımız büyük bir baskı altındayız" diye konuştu.

Diyarbakır Barosu Başkanı Mehmet Emin Aktar, 15 Kasım 1993 tarihinde Kürt avukatları hedefleyen gözaltı operasyonuna dikkat çekerek, "Bu kez 18 yıl sonra avukatlar yine gözaltına alındılar. Ne hazindir ki yine Kürt avukatlardı hedefte. Toplumun bütünü özellikle de Kürtler savunmasız bırakılmak isteniyor. İtaat etmeyeceğiz, susmayacağız, sessiz kalmayacağız. Burada biz yargılayacağız" dedi.

İstanbul Barosu Başkanı Ümit Kocasakal, tutuklu bulunan meslektaşlarının büyük bir bölümünün barolarının üyesi olduğunu söyledi, "Meslektaşlarımız, tasfiye halindeki özel görevlendirilmiş mahkemelerde yargılanmayı bekliyorlar. Savunma ve avukat, Türkiye'de bugüne kadar hiç olmadığı kadar baskı altındadır. Avukatlar ve barolar susturulmaya ve ele geçirilmele çalışılmaktadır. Hak arama özgürlüğünün güvencesi olan avukatların güvencesi yoktur. Ancak bu karanlık da açılacaktır" diye konuştu.

Şırnak Barosu Başkanı Nuşirevan Elçi, hukuk dışı yöntemler ve siyasi saiklerle açılan bir dava için İstanbul'da olduklarını belirterek, "Meslektaşlarımızı bu garip davadan kurtarana kadar hepimiz desteğimizi sunacağız" dedi.

ÇHD Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı, bugün yargılamayı yapacak olan mahkemenin yasal temeli olmadığına dikkat çekerek, şunları söyledi: "ÇHD de birçok üyesini içeride rehin olarak vermiş durumda. Çünkü yukarıda yargılama yapacak olan mahkeme hukuksal bir mahkeme değil. Torba Yasa'yla kurulmuş bir yasadır. Bu mahkeme hukuken 'yok' hükmündedir. Bu yüzden de meslektaşlarımızın tutulması hukuksal bir kavram olan tutukluluğa değil, siyasal kavram olan rehin almaya denk geliyor. Arkadaşlarımızı buraya almaya geldik."

Davayı izlemek üzere gelen uluslararası heyet adına açıklama yapan Yudith Lintenberg, davayı izledikten sonra rapor hazırlayacaklarını belirtti.

Açıklamanın ardından avukatlar duruşma için adliye binasına girdi.

GÜLTAN KIŞANAK: AVUKATLARI SERBEST BIRAKMAKLA BAŞLASINLAR

Bu arada BDP Eş Genel Başkanı Gültan Kışanak, BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü, DTK Eş Başkanı Aysel Tuğluk ile BDP yöneticileri, Kürt avukatların yargılandığı davayı izlemek üzere Çağlayan Adliyesi'ne geldiler.

Adliye önünde açıklama yapan Kışanak, davanın Kürt sorununun çözümünde kritik bir role ve öneme sahip olduğunu belirtti, "Tutuklu bulunan avukatların tamamı Kürt halkının önder diye kabul ettiği, siyasi irademdir dediği Sayın Abdullah Öcalan'ın savunmasını yaptıkları için yargılanıyorlar" dedi.

PKK lideri Abdullah Öcalan'a bir yıldır insanlık dışı bir tecrit uygulandığını belirten Kışanak, şunları söyledi: "Buna artık derhal son verilmesi, tecridin ortadan kaldırılması, Sayın Öcalan'ın müzakere yürütebilecek, toplumu hepimizi barışa götürebilecek rolde rolünü oynayabileceği özgürlük koşullarına kavuşması gerekiyor. Bugün bu duruşmada bu konuda ilk adım atılarak bu yola girilebilir. Avukatlar bugün serbest bırakılarak bu konuda pozitif bir adım atılabilir."

Kışanak ve beraberindeki milletvekilleri, duruşmayı izlemek üzere adliyeye girdi.

NE OLMUŞTU?

ERDOĞAN HEDEF GÖSTERDİ VE...

Abdullah Öcalan'ın avukatlarına yönelik KCK adı altındaki soruşturma, Başbakan Erdoğan'ın Abdullah Öcalan'ın avukatlarını hedef göstermesiyle başladı. Erdoğan'ın "Asrın Hukuk Bürosu diye bir yer var. İmralı'ya giden avukatlar bir şekilde Kandil ile İmralı arasında kontak kuruyor" açıklamasından birkaç hafta sonra, 21 Kasım 2011 tarihinde Türkiye'nin çeşitli illerinde operasyon düzenlendi. 16'sı İstanbul Barosu'na kayıtlı olmak üzere, Diyarbakır, Van, Hakkari, Iğdır, Ardahan, Kars, İzmir, Bursa, Urfa, Batman, Mersin, Denizli, Muş, Siirt ve Şırnak barolarına bağlı 41 avukat, sabah saat 05.00'da evleri basılarak gözaltına alındı. Bunlardan 36'sı tutuklandı.

İddianamede, avukatların "KCK üye ve yöneticiliği"ne delil olarak, müvekkilleri Öcalan ile yaptıkları görüşmeler gösteriliyor. İmralı'daki görüşmeler yasalara aykırı olarak görüntülü ve sesli kayıt altına alınmasına rağmen, avukatlar, Öcalan'ın talimatını Kandil'e iletmekle suçlanıyor. Ancak iddianamede, herhangi bir eylem talimatı alınıp götürüldüğüne dair somut bir delil, döküman, iletişim verisi bulunmuyor.

Avukatların, 7,5 yıldan 22,5 yıla kadar hapsi isteniyor.

DÜNYADA AVUKATLARA YÖNELİK EN BÜYÜK OPERASYON

Kasım 2011'de Abdullah Öcalan'ın avukatlarının gözaltına alınması, dünyada avukatlara yönelik en büyük operasyon olarak tarihe geçti. Böyle bir olay, Türkiye'de 1993 yılında yaşanmıştı. Dünyada ise ırkçı beyaz Güney Afrika Cumhuriyeti'nde bir davanın 11 avukatının tutuklanması biliniyor.

EmekDünyası.Net/Ajanslar

Bağlantılı Haberler