08 Şubat 2014, Cumartesi

Hukuka aykırılık ve devletin tırlatması

AYHAN BİLGEN ayhanbilgen@yahoo.com

İki ilginç düzenleme aynı anda meclis gündemine alınıyor. Bunlardan birisi internet siteleri ile ilgili.Kişilik haklarını koruma adına mutlaka hakim tarafından kullanılması gereken yetkiler Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’na yani bir yürütme organına devrediliyor. Bu yönde bir düzenleme ile eş zamanlı olarak “demokratikleşme paketi” adı altında yargıya yönelik değişikliklerin hazırlığı  yapılıyor.

 

İnternet siteleri ile  ilgili düzenlemenin, yargıya yönelik yeni yapılandırma ile ortak noktası çok açık. Siyasi iradeye yönelik tutumu engellemek. Siyasi aktörlerle ilgili yayınların hızlı biçimde durdurulması, internetle ilgili düzenlemenin özünü oluşturuyor. Özel Yetkili Mahkemelerle ilgili düzenlemenin zamanlaması da aynı bağlamda manidar. Yolsuzluk iddiaları ile bakanların çocuklarına yönelik soruşturmaların kamuoyuna yansımasının ardından özel yetkili mahkemelerin kaldırılması,  haklı hatta geç kalınmış girişimi bile şaibeli hale getirir.

Yıllardır özel yetkili mahkemelere yönelik uyarı ve tepkileri duymazlıktan gelip kendilerine dokunduğunda düzenleme yapma ihtiyacı, doğal olarak şüpheleri güçlendirecektir.

Bu iki gelişme ile eş zamanlı olarak İçişleri Bakanı’nın Adana’daki tır aramalarında hukuka aykırı yapılanma iddiası tam bir tırlatma halini yansıtıyor. Bu tırlatma halinin her düzeyde yansımalarını görmek mümkün. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı, denize sınırı olmayan başkente boğaz vaat ediyor, dijital savaş parkları ile seçim kampanyası yürütüyor.

Tüm bu psikolojik travma içerisinde son derece haklı nedenlere dayalı arayışlar bile kabul edilemez arayışlar olarak görülecektir. Nitekim internet siteleri ile ilgili düzenlemeye Avrupa Birliği temsilcilerinden gelen tepki, bunu çok açık biçimde göstermektedir.

Yürütme organının yargıya keyfi müdahalesine yasal zemin  oluşturacak düzenlemelerin, zaten hastalıklı denge denetleme sistemini daha da geriye götüreceği görülmektedir.

İş bir kere zıvanadan çıkınca kimin hangi makamda nasıl davranacağını öngörmek de imkansızlaşıyor. Dahası insan yerine konarak yaşama koşullarının geliştirilmesi bir yana hesap verilmesi gereken uygulamaları normalleştirme eğilimleri her yerden su yüzüne çıkıyor.

 

Van’da küçük bedeni otopsi için babasının sırtında taşınan Muharrem ile ilgili yapılan açıklamada, 112 acil servisin, ihbar ve yardım talebini teyit için sabahı bekleme tavrı başka türlü izah edilebilir mi ?