23 Şubat 2014, Pazar

Sırrı Süreyya Önder: Beni ortaya çıkaran 'senaryo' Gezi!

32.Gün programına katılan HDP İstanbul Büyükşehir Belediye Eş Başkan Adayı Sırrı Süreyya Önder Gezi direnişinde HDP-BDP'nin rolünden, seçimlere, müzakere sürecinden Kılıçdaroğlu'nun "Sırrı Süreyya Önder bir senaryo" sözüne kadar değerlendirmelerde bulundu.

Dün yayınlanan 32.Gün programına konuk olan HDP İstanbul Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkan adayı Sırrı Süreyya Önder İstanbul Gezi Parkı ve Taksim'de çekilen programda Hilmi Hacaloğlu'nun sorularını yanıtladı.

ÖNDER GEZİ DİRENİŞİNDEN SEÇİMLERE VE ÇÖZÜM SÜRECİNE KADAR SORULARI YANITLADI

Gezi direnişinden çözüm sürecine ve seçimlere kadar çeşitli konularda değerlendirmelerde bulunan Önder, AKP-cemaat çatışmasını değerlendirerek, "Bugüne kadar bize zulmeden cephenin iki kadim unsurunu görüyoruz karşımızda. Bizim bu konuda bir taraf olmamız mümkün değil" dedi. Gezi direnişine BDP ve HDP'nin destek vermediği iddialarına da yanıt veren Önder, "Hem gerçek değil, hem sorunlu. Birincisi Kürt'e hiyerarşik bir bakış içeriyor. Kürt kendisi için asla karar veremezmiş, kendisi için taraf olamazmış gibi üstenci bir bakış açısı. Kürtler başından beri içindeydiler. Öcalan selamladı, onu bile itibarsızlaştırmak için tutanak yayınladılar. 'Öcalan Gezi'ye çok kızmış falan...' Hükümet beni İmralı heyetinden kestiğinde, Öcalan bensiz heyet ile görüşmeyi bile reddetti. Büyük sıkıntılar doğdu, sonra oradaki devlet heyeti bunu aşarız deyince Öcalan görüşmeyi kabul etti. İlk 'Sırrı nerede' diye soruyor" dedi.

Sırrı Süreyya Önder CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun "Sırrı Süreyya Önder bir senaryo" sözüne de şu sözlerle yanıt verdi: "Çap sorunu var o arkadaşta. Senaryo olarak bakalım. Ben nereden çıkmışım? Bu Gezi direnişinden, hak arama mücadelelerinden. Bak beni ortaya çıkaran 'senaryo' burası (Gezi), halkın bizzat içinden."

'AKP ÇÖZÜM SÜRECİNDE ADIM ATMADI'

Bugüne kadar HDP ve BDP'nin yürüttüğü muhalefete, diğer tüm muhalefet partileri toplansa yetişemeyeceğini söyleyen Önder, çözüm sürecine de değindi.

Önder, Öcalan'ın değerlendirmesinin sorulması üzerine şunları belirtti: "İhtiyattan ziyade öfkeli olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü Kürt siyasal hareketi bütün kurumlarıyla bu sürecin arkasında durdu. Ve Öcalan'ın başlattığı sürece güç verdi, destek verdi ve sürecin provokasyonlardan etkilenmesinin önüne geçti. Gever'deki provokasyon, Sakinelerin katledilmesi... Kürt tarafı üzerine düşeni fazlasıyla yaptı. Ama devlet verdiği sözleri, bunlar kapı arkası sözler fala değil demokratikleşme, bu konuda hiçbir adım atmadı. 17 Aralık olmasaydı, yine hiçbir adım atmayacaktı."

"SÜREÇ KİMSENİN İNAYETİ VE HİDAYETİ İLE YÜRÜYEN BİR SÜREÇ DEĞİL.."

"CHP, MHP kötü bir seçenek, o yüzden AKP'nin arkasında duralım gibi bir bakış açısı var mı?" sorusunu yanıtlayan Önder, "Yok böyle bir bakış açısı. Birincisi kimsenin inayeti ya da hidayeti ile yürüyen bir süreç değil. Şu an hükümet giderse ne olur? Muhalefete baktığımızda bu konuda hükümetten bir adım önde değiller. Bu hükümet giderse gelen daha iyi yapar diyebileceğimiz bir muhalefet yok" dedi. Önder, "Daha kötüsünü yapar diyeceğiniz..." sorusu üzerine ise "Niyet edebilir, dersini alır oturur. Bugüne kadar 11 hükümet nasıl tarihin çöp sepetine süpürüldüyse, bu savaşçı tutumu yüzünden yeni gelen de bunu denemek isteyebilir ama dersini alır oturur. Bunun Türkiye halkına da faturası, maliyeti ağır olur. Bizim dert ettiğimiz o" diye konuştu.

"BEN GEZİ'YE YAKLAŞINDA DEVLET TEDİRGİN OLUYOR"

Program çekimi esnasında polislerin sürekli etrafta olduğu görülürken, Sırrı Süreyya Önder, "Ben Gezi'ye yaklaştığımda devlet tedirgin oluyor. Türkiye devletinin bir şeyi vardır; unutmaz. En iyi bildiği iş unutmamaktır" ifadelerini kullandı.

Tehdit aldığını açıklayan Önder, devletin suikast yapılacağına dair ihbar aldığını bildirdiğini ve resmi koruma tahsis edildiğini aktardı.

'CHP GİZLİ İŞBİRLİĞİ ÖNERDİ'

"Seçimlerde CHP ile HDP arasında işbirliği var mı?" sorusunu yanıtlayan Önder, şunları belirtti: "Konuşuldu, zaten kamuoyuna açık yapıldı. Birincisi CHP'nin kadim refleksleri devreye girdi. Gerçekten vekillerine kalsa bu iş belki gerçekleşebilirdi ama şunu yapmaya çalıştılar. Bu çok çiğ bir yaklaşım. 'Bizi destekleyin, biz de el altından birkaç belediye başkanlığı, encümen üyeliği falan verelim ama bunu kimse bilmesin.' Böyle siyaset olur mu? Biz mal pazarlığı mı yapıyoruz? Siyaset dediğin ilkesel ve şeffaf olur. Sonra da bunu tabana arsızca yaydılar. Aslında bizi destekleyecekler falan diye... Bunun önüne geçmek için biz eşbaşkanlarla birlikte gittik, Kılıçdaroğlu'nu ziyaret ettik. 'Siz yerel yönetim siyasetinizi açıklayın, neoliberal ranta dayalı belediyecilik yapmayacağınızı beyan edin, biz bu kapının önüne çıkıp sizi destekleyeceğimizi söyleyeceğiz' dedik. Kılıçdaroğlu dedi ki, 'bu bize büyük zarar verir.'"

Kendi adaylığının forumlardan ortaya çıkan duygu, talep ve isimlendirme ile olduğunu anlatan Önder, "Gelinen nokta gösterdi ki bu seçim, kepçenin önünde duranlarla kepçenin dümeninde duranlar arasında geçecek" dedi.

'BENİ ORTAYA ÇIKARAN SENARYO GEZİ'

Önder, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun "Sırrı Süreyya Önder bir senaryo" sözüne de yanıt verdi: "Çap sorunu var o arkadaşta. Senaryo olarak bakalım. Ben nereden çıkmışım? Bu Gezi direnişinden. Ben nereden çıkmışım? Hak arama mücadelelerinden. 2011 yılından beri bu ülkenin -sadece İstanbul da değil- neresinde bir taşeronlaştırma olmuş, bu halk beni ve arkadaşlarımı görmüş. Öğrenci hareketleri olmuş, bu halk beni ve arkadaşlarımı görmüş. Grevler olmuş beni ve arkadaşlarımı görmüş. HES kıyımı başlamış, beni ve arkadaşlarımı görmüş. Hangisinde Sarıgül'ü görmüşler? Neresi senaryo? Bak beni ortaya çıkaran 'senaryo' burası (Gezi), halkın bizzat içinden."

'TAKSİM MEYDANI HALKIN KENDİNE GELMESİNİN SİMGESİ OLACAK'

Sırrı Süreyya Önder, Taksim'in yeni hali konusunda ise "Betonistan. Bunda bir estetik, kentin en önemli meydanını belirleyen bir hal var mı? Bu kente, bütün İstanbul halkına açık bir tartışma ve bilim insanlarının, mesleki uzmanların yönlendiriciliği, yol göstericiliğiyle ortak bir şekil vereceğiz. Bu meydan, halkın kendine gelmesinin simgesi olacak. Bütün kaybettiğimiz canlarımız bu meydanın belki adını taşıyacak. Artık onların adıyla anılacak bu meydan" dedi.

'AKP-CEMAAT ÇATIŞMASI BİZE ZULMEDEN CEPHEDEN İKİ KADİM UNSURUN İÇ İKTİDAR KAVGASIDIR'

Önder, AKP-cemaat çatışmasını da değerlendirdi: "Bugüne kadar bize zulmeden cephenin iki kadim unsurunu görüyoruz karşımızda. Bizim bu konuda bir taraf olmamız mümkün değil. Bu bir iç iktidar paylaşım kavgası. Bunun anlamına ve adına dair kendileri ne tür retorikler geliştirirse geliştirsinler, bunun bizim nezdimizde hiçbir karşılığı yok. Bu bir iç iktidar paylaşımı kavgasıdır ve korkarım anlaştıkları zaman yine sıkıntılarını bize ihraç edeceklerdir. Biz bunun şurasında burasında değiliz, tam göbekten karşısındayız."

EmekDünyası.Net/ETHA