12 Ağustos 2010, Perşembe

Devletin Bekası

LEYLA ALP leyla.alp@gmail.com

"Devletin Bekası". Hepimizin çok yakından bildiği bir kelimedir. Hemen her tartışma programında birisi devletin bekasından mutlaka bahseder. Bunlar genellikle emekli olmuş askerler olurlar ki; kendileri devlet bekasının en ateşli savunucularıdır.

Peki bu devletin bekası ne menem bir şeydir derseniz orası biraz karışık.

Beka; Türk Dil Kurumu sözlüğünde kalıcılık, ölmezlik olarak tanımlanmış. Yani devletin bekası, devletin kalıcılığı, ölmezliği anlamına geliyor.  Tıpkı vatanseverlikte olduğu gibi burada da Türk Dil Kurumu ile devlet arasında bir tanım zıtlığı ya da karmaşası var.

Mehmet Bekaroğlu,  Emek Dünyası ile faili meçhul cinayetler üzerine verdiği röportajında "devletin bekası" için hukukun yok sayıldığını söylemiş. Yani; devlet kendi hukukunu "bekası" için yok sayabiliyor.

Devletin Bekası söz konusu olunca akan sular duruyor. Daha doğrusu akan su değil, oluk oluk kan oluyor. Bu topraklarda neredeyse her ev, devletin bekası için en az bir kurban vermiş durumda. Ya hapis, ya kayıp, ya da ölü...

Devletin bekası için taş attı diye çocuklar tutuklanıyor, on yıllara varan hapis cezaları veriliyor.

Gazeteciler, yazarlar öldürülüyor, gazeteler, dergiler kapatılıyor. Kayıp aileleri gözaltına alınıyor. Köyler boşaltılıyor, dahası yakılıyor.

Devletin bekası için; gencecik adamlar üzerlerine üniformalar giydirilip yine kendi yaşındaki gencecik insanlara kurşun sıkılıyorlar. 30 yıldır Kürtçe-Türkçe genç ölümlerin ağıtları yakılıyor.

Devletin bekası için binlerce oğul, kız kurban verildi. Veriliyor.

Ölüyorlar Rojda ölüyor, Ahmet ölüyor... Mustafa, Ali ölüyor...

Hepsinin bir ismi var görüyor musunuz?  Hepsinin bir resmi ve inanın hangi dili konuşurlarsa konuşsunlar hepsinin bir annesi var ve çok ağlıyor...

Bu devletin bekası ne menem bir şey ki yıllardır kana doymuyor? Bir ülkenin evlatlarından daha değerli nesi olabilir?

Bekası olabilir demek ki.

Türk Dil Kurumu devletin ölmezliği için öldürmesini nasıl açıklayabilir bilmiyorum. Kalıcı olmak için kendi evlatlarını öldüren bir anlayış için ne söylenebilir.  TDK'da başka bir tanım daha var. "Demokratik düzenin yerine aşırı bir ulusçuluk ve baskı düzeni kurmayı amaçlamak".

Yaşananlar hangisine daha çok uyuyor siz karar verin.