01 Haziran 2012, Cuma

Alternatif Bilişim Derneği'nden yeni e-kitap

Türkiye'de dijital gözetim

Alternatif Bilişim Derneği yeni bir e-kitap yayınladı. Kitap vatandaşını an be an izleyen ‘devlet’ ile gözetlenirken bir başkasını gözetleyen vatandaşı ve yarattığı dönüşümü ele alıyor.

Alternatif Bilişim Derneği tarafından hazırlanan Türkiye’de Dijital Gözetim: T.C. Kimlik Numarasından E-Kimlik Kartlarına Yurttaşın Sayısal Bedenlenişi adlı e-kitap çıktı.

Bilgi ve iletişim teknolojileri artık hayatın vazgeçilmezleri. Dünya ve Türkiye’de insanlar bu teknolojiler sayesinde kendilerini çeşitli sosyal medya ortamlarında var ediyor, yeni fikirler ve kültürlerle tanışıyor. Ancak bunu yaparken arkasında hep bir iz bırakıyor, bazı fikirleri beğenip yayarken, bazı fikir ve kültürleri ise öteki ve düşman ilan ediyor. Bilgi ve iletişim teknolojilerinin kullanıcılar tarafındaki kullanım pratikleri ve etkileri bugüne dek sayısız makale ve tartışmanın konusu oldu. Kuşkusuz bu konu hakkında söylenecek ve tartışılacak çok şey de var. Peki bu teknolojileri yönetenler bakımından kullanıcılar ne ifade ediyor? Sadece birer ticari veri hazinesi mi? Yoksa sürekli izlenip, denetlenmesi gereken birer sayısal beden mi?

ALTERNATİF BİLİŞİM DERNEĞİNİN ÜÇÜNCÜ E-KİTABI

Daha önce "Cesur Yeni Medya :Wikileaks ve 2011 Arap İsyanları üzerine tartışmalar" ile "Katılımın ‘E Hali’: Gençlerin Sanal Alemi" adlı e-kitapları yayınlayan Alternatif Bilişim Derneği yeni bir kitapta bu kez dijital gözetimi tartışmaya açıyor.

Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde 2011 Bahar Dönemi'nde Yeni Medya Sosyolojisi adlı doktora dersinde bir araya gelen bir grup akademisyen, Türkiye'de dijital gözetim konusuna çalıştı. Daha sonra o çalışma, süre gelen tartışmalar ve araştırmalarla beslendi ve kolektif bir emeğin ürünü olarak "Türkiye’de Dijital Gözetim: T.C. Kimlik Numarasından E-Kimlik Kartlarına Yurttaşın Sayısal Bedenlenişi" kitabı oldu

Kitap vatandaşını an be an izleyen ‘devlet’ ile gözetlenirken bir başkasını gözetleyen vatandaşı ve yarattığı dönüşümü ele alıyor. Modern devletlerin yeni iletişim teknolojileri yoluyla toplumsal yaşamı ve yurttaşları artan oranda nasıl denetlediğini ve kontrol ettiğini ortaya koyuyor. Gözetimin tüm toplumun yaşamına sirayet ettiği günümüzde yurttaşların nasıl ‘kişiliklerinden soyutlanıp’ birer sayısal bedene dönüştüğünü gözler önüne seriyor.

Kitabın “Dijital Gözetim Olgusuna Kuramsal ve Kavramsal Bakış” başlıkla birinci bölümü, dijital gözetim olgusunun ele alınabilmesi için kavramsal bir çerçeve sunuyor. Günümüzün yeniden yapılandırmacı muhafazakarlık biçimi olan neoliberal söylemin şeffaflık, yönetişim, demokrasi gibi kavramlarının ideolojik olarak nasıl kavranabileceğini detay ve örneklerle açıklıyor.

GENETİK BİLGİLERİMİZ BİLE ARTIK BİR DENETİM NESNESİ

“Dijital Gözetim Teknolojileri ve Uygulamaları” başlıklı ikinci bölüm ise dijital gözetim amacıyla kullanılan teknolojileri ele alıyor. Bunların başında İnternet iletişiminin takip altına alınması anlamına gelen DPI (Deep packet inspection - Derin paket sorgulama) geliyor. ABD'nin İnternet iletişimini kayıtlaması, Türkiye'de BTK'nın "Güvenli İnternet" filtre sistemi, devletlerin güvenlik kameraları ile tüm alanlarda kurdukları denetim, Türkiye'de son yıllarda oluşan yargı rejiminin "delil" ve "suçlu" bulma çalışmaları, genetik bilgilerimizin bile bir denetim nesnesi olabileceği gerçeği olarak biyopolitika, işyerleri ve çalışma alanlarında yetkililerin hiç konuşmadan, gizlice sürdürdükleri takipleme ve ölçme-tartma çalışmaları, Google gibi araçların bizi izleyip kişiliğimizi ölçerek yanıt döndürmesi, bu şirketlerde kayıtlanan kişisel bilgilerin kötüye kullanılması tehlikesi...

DOĞUMDAN ÖLÜME KADAR GÜNDELİK YAŞAMIN HER ALANINDA...

Üçüncü bölüm, tekrar Türkiye'ye dönüyor ve Osmanlı'dan günümüze "nüfus idaresi" ile başlayıp "MERNİS" projesi olarak devam eden yurttaşların kayıtlanması sürecini anlatıyor. “Türkiye’de Yurttaşların Sayısal Kayıtlanması ve Gözetlenmesi: Şecere Kayıtlarından Sayısal Bedenlenişe” başlıklı bu bölümde ise 19. yüzyıldan MERNİS’e ve biyometrik kimlik kartlarına geçiş inceleniyor. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının tüm bilgilerinin tek bir merkezi anahtar: T.C. kimlik numarasıyla merkezileştirilmesi, bireyin doğumdan ölüme, gündelik yaşamın her alanında devlet tarafından dijital olarak kayıtlanıp, sınıflara ayrılmasına dikkat çekiliyor. Özgürlüklerin otoritenin kontrolünün yanı sıra sürekli gözetlendiğini ve kontrol edildiğini düşünen yurttaşlar tarafından da kısıtlandığına vurgu yapılan çalışmada bu derece bireye özel olan verilerin ise hala korunaksız olduğuna dikkat çekiliyor. Bu sorun özellikle kişisel verilerin korunması ve güvenliği konusunda dünyadaki ve Türkiye’deki durumun ayrıntılı bir şekilde ele alındığı dördüncü bölümde ele alınıyor. Kitapta son olarak, Türkiye’de yurttaşın TC. Kimlik numarası ile olsun e-kimlik kartları uygulaması ile olsun sayısal bedenlenişi konusunda genel değerlendirme yapılarak, bu konuda yurttaşı ve yurttaşın kişisel verilerinin güvenliği ile kişisel verileri üzerinde enformasyon hakkını merkeze alan öneriler geliştiriliyor.

Selma Arslantaş Toktaş, Mutlu Binark, Şafak Dikmen, Işık Barış Fidaner, Gülden Gürsoy-Ataman, Elif Küzeci, Alkım Özaygen’in yazdığı kitabı Mutlu Binark yayına hazırladı.

Alternatif Bilişim Derneği ve kitabın basılmasında katkıları olan Friedrich-Ebert-Stiftung Vakfı’nın katılımıyla 16 Haziran 2012 tarihinde İstanbul’da yapılacak toplantıyla çalışma kamuoyuna tanıtılacak. Kitaba 1 Haziran 2012 tarihinden itibaren yenimedya.wordpress.com ile http://ekitap.alternatifbilisim.org/turkiyede-dijital-gozetim.html adreslerinden erişebilmek mümkün.

İSTANBUL/EmekDunyasi.Net