30 Haziran 2013, Pazar

Direnişin "O" biçimi onbinler olup Taksim'e aktı

LGBT Onur Haftası kapsamında yüzbine yakın kişi İstiklal Caddesi'nde "Direniyoruz ayol" diyerek yürüdü.

LGBT Onur Haftası etkinliklerinin son gününde yüzbine yakın kişi İstiklal Caddesi'nde yürüdü. "11. LGBT Onur Yürüyüşü, direnişin 'o' biçimi" ana pankartının açıldığı eylemde Gezi Parkı direnişinin yarattığı toplumsal iklimin izleri görülüyordu.Geçen yıl yapılan yürüyüşle kıyaslandığında katılımın 4-5 kat daha yüksek olduğu dikkat çeken yürüyüşte, aralarında "Kürdistan vardır, eşcinseller vardır", "Direniyoruz ayol", "Katil polis hesap verecek", "Hevzayend li, herdere ne", "Babanım yanındayım", "Yasak ne ayol", "3 gey çocuk ister misin Tayyip" ve "Fışkiyeyi kim kırdı ayol" gibi taleplerin ve sloganların yer aldıdığı dövizler taşındı.

LİCE'DEKİ SALDIRI KINANDI

Taksim Meydanı'nda toplanan kitle, "Velev ki ibneyiz, alışın her yerdeyiz", "Homofobik devlet yıkacağız elbet", "Bu daha başlangıç mücadeleye devam", "Direniyoruz ayol" ve "Susma haykır, translar vardır" sloganlarıyla yürüyüşe geçti. Sık sık Taksim direnişine ilişkin konuşmaların yapıldığı yürüyüşte, Lice'de askerin halka ateş açması sonucu hayatını kaybeden Medeni Yıldırım da anıldı.

FORUMLARDAN YÜRÜYÜŞE TOPLU KATILIM SAĞLANDI

Aralarında Almanya Sol Parti Berlin Milletvekili Hakan Taş, BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, CHP İstanbul milletvekilleri Binnaz Toprak, Şafak Pavey, Melda Onur, Müslim Sarı ve Mahmut Tanal ile Dersim milletvekili Hüseyin Aygün ve Avrupalı parlamenterlerin de olduğu siyasetçiler ana pankartı taşıdı. Yürüyüşe İstiklal Caddesi'ndeki dükkanlardan alkış ve sloganlarla destek geldi.

Çok sayıda siyasi parti ve kurumun kendi bayraklarını açmadan gökkuşağı bayrağı taşıyarak destek verdiği yürüyüşe, Yoğurtçu, Maçka, Abbasağa, Kocamustafapaşa forumlarından çok sayıda kişi de toplu olarak katıldı.

ÖLDÜRÜLEN LGBT'LER, DİRENİŞÇİLER VE DEVRİMCİLER ANILDI

Öldürülen translar, eşcinsel, direnişçiler ve devrimciler için "Katil devlet hesap verecek" sloganı atan kitle Halkların Demokratik Kongresi bürosunun önünden geçerken, HDK'liler gökkuşağı bayrağı sarkıtarak ve konfeti patlatarak yürüyüşü selamladı. Kitle de buna karşılık "Yaşasın halkların kardeşliği" sloganı attı.

ALPERENLERDEN PROVOKASYON GİRİŞİMİ

İstiklal Caddesi boyunca yürüyüşe devam eden grup Galatasaray Meydanı'na geldiğinde burada yürüyüş yapmak isteyen Alperen Ocağı üyesi grupla karşı karşıya geldi.
Polis Alperenler Ocağı'na mensup grubun çevresinde koruma kalkanı oluştururken, meydandan tünele ulaşmaları iki saati aşan kitle Galatasaray Meydanı'nda "Faşizme karşı omuz omuza", "Hepimiz Hrant'ız, hepimiz Ermeniyiz", "Kürdistan faşizme mezar olacak" ve "Her yer Lice, her yer direniş" sloganlarıyla provokasyona karşılık verdi. Kitlenin tamamının Galatasaray Meydanı'ndan geçmesinin ardından faşistler polis koruması eşliğinde tekbir getirerek Taksim Meydanı'na yürüdü.

'DİRENMEYE DEVAM AYOL'

Sloganlarıyla ve yaratıcı eylemleriyle özgürlük, eşitlik ve adalet taleplerini yükselten LGBT'lerin yürüyüşü ise Tünel Meydanı'nda son buldu. Yürüyüşün sonunda uzunca bir süre daha meydanda eyleme devam eden grup LGBT bireylerin toplumda yaşadığı baskı, şiddet ve nefret politikalarına dikkat çekerek, 'direnmeye devam ayol' mesajını verdi.

'SINIFSIZ, SÖMÜRÜSÜZ BİR DÜNYA'

Tünel'de okunan basın açıklamasında, "Tüm Türkiye'ye yayılan Gezi Parkı direnişi ile birlikte, homofobik, tranfsobik ve cinsiyetçi olmayan özgür bir dünya talebimizi yüksek sesle haykırdık. Bugün burada hükümetin, eşcinsel ve trans bireylerin yaşama, çalışma ve barınma hakkımıza saldırısına karşı birlikte karşı koyuyoruz" denildi.
LGBT hareketinin 21 yıllık geçmişi ve Gezi Parkı direnişinde elde edilen ortaklaşma deneyiminin sınıfsız, sömürüsüz bir dünya ve onurlu yaşam talebini hep birlikte hayata geçirileceğini gösterdiğinin kaydedildiği açıklamada, "Bizler LGBT'ler olarak hükümet ve devlet tarafından ötekileştirilerek hasta ve sapkın olarak kabul ediliyoruz. Ahmet Yıldız, R.Ç. ve daha birçok eşcinsel ve trans cinayetinde yargının tavrından da göreceğimiz gibi katiller cezalandırılmıyor, haksız tahrik indirimleriyle serbest bırakılıyor. Eşcinsel ve trans bireyler aileleri tarafından zorunlu terapiye maruz bırakılıyor, öldürülüyor. Buna karşın LGBT bireylerin aileleri biraraya geliyor, LİSTAG'lı ailelerin örgütlenmesi bize başka bir ailenin mümkün olduğunu gösteriyor" ifadeleri yer aldı.

'TRANS CİNAYETLERİ ARTIYOR'

Açıklamada yalnızca bir sene içinde 18 trans bireyin nefret cinayetlerine kurban gittiği hatırlatılarak, "Trans bireyler her gün okulda, sokakta, evde, işyerinde ayrımcılığa maruz bırakılıyor, iş bulamıyor, Ülker Sokak, Bayram Sokak, Eryaman ve Avcılar'da yaşadığımız gibi en temel yaşam haklarından mahrum bırakılıyor, evlerinden sürülüyor, tehdit ediliyor" denildi.

'BARIŞ VE DEMOKRASİ TALEBİMİZİ YİNELİYORUZ'

Devletin, polisin, hükümetin her gün artan şiddetine, sokaktaki nefreti besleyen, genel ahlakı kutsayan ideolojiye karşı halkların kardeşliği, özgürlük ve eşitlik talebinin LGBT'ler tarafından her yerde dile getirildiğinin vurgulandığı açıklamada Lice'de yaşanan asker saldırılarına ilişkin, "Barış sürecini başlattığını iddia eden hükümet, son olarak Lice'de halkın barış talebine silahlarla karşılık verdi, bir kardeşimizi daha aramızdan aldı, onlarcasını yaraladı. Biz bu topraklarda yıllardır devlet eliyle sürdürülen bu kirli savaşın gerçek barış ve demokrasiyle son bulması talebimizi de dile getiriyoruz" denildi.

Eylem bittikten sonra LGBT aktivisti ve ETHA muhabiri Yıldız Tar'ı takip eden iki kişi, Tar'ı Tarlabaşı bulvarı üzerindeki alt geçitte sıkıştırdı. Tar'a homofobik küfürler ve tehditlerle saldıran faşistlere ETHA muhabiri Tar, "İbneyim ve bundan onur duyuyorum" şeklinde karşılık verirken, o sırada civarda olan yurttaşların müdahale etmesiyle saldırganlar olay yerinden kaçarak uzaklaştı.

EmekDünyası.Net/ETHA