19 Temmuz 2013, Cuma

Sarısülük ailesi Lice'de:

'Asker ve polis kurşunu bizi buluşturdu'

Lice'de asker kurşunu ile yaşamını yitiren Medeni Yıldırım'ın ailesine taziye ziyaretinde bulunan Ethem Sarısülük'ün ailesi, kendilerini asker ve polis kurşununun buluşturduğunu, acılarının ortaklaştırdığını söyledi.

Bu buluşmanın manevi anlamının büyük olduğunu söyleyen Ethem'in yengesi Çiğdem Sarısülük, her iki annenin de çocuklarının mezarında beklediğini belirterek, "Bu bir adalet arayışıdır. Onların katilleri cezalandırılıncaya kadar terk etmeyeceğimiz bir mevzidir" dedi.

SARISÜLÜK AİLESİNDEN MEDENİ'NİN AİLESİNE TAZİYE ZİYARETİ

Gezi Parkı direnişi sırasında Ankara'da yapılan eylemde 1 Haziran'da polis kurşunu ile vurulan ve 13 gün yaşam mücadelesi verdikten sonra 13 Haziran'da yaşamını yitiren Ethem Sarısülük'ün ailesi geçtiğimiz günlerde Lice'nin Kayacık köyünde karakol yapımını protesto etmek isteyen kitlenin üzerine askerler tarafından ateş açılması sonucu yaşamını yitiren Medeni Yıldırım'ın ailesine taziye ziyaretinde bulundu. Ziyaretlerinin anlamının çok derin olduğunu belirten Ethem'in yengesi Çiğdem Sarısülük, bugüne kadar çok insanın polis kurşunu ile katledildiğini Ethem'in ve aile olarak politik duruşlarıyla bağlantılı polis kurşunu ile katledilenlerin simgesi haline geldiğini belirtti. 

'ANNENİN GÖZYAŞLARININ ARTIK KURUDUĞUNU GÖRDÜM'

Ankara'dan Lice'ye kardeşlik köprüsü kurulması amacıyla böylesi bir ziyaret önerisi geldiğinde çok değişik duyguların içine girdiklerini aktaran Sarısülük, "Lice'ye ilk defa gidecektik. Yol boyunca o annenin neler yaşadığını hep aklımda tuttum. Bu konuda nasıl teselli edebilirim, nasıl onlarla bir kardeşleşme yoluna gidebiliriz diye düşündüm. Gittiğimizde bu duygular kendiliğinden gelişti, onu anladım. O annenin Medeni'nin annesinin artık ağlayamadığını gördüm. Aynı bizler gibi. Çünkü ağlamaya bize vakit bırakmıyorlar. Acımızı yaşamaya bize vakit bırakmadıkları için o annenin artık gözyaşlarının kuruduğunu gördüm" dedi. 

ANNELERİN ÇOCUKLARININ VURULDUĞU YERDEKİ ADALET ARAYIŞLARI

Otobüsten ilk indiklerinden kendilerini köylülerin karşıladığını belirten Sarısülük, yolda heyetlerin, milletvekillerinin kendilerine eşlik ettiğini kaydetti. Özellikle halkların kardeşliği temasını vurguladıkları ifade eden Sarısülük, dünya halklarının kardeşliğini savunduklarını belirtti. Gittiklerinde Ethem'i öldüren polislerin orada faaliyette olmadığını dile getiren Sarısülük, şunları söyledi: "Medeni'nin katledildiği yere çiçekler bırakılmıştı. Nasıl Ankara'da Ethem'in vurulduğu yere çiçekler bırakılmışsa orada da çiçekler bırakılıyor, nöbet tutuluyorsa Medeni'nin vurulduğu yerde aynı şekildeydi. Annesi her gün bir dağın ardından yürüyerek oraya gelip orada akşama kadar köylülerle birlikte bekliyor. Çocuğunun mezarında değil vurulduğu yerde bekliyor. Bizim içinde Ethem'in vurulduğu yer daha anlamlı. Tabi ki; mezarına da gidiyoruz. Ama vurulduğu yer onların failleri cezalandırılıncaya kadar terk etmeyeceğimiz bir mevzi." 

'BİZİ ASKERİN VE POLİSİN KURŞUNU BULUŞTURDU'

Sarısülük, "Ethem polis kurşunu ile Medeni asker kurşunu ile katledildi. İkisinin de zihniyeti aynıydı. Medeni'nin yaşı çok küçüktü. Önünde yaşayacağı kocaman yıllar vardı. Üniversiteye gidecekti. Üniversite sınavını kazanmıştı. Annesi o belgeyle dolaşıyordu. Ve biz Türkçe biliyoruz. O Kürtçe biliyor. Anlaşma kolay oldu aslında. Birbirimize sarılmamız yetti, o anlamda. Diller çok önemli değilmiş. Biz bunu bir kez daha Lice'de gördük" dedi. Medeni'nin kardeşleri, ağabeylerinin kendilerini karşıladığını ve onların da sözün bittiği yerde olduğunu aktaran Sarısülük, "Ancak birbirimize taziyelerimizi iletebildik. O taziyelerden sonra geri dönmek zorunda kaldık; ama kafamız hep onlardaydı. Çünkü biliyoruz, aynı şeyleri hissediyoruz. Coğrafyalar farklı olsa da iller farklı olsa da biz oranın Türkiye Kürdistanı olduğunu biliyoruz. Tabi biz batıda kalan insanlarız. Biz oradaki çelişkilerin de çok keskin olduğunu biliyoruz. Yani ya aksın ya da karasın. Orada o ak ve karayı çok net gördüm" dedi. 

'KÜRT GENÇLERİNDE MEDENİ'Yİ GÖRDÜM'

Aileyle o acıları paylaşıp bundan sonra hep birlikte olacaklarını söyledikten sonra ayrılmak zorunda kaldıklarını dile getiren Sarısülük, hüzünlü bir ayrılış olduğunu belirtti. Kürt, Türk, Arap, Çerkez ayrımı yapmadıklarını, halkların kardeşliğine inandıklarını ifade eden Sarısülük, "Orada bir parka oturduk. Medeni'nin okul arkadaşları vardı. Çalışıyorlardı. Ailelerine bakmaları gerektiğini söylediler. O Kürt gençlerinde Medeni'yi görmüş gibi hissettim. Yüzleri benzemiyordu; ama duruşları, aynı toprakta yaşamaları benim için yeterliydi" diye belirtti. Annelerin başsağlığı dileklerini ilettiklerini belirten Sarısülük, "Sarıldık, kucaklaştık, ağladık, sonra geri döndük" dedi. Kürt ulusal mücadelesini desteklediklerini belirten Sarısülük, "Hiçbir ayrım yapmadan insanların birarada kardeş bir şekilde yaşamasını istiyoruz. Biz hakkımızı alana kadar alanlarda, sokaklarda, barikat başlarında olarak direnerek yer alacağız. Sokaklardayız" dedi. 

'ETHEM İLE MEDENİ'Yİ KATLEDEN ZİHNİYET AYNIDIR'

Ethem'in kardeşi İkrar Sarısülük de Medeni'nin de Ethem'in de aynı zihniyet tarafından vurulduğunu belirterek, aileye taziyelerini iletmek, acılarının kendi acıları olduğunu bildirmek için gittiklerini ifade etti. Orada tam bir katliam yapıldığını gördüklerini belirten Sarısülük, "Bugün burada Ethem'i katleden zihniyet orada Medeni'yi kaydetti. Medeni'nin ailesi de bize taziye ziyaretinde bulunacaklarını buraya geleceklerini söylediler. Devletin uyguladığı vahşet Kürdistan'da da, Türkiye'de de var. Biz her zaman bedel ödedik, ödemeye ve direnmeye devam edeceğiz. Herkesi sokaklara çağırıyorum" dedi. 

'AİLELERİN BULUŞMASI MANEVİ OLARAK ÇOK ANLAMLI'

Ethem'in mücadele arkadaşı Alınteri dergisi çalışanı Zarife Çamalan ise, Kürt halkın yıllardır vahşet uygulayan devletin Gezi direnişiyle birlikte Türkiye'de de bu vahşetini sergilediğini söyledi. Bunun polis, asker ya da satırlı insanların elinden olmasının çok önemli olmadığını, bunun kapitalist sistemin bir sonucu olduğunu aktaran Çamalan, tekçi zihniyetin köklü olduğunu ve buna karşı donanımlı bir mücadele yürütmenin önemli olduğunu belirtti.

EmekDünyası.Net/DİHA