01 Ağustos 2013, Perşembe

'Suriye'den gelen Kürtleri ucuz işgücü olarak atölyelere satıyorlar'

Suriye'de yaşanan savaşın ardından Türkiye'ye kaçmak zorunda kalan ve oradan da İstanbul'a gelen Kürt işçilerin "Komisyon" adı altında ucuz işgücü olarak tekstil atölyelerine satıldığı ortaya çıktı.

Suriye'nin Kobani kentinden gelerek tekstil atölyesinde çalışmaya başlayan E.M, ismini bilmedikleri bir kişi tarafından şuan çalıştıkları tekstil atölyesine gönderildiklerini belirterek, "Buraya geldikten sonra buraya gelip bizi sattı. Evet, bizi buraya sattı. Şöyle ki, bizim ilkin haberimiz yoktu.

BİZ NORMAL ÇALIŞTIRILDIĞIMIZI SANIYORDUK, SONRADAN ÖĞRENDİK Kİ BİZİ 100 TL'YE SATMIŞLAR

Yaklaşık 10 gün sonra haberimiz oldu bu olaydan. Biz normal çalıştığımızı sanıyorduk. Yalnız sonrasında duyduk ki, bizi buraya getiren kişi bizim burada çalışmamız karşılığında işyeri sahibinden 100 TL almış" dedi.

İNSAN PAZARLAMANIN ADI 'KOMİSYON'

Suriye'de başlayan savaş sonrası, Suriye halkına yönelik başlatılan uluslararası ambargo devam ederken, ailelerine bakabilmek için Türkiye'ye gelen Kürt işçiler, burada insan tacirleri tarafından "Komisyon" adı altına tekstil patronlarına satılıyor. Esad'ın zulmünden kaçarak buraya geldiklerini ve ailelerine bakmak zorunda olduklarını belirten işçiler, para karşılığında tekstil patronlarına satıldıkları yetmezmiş gibi, insanlık dışı koşullar altında çalıştırılıyor.

'ESAD'IN ZULMÜNDAN KAÇARAK GELDİK'

Suriye'nin Kobani kentinde yaşayan ve iç savaş sonrasında Türkiye'ye gelen E.M, Esad'ın zulmünden kaçarak Türkiye'ye geldiklerini belirterek, "Yiyeceğimiz, hiçbir şeyimiz yoktu. Bütün halk zulüm altında, büyük bir savaş var şuan orada" dedi. Bölgede geçimlerini sağlayabilecekleri iş imkanlarının olmadığını söyleyen E.M, "Çalışılacak bir iş yok orada. Hür ordu ve Baas ordusu arasındaki savaş her tarafı sarmış durumda. Halk fukara ve perişan bir durumda. Öte yandan yiyecek sıkıntısı da yaşanıyor" diye konuştu. Suriye'den ayrıldıktan sonra ilk olarak Federal Kürdistan Bölgesi'ne gittiğini ardından da İstanbul'a geçtiğini ifade eden E.M, "Buraya geldikten sonra iş arıyorduk, bu işyerini de gittiğimiz başka bir işyerinde olan işyeri sahibinin teyzesinin oğlu üzerinden bulduk. Burada işe başladık ve 45 gündür de buradayız" dedi.

'UCUZ  İŞ GÜCÜ İÇİN TEKSTİL ATÖLYELERİNE  SATIYORLAR'

Daha önce farklı bir tekstil atölyesinde çalıştıklarını ve orada ismini bilmedikleri bir kişi tarafından şuan çalıştıkları tekstil atölyesine gönderildiklerini ifade eden E.M, "Oradaki biri bizi buraya yönlendirdi. Buraya geldikten sonra buraya gelip bizi sattı. Evet, bizi buraya sattı. Şöyle ki, bizim ilkin haberimiz yoktu. Yaklaşık 10 gün sonra haberimiz oldu bu olaydan. Biz normal çalıştığımızı sanıyorduk. Yalnız sonrasında duyduk ki, bizi buraya getiren kişi bizim burada çalışmamız karşılığında işyeri sahibinden 100 TL almış. Eğer bizi getiren kişi para almasaymış, bizi çalıştırmayacakmış" diye konuştu. Yaşadıkları durum karşısında tepkisini dile getiren E.M,"Biz insanız, hayvan değiliz ki çalıştırılmak için satılalım" dedi.

'BİRİNE SATAMAZSA BAŞKA PATRONLARA  SATIYORLAR'

Daha önce çalıştıkları iş yerinde, patron tarafından ücretleri verilmeden işten ayrılmak zorunda kaldıklarını belirten E.M, "Bunun öncesinde de 2 gün başka bir yerde çalıştık. Yalnız o, işçilere para vermiyordu. Eğer ki isterse bizi Suriye'ye geri gönderebileceğini söylüyordu. Burada çalışan işçilerin kaçaklık durumunu bilerek bunu söylüyordu" dedi. Türkiye'ye pasaportla girişi yaptığını söyleyen E.M, kaçak durumdaki Kürt işçilerin bu durumunun, kaçak işçi çalıştıran patronların elinde koz olduğunu vurgulayarak, " Şöyle ki buraya gelen bütün işçiler bu yöntemle satılıp, satın alınıyor. Yani satılmayan kimse yok. Bu kişilerin işyeri sahiplerinin yanında telefon numaraları var ve sürekli irtibat halindeler. Birine satamazsa diğerlerine yani başka patronlara satıyorlar. Suriye'den gelen bütün işçileri bu şekilde satılıyorlar" dedi. İnsan ticareti yapan kişinin adını bildiğini söyleyen E.M, "Ama hiç görmüyoruz. Arkadaşları getiren kişinin adı Rizgardı. Beni ve diğerlerini getiren kişinin ismi ise Heriman ya da Erman'dı. O da Rizgar adlı kişi de Kürt. Bitlisliydiler. Yalnız soy isimlerini bilmiyoruz. Zaten bizi buraya bıraktıktan sonra da hiç görmedik onu" diye konuştu.

'TÜRK İŞÇİLERDEN DAHA AZ MAAŞ ALIYORUZ'

Çalıştıkları tekstil atölyesinin mutfak kısmında kaldıklarını söyleyen E.M, "Biz burada atölyede 7 kişi beraber yaşıyoruz. Hem çalışıyoruz, hem de geceleri kalıyoruz. Salih ve kardeşi bir yatakta, biz 5 kişi de aynı yerde kalıyoruz" dedi. Aynı atölye'de çalışan ve Türkiye vatandaşı olan işçilerden daha az maaş aldıklarını ifade eden E.M, "Maaş olarak ta Türk işçilerden daha az maaş alıyoruz. Onlar bizim 2 katımız alıyor. Şöyle ki onlar 2 alıyorlarsa, biz 1 alıyoruz. Kaldığımız yer de dar, dediğim gibi 7 kişi beraber. Ama mecburen sabaha kadar idare ediyoruz" dedi. Suriye'den geldikleri için kimsenin kendilerine ev vermediğini söyleyen E.M şöyle konuştu: "Kendimize ev bakıyoruz, o da yok. Bize Suriye'den geldiğimizi söylüyorlar, vermiyorlar. Son olarak umudumuz şu ki, Rojava'da, Rojhelat'da Bakûr'da hepsi bir olsun, Türkiye'deki Kürtler, İran'dakiler hepsi bir olsun."

'BUNLAR İNSAN ALIP  SATIYORLAR'

Suriye'nin Afrin (Efrin) kentinden gelen ve daha önce de tekstil atölyesinde çalıştığını söyleyen S.M ise, "Bölgemizdeki durum çok kötü. Sorunlar, dertler diz boyu. Şahsi, ailevi sorunlardan dolayı buraya, İstanbul'a geldim. Bölgeden direkt buraya geçtim ve yaklaşık bir aydır burada bulunmaktayım. Aslında gelmeyi pek istemiyordum, yalnız şartlar böyle gelişti, gelmeye mecbur kaldık" diye konuştu. Kendisinden önce Türkiye'ye gelen akrabaları ile irtibat kurarak İstanbul'a geldiğini ifade eden S.M, "Kuzenimin daha önce burada, İstanbul'da kalmış bir tanıdığı vardı ülkeden. Buraya geldikten sonra onunla ilişkiye geçtik, o da bizi buraya yönlendirdi. Bunlar insan alıp satıyorlar resmen. Koyun gibi, hayvan gibi davranıyorlar insanlara. Bu çok kötü bir şey" diye konuştu.

EmekDünyası.Net/DİHA