25 Ağustos 2010, Çarşamba

GENÇLİK CEPHESİNDE REFERANDUM:

Cem Bahtiyar: Tek yol Boykot!

Tıpkı içinde bulunduğumuz süreçteki gibi... Fakat bizimki biraz trajikomik. Sadece hazırlanış bakımından da reddedilebilecek bu paket, baştan 'Boykot'u hak ediyor zaten. Neden mi?

CEM BAHTİYAR solidarieta89@gmail.com

Yönetmenliğini Peyton Reed'in yaptığı, boşrolde Jim Carrey'nin rol aldığı, 2008 yapımı güzel bir komedi; Bay Evet - Yes Man. Film, hayatı boyunca 'Hayır' demeye alışmış bir adamın katıldığı, herşeye 'Evet' demesini gerektiren yarışmada başına gelenleri anlatıyor. Önceleri hayatında olumlu yönde gelişmeler sağlasa da, zamanla içinden kurtulamayacağı bir bataklığa sürükler onu, herşeye 'Evet' demesi.

Tıpkı içinde bulunduğumuz süreçteki gibi... Fakat bizimki biraz trajikomik. Sadece hazırlanış bakımından da reddedilebilecek bu paket, baştan 'Boykot'u hak ediyor zaten. Neden mi? Çünkü halkın iktidarını ve halkın siyasete doğrudan katılımının önünde engel teşkil eden her türlü vesayete ve bu vesayeti yaratan, besleyen anlayışa karşı çıkmaktır doğru olan. Hele kendimize sol, sosyalist, devrimci vb. yakıştırmalarda bulunuyorsak, bunu yapmak zorundayız. Ancak solun içinde bazı kesimler, özellikle darbecilerin yargılanmasının önünü açan değişiklik sebebiyle, 'evet' oyu verilmesi gerektiğini söylerken, 'hayır' ya da 'boykot' cephesini soldan afaroz etmekte. AKP iktidarı 'darbecileri yargılamak' makyajı ile biraz demokrasi yanlısına benzemiş ve bir kısım sol yapının gazozuna ilaç atmıştır. İlacın etkisinden midir bilinmez, askeri vesayetin yerine gelecek İslamcı-dinci vesayeti göremeden, yargıyı hegemonyası altına almak niyetinin farkında değiller. Eğer paket kabul edilirse, altyapı hazırlanmış, zemin atılmış olacak.

Geçici 15. maddenin kaldırılmasıyla, 12 Eylül'den hesap sorulmasını beklemek 'nitekim' hayaldir. Birincisi; değişiklik geriye değil, ileriye yöneliktir. 30 yıllık müruruzaman (zaman aşımı) bir yana, ''Cumhurbaşkanı seçildikten sonra, Milli Güvenlik Konseyi, Cumhurbaşkanlığı Konseyi'ne dönüşür ve 'mutlak' dokunulmazlığı vardır.'' diyen geçici 2. madde zaten buna başlı başına bir engeldir.

Gelelim 'evet' denilebilecek maddelere. Paket baştan sona reddedilmesi gereken maddelerle dolu değil, elbette. Fakat sırf bu yüzden onaylanması, zamanla kurtulamayacağımız bir bataklığa da sürükleyebilir bizi. AKP iktidarının, kâğıt üzerindeki ve uygulamadaki uyuşmazlığı son derece caydırıcı bir etkendir. Güncel birkaç örnek verecek olursak; çeşitli sivil toplum örgütlerinin onurlu mücadelesi sonunda, TMK mağduru çocukların özgürlüklerine kavuşması, ama Batman'da Berivan'ın hâlen ıslahevinde olması (Hem de taş atmadığı görüntülü olarak kanıtlandığı halde. Taş atan çocuklara verilen özgürlük, atmayana verilmiyor herhalde.). Hrant Dink suikastı için verilen savunmayı da biliyoruz. Öte yandan Ceylan'ın, Uğur'un acısı da taptaze duruyor içimizde ve kimse bir şey yapmıyor.

Sonuç olarak; farklı etnik, dinsel ve mezhepsel grupların ihtiyaçlarını karşılamayan, adaleti herhangi bir vesayetin altından kurtaramayan, hak ve özgürlükler mücadelesine katkı sağlamayan, işçi ve emekçi haklarının korunmadığı ve 'sivil' olmayan bir anayasaya, demokrasiden ve insan haklarından yana olduğunu savunan hiç bir insan 'evet' diyemez. Hatta daha da önemlisi; böyle bir oyuna ortak olamaz.

Tek yol Boykot!

Bağlantılı Haberler