05 Ekim 2010, Salı

Anadilde eğitim talebine tahammül yok!

Anadilde eğitim için TZP-Kurdi'nin aldığı dersleri boykot kampanyası çerçevesinde, boykot üniversitelerde devam ederken, baskılar devam ediyor. Dersleri boykot yürüyüşüne katılan iki çocuk tutuklandı.

İzmir'in Konak İlçesi'ne bağlı Kadifekale semtinde TZP-Kurdî'nin anadilde eğitim kampanyasına destek vermek amacıyla meşaleli yürüyüş gerçekleştirmek isteyen gruba polis müdahalesi sonucu gözaltına alınan 15 kişiden yaşları 18'ın altında olan İ.Y. ve İ.H.A adındaki iki çocuk tutuklanarak Bergama Cezaevine gönderildi. Dün akşam DYG üyelerinin düzenlemek istediği yürüyüşe polisin müdahalesi sonucunda aralarında 6 çocuğun da bulunduğu 15 kişi gözaltına alınmıştı. Bozkaya Terörle Mücadele Şubesi'ndeki sorgulamanın ardından 11 kişi serbest bırakılırken, 4 kişi Bayraklı Adliyesi'ne sevkedildi. Diyar Alaç adlı genç savcılık ifadesinin ardından, Ozan Uçar Cankuş ise sevkedildiği 8. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından serbest bırakıldı. Çocuk Mahkemesi'ne çıkarılan İ.Y. ve İ.H.A adlı iki çocuk ise, "Örgüt propagandası yapmak", "Kamu malına zarar vermek" ve "Slogan atmak" iddiasıyla tutuklanarak, Bergama Cezaevi'ne götürüldü.

ANKARA ÜNİVERSİTELERİNDE ANADİL HAKKI İÇİN BOYKOT

TZP-Kurdi'nin anadil hakkı için okulları boykot kararından sonra ilkokul ve ortaöğretimi boykot eden Demokratik Yurtsever Gençlik (DYG), Ankara'da bulanan Gazi Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi ve ODTÜ'de okuyan Kürt öğrencileri, okulları boykot etmeye çağırdı.

Ankara Üniversitesi DTCF Kampusu'nda boykota ilişkin basın açıklaması ve etkinlik düzenleyen DYG'li öğrenciler, okulun dört bir yanına "Anadilde eğitim hakkı için okulları boykot ediyoruz", "Li vê zanîngehê boykot heye" afişleri astı. Sık sık, "Bê ziman jiyan nabe" sloganları atan Kürt öğrencilerin etkinliğine, okul yönetimi ve özel güvenlik birimleri müdahale etti. Öğrencilerin boykota ilişkin düzenlediği etkinliği engellemek isteyen okul dekanı öğrencilere, etkinliği okul dışında yapmaları yönünde baskı yaptı. Okul yönetimiyle öğrenciler arasında kısa bir tartışma yaşandı. Dekan ve özel güvenlik birimi görevlilerinin alandan uzaklaşması üzerine öğrenciler, etkinliğe devam etti.

Konuya ilişkin açıklama yapan Çağla Taylan, Türkiye Cumhuriyeti'nde Kürt halkının asimile edilmek istediğine dikkat çekerek, şunları söyledi: "En kutsal olan yaşama hakkından tutalım, en temel insani haklara kadar sürekli yasaklayıcı, tek tipleştirici, baskıcı bir tutum içerisinde olmuştur. Dayatılan Türkleştirme politikalarına karşı elbette ki, Kürt halkı da gereken direnişi sergilemiş, kendi tarihini, dilini bilincini korumayı bilmiştir." Kültürel soykırımın fiziki soykırımdan daha tehlikeli olduğuna işaret eden Taylan, AKP Hükümeti'nin fiziksel soykırımla yapamadığını, kültürel soykırımla yapmaya çalıştığını söyledi. AKP'nin anadili yasaklayarak, Kürt çocuklarına karşı insanlık suçu işlediğinin altını çizen Taylan, "Biz Kürt gençliği olarak, hayallerimizden, geleceğimizden, tarihimizden, bizi biz yapan insani değerlerimizden vazgeçmeyeceğiz. Yaşayan bir ölü olmayacağız" dedi.

EmekDunyasi.Net

Bağlantılı Haberler