12 Nisan 2010, Pazartesi

Eğitimci Brinkmann: Öğrenci çocukların tutuklanması çağ dışıdır

Alman Eğitimciler Sendikası (GEW) Uluslararası İlişkiler Sorumlusu Manfred Brinkmann, milyonlarca Kürt'ün yaşadığı Türkiye'de anadilde eğitimin engellenmesinin insan hakkı ihlali olduğunu belirterek, "Aileleri baskı altında olan öğrenci çocukların 'taş attı' diye cezaevine atılması çağ dışıdır. Diyarbakır ve Dersim'de yaptığımız çalışmalarda eğitimin militarist şartlarda verildiğini, okulların kışlaya çevrildiğini yerinde gördük. Ana dil eğitimi bir çocuk için şarttır. Türkiye'nin bunu yerine getirmeden AB'ye girmesi imkânsızdır" dedi.

FERHAT ARSLAN

Uluslararası 30 milyon üyeye sahip 400 eğitim sendikasının bileşeni olan Almanya Bilim ve Eğitim Sendikası (GEW) tarafından eğitim standartlarını araştırmak üzere Türkiye'ye gelen heyet çalışmalarını tamamladı. Almanya'da 260 bin üyesi olan GEW Uluslararası İlişkiler Sorumlusu Manfred Brinkmann, Diyarbakır ve Tunceli'de yaptıkları araştırma ve inceleme sonuçlarını değerlendirdi. "Anadilde eğitim şarttır" diyerek konuşmasına başlayan Brinkmann, Türkiye'nin farklı bir dilde konuşan insanlara yönelik ayrımcılık yaptığı sürece AB'ye girmesinin mümkün olmadığını ifade etti. Uluslar arası alanda 30 milyon üyeye sahip olduklarını belirten Alman eğitimci Brinkmann, Bölge'deki eğitim sistemini yerinde araştırmak üzere genel merkez tarafından 5 kişiden oluşan bir heyet olarak görevlendirildiklerini belirtti. Diyarbakır ve Tunceli'de çalışma yürüttüklerini kaydeden Birinnkmann, "Kardeş sendikamız olan Eğitim Sen ile birlikte bu 2 kentte eğitim ve yaşam standartlarını yerinde inceledik" dedi.

'ÖĞRENCİ ÇOCUKLAR TUTUKLANMASI ÇAĞDIŞIDIR'

"Polise taş atan çocukların cezaevine konulması çağdışı bir uygulamadır" diyen Brinkmann, devletin baskısı altında olan ailelerin çocuklarının yaşama dair tüm umutlarının ellerinden alındığını kaydetti. Brinkmann şunları belirtti: "Diyarbakır'da gördüğümüz en çarpıcı şey, çocukların 'taş attı' diye cezaevine konulmasıdır. Çocuklara böyle davranılmamalı. Bu çocukların tamamı göç mağduru ailelerden gelmektedir. Bu ailelerde devletin baskısı altında olan ailelerdir. Hem yoksul hem de baskı altında oldukları için hiçbir umutları kalmamıştır. Onun için bu çocukların bir an önce serbest bırakılmasını istiyoruz. Ayrıca ailelerini geçindirmek amacıyla binlerce çocuk sokakta çalışıyor. Bu çok vahim bir durumdur."

'EĞİTİM MİLİTARİST BASKILAR ALTINDA'

Türkiye'nin anadilde eğitim önündeki engelleri kaldırmadığı sürece Avrupa Birliğine giremeyeceğini söyleyen Brinkmann, anadilde eğitimin mücadelesi veren Eğitim Sen üyelerinin sürgün ve davalarla karşı karşıya olduğunu ifade etti. Brinkmann, "Türkiye resmi dili konuşan insanlara farklı, başka bir dilde olan insanlara farklı yaklaştığı sürece AB'ye girmesi imkânsızdır. Eğer AB'ye girmek istiyorsa ilk başta insan hakları yasalarını koşulsuz yerine getirmesi gerekiyor. Buna dilde eğitimde dâhildir. Ancak en basitinde Dersim'de manzara eğitim militarist baskıların altında devam ediyor. Biz buna bizzat yerinde şahit olduk. Eğitim yuvasını kışlaya çevirmesini asla kabul edemeyiz. Bunun mücadelesini veren kardeş sendikamız Eğitim Sen üyeleri neredeyse hakkında dava açılmayan tek eğitimci kalmamış. Bu antidemokratik uygulamalarla Türkiye nasıl AB'ye girecek?" diyerek sordu.

'ANADİLDE EĞİTİM GELİŞTİRİR'

Farklı coğrafya ve bölgelerde yapılan bilimsel araştırmalar sonucunda ana dilde eğitimin çocuk gelişiminde şart olduğunu ifade eden Manfred Brinkmann, Kürt çocukların anadilde eğitim görmelerinin şart olduğunu vurguladı. Dünya çapında yaptıkları bilimsel araştırmalar sonucunda kendi ana dilinde eğitim gören çocukların yabancı dillerde eğitim görenlerden daha rahat oldukları ve verilen bilgileri aldıklarını kaydetti. Brinkmann, şunları ifade etti: "Bu nedenle uluslar arası anadilde eğitimin bir hak olarak görüyoruz. Bilyonlarca bir halkın anadilinde eğitim yapılmaması trajik bir durum biz Almanya ve uluslar arası bilimsel sendikalar olarak Kürtlerin kendi anadillerinde eğitim hakkına kavuşması için gittiğimiz her yerde kamuoyuna duyuracağız Kürtler kendi dilleriyle eğitim görene kadar bunun mücadelesini vereceğiz. Türkiye'nin Kürt bölgelerindeki sorunu çözülmesi için ilk başta Kürt halkının sorunlarını barışçıl yoldan çözmesi gerektiğine inanıyoruz. Kürt halkının bütün haklarını koşulsuz yerine getirmelidir."

 

DİHA