26 Mayıs 2011, Perşembe

Leyla Alp yazdı:

Sibel Üresin bizden değildir peki kimlerdendir!

LEYLA ALP leyla.alp@gmail.com

Bu hayatta çok şey olunabilir. Profesör olunabilir, bakan olunabilir, başbakan olunabilir, yaşam koçu, danışman olunabilir ama kolay kolay insan olunamaz.

Bu hayatta pek çok şeyi alabilirsiniz. Ev alabilirsiniz, en lüksünden araba, yat, kat, ada hatta memleket satın alabilirsiniz. Ama akıl satın alamazsınız.

Bütün bunlar nereden aklıma geldi? İki gün önce çeşitli belediyelerde kadın ve aile konusunda seminer veren ve diğer yandan da danışmanlık yapan Sibel Üresin, kadınlar daha doğrusu çok eşlilik üzerine inciler döktü. Haberi okuyunca aklıma otomatik olarak yukarıdaki satırlar geldi.

İnsan olmak zordur. Akıl sahibi insan olmak çok daha zordur.

Akıl, eğer aklı olmayan birisine verildiğinde faydası olan bir şey olsa idi "birisi Sibel Üresin'e akıl versin" diyecektim. Ama insanın birisinden akıl alması içinde yine akla ihtiyacı vardır. Anlayacağınız durum vahim...

Sibel Üresin zaten bu engin düşüncelerini uzun süredir bir sitede yazıyordu. Ve böyle yazmasının nedeni de herkes tarafından bir şekilde fark edilmekti. Çünkü, kadın üzerine bir şeyler söylemek hem de tersten bir şeyler söylemek bu ülkede her zaman çok konuşulur.  Tepki alır ya da birileri onaylar. Ama sözün sahibi mıh gibi akılda kalır. Kadın demekten imtina ettiğim (bu satırları yazanla o açıklamaları yapanın aynı cinsten olması mümkün değil gibi görünüyor) Sibel Üresin'in adını duyurmak kendinden bolca bahsettirebilmek için bu tür açıklamalarda bulunduğuna şüphem yok. Eh sonunda başardı... Başı göğe ermiş olmalı. Kendisini bundan gayrı televizyonda bolca görebilirsiniz. Ben kendisine izdivaç programlarını daha çok yakıştırıyorum. Bir erkeğin birden fazla kadınla evlenmesini doğru bulduğuna göre bu işi pek ala kıvırabilir. Programda iki de göbek attı mı iş tamamdır. Reytingler tavan yapar.

Sibel Üresin artık ünlü bir isme sahip oldu. Bunu yaparken neleri kaybettiğini anlayabilecek bir akla sahip olduğunu ise hiç sanmıyorum. Onun aklının nasıl çalıştığını anladık. Peki Sibel Üresin'e kadın ve aile konusunda seminer verdiren belediyelerin yöneticilerinin aklı nasıl çalışıyor? Ya da bu saatten sonra açıklamalar bütün gazetelerde çıkmış Sibel Üresin sırıtan bir ifadeyle gazete ve internet sayfalarında arzı endam etmişken ona seminerler verdiren belediyeler ne söyleyecek ve ne yapacaklar? Sibel Üresin o belediyelerin kapılarından gene girip çok bildiği (!) kadın ve aile konusunda seminer verecek mi? Ya da Sibel Üresin bütün bunları anlatsın diye mi bir belediyeden ötekine koşarak gidip seminer veriyordu? Kadınlara "Çok konuşursanız dayak yersiniz... Eşiniz sizi aldatsa da boşanmayın... Kızlar koca buldunuz mu armudun sapı üzümün çöpü demeyin hemen evlenin..." gibi akıllar vermesi için mi seminerlere çağrılıyordu?

Sibel Üresin adını duyurdu ama ona seminer verdiren belediyeler bence bu saatten sonra artık zan altındadır. Çünkü kendi çatısı altında kadınların aşağılanmasına, şiddet gören kadınların susmasına destek olmuş, suç işlemiştir.

Sibel Üresin yaptığı açıklamalardan da anlaşıldığı üzere bizden değildir. Onun seminer verdiği belediyeler ve o belediyelerin sahip olduğu politik anlayış onu sahipleniyor ve bizden diyorsa bizim de bunu bilmeye hakkımız vardır. Çünkü o zaman bu reklam peşinde koşan birinin hezeyanları olmaktan çıkıp politik bir anlayışa bürünür. Bu nedenle söz konusu belediyeler ya da iktidar bu konuda hem bir açıklama yapmak hem de bu güne kadar Sibel Üresin'in verdiği seminerlerle ilgili yasal bir süreç başlatmak zorundadır. Yok eğer bu anlayış belediye yöneticileri, iktidar partisi tarafından alkışlanıyor ve kabul görüyorsa son kez kadınlar adına diyorum ki; Sibel Üresin bizden değildir. Sakın ola söylediklerini kadınlara mal edip boş hayallere kapılmayın.