13 Haziran 2012, Çarşamba

'...Ama ne yaptıklarını iyi biliyoruz'

KESK'li kadınlar, tutuklu arkadaşlarının 4 aydır ne ile suçlandığını bilmeden cezaevinde tutulduğunu belirterek, "Arkadaşlarımızın ne ile suçlandıklarını bilmiyoruz ama ne yaptıklarını iyi biliyoruz" dedi.

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) İstanbul Şubeler Platformu, 15 kadın üye ve yöneticisinin serbest bırakılması talebiyle Bakırköy Kadın ve Çocuk Tutukevi önünde basın açıklaması yaptı.

KESK'li kadınlar tarafından yapılan yürüyüş ve basın açıklaması sırasında, tutuklu bulunan kadınların fotoğraflarının bulunduğu "KESK'li kadın tutsaklar onurumuzdur" pankartı taşını. Cezaevi önüne gelen KESK'li kadınlar adına Eğitim-Sen İstanbul 5 No'lu Şube Sekreteri Evrim Dirican bir açıklama yaptı.

KESK üye ve yöneticisi 14 arkadaşlarının 13 Şubat'ta düzenlenen operasyon ile gözaltına alınarak tutuklandığını hatırlatan Dirican, 4 aydır iddianame olmadan tutukluluk hallerinin devam ettiğini söyledi. Eğitim-Sen üyesi Prof. Dr. Büşra Ersanlı'nın da tutuklu bulunduğunu hatırlatan Dirican, "AKP eliyle kurulmaya çalışılan tek parti iktidarına dayalı yeni otoriter rejim, kendi suretinden ibaret bir dünya yaratmak için var gücüyle çalışıyor. Tasavvur ettiği bu resme uymayan her unsuru her geçen gün hegomonyasını arttırdığı kolluk, yargı ve medya aracılığıyla yok etmeye çalışıyor" dedi.

Türkiye'de en çok kadın üyeye sahip ve yönetici kademesinde en çok kadın olan konfederasyon olması sebebiyle KESK'li kadınların özel hedef seçildiğine dikkat çeken Dirican, "Bu tutuklamalar aynı zamanda, siyaset alanında kadınların varlığını ve mücadelesini büyük tehdit olarak algılayan, kadınların varlık mekanı olarak evi işaret eden muhafazakarlığın, eril öfke ve saldırganlığın da göstergesidir" diye konuştu.

Dirican, Terörle Mücadele Yasası nedeniyle dosyada gizlilik kararı bulunduğunu ve arkadaşlarının 4 aydır ne ile suçlandıklarını bilmeden cezaevinde tutulduğunu anlattı.

'ONLARIN NE YAPTIĞINI İYİ BİLİYORUZ'

Dirican, şöyle devam etti: "Arkadaşlarımızın ne ile suçlandıklarını bilmiyoruz ama ne yaptıklarını iyi biliyoruz ve ilan ediyoruz. Onlar, sömürüye karşı mücadelenin ön saflarında yer alan emekçilerdir. Onlar, patriyarkaya karşı mücadele eden kadınlardır. Onlar, Kürt sorununda çözümsüzlüğü ve şiddeti dayatanlara karşı barıştan, halkarın kardeşliğinden, eşit, özgür, gönüllü birlikteliğinden yana taraftırlar. İşleri güçleri ve suçları da bundan ibarettir."

Arkadaşlarının serbest bırakılmasını ve adil, hızlı, tutuksuz yargılama isteyen Dirican, "Kadınlara, emekçilere, ezilen halklara zulmü reva görenlerle ilk defa karşılaşmıyoruz. Onlara cevabımızı grevlerimizin, eylemlerimizin en ön saflarında yer alarak sokaklardan, meydanlardan, iş yerlerimizden veriyoruz ve yine söylüyoruz; vardık, varız, varolacağız" dedi.

İstanbul-EmekDünyası.Net/ETHA