14 Nisan 2011, Perşembe

‟Kadın sağlığı alanında talep üretmemiz gerekiyor!‟

Kadınlara kendi sağlık ve bedenlerine ilişkin yeni bir perspektif geliştirmek amacıyla kaynak olacak Our Bodies, Ourselves (Bedenlerimiz Biziz) kitabı 2011 sonunda Türkçe de yayımlanacak. Kitabın çevirisini ve adaptasyonunu üstlenen Mavi Kalem Derneği ekibinde yer alan Gamze Karadağ sorularımızı cevapladı.

CORINNA TROGISCH coel.trogisch@emekdunyasi.net

Sözünü edeceğimiz kitap uzun yıllardır dünya seyahatine çıkmış durumda. 1960'lı yıllarda, çeşitli ülkelerde kadınlar tarafından ‟ikinci dalga‟ olarak adlandırılan feminist isyanın başlatıldığı sırada Boston'da bir grup kadın sağlık konusuna yeni bir perspektiften bakmak amacıyla bir araya geldi. Bu çabanın sonucu ilk kez 1973 yılında yayınlanan Our Bodies, Ourselves (Bedenlerimiz, Kendimiz) adlı feminist kadın sağlığı kitabıdır.

Bu kitap, kadınların kendi algılarına dayanarak, kadın bedenine karşı alışılagelmiş perspektiflere ve aynı zamanda farmakoloji endüstrisine ve erkek egemen jinekolojik yöntemlere karşı koymaya yönelik bir tutum oluşturmayı hedefliyor. Kitabın hakkında tavsiyelerde bulunduğu çeşitli başlıklar arasında; kadınların kendi kendilerini nasıl jinekolojik muayene uygulayabilecekleri, jinekolojiye dair doğal tedavi yöntemleri ve kadın sağlığının psikolojik, sosyal, toplumsal ve kültürel boyutları yer alıyor. Kitapta bu konular kadın bakış açısıyla ele alınmaktadır.

Kitap, daha önce hastalıkların tedavisi için yaygın şekilde uygulanmış olan ve rahmin kadın vücudu için bebeği taşımak dışındaki işlevlerini ve kadın sağlığı için genel ve bütünselci anlamda önemini dikkate almayan gereksiz histerektomi - rahim alma operasyonunun eleştirisini yapıyor.  Günümüzde rahim alma operasyonunun çok sayıda ve pek çoğu tanınmamış alternatifleri mevcutken, hala kadın bedenine en çok müdahale eden ve en riskli yan etkileri taşıyan yöntemin kullanımı söz konusu. OBOS kitabı bu noktada alternatif bilgilerin yayınlanmasına ciddi bir katkı sunuyor. Bu kitap içeriğinin yanı sıra; yeni basımı için güç ve destek sağlayan ve ortaya koyduğu eleştiriyi gündeme taşıyan kadınlar ve cinsiyetçi baskıya maruz kalan diğer bireyler için bir mücadele hareketinin gerekliliğini de ifade ediyor. Bu şekilde, sağlık alanındaki kurumlar üzerinde politik baskı oluşturmayı ve kadınların sağlık konusunda kendi geleceğini yönetmesinin temelini oluşturmayı hedefliyor.

Kitabın ilk basımının ardından çok sayıda genişletme ve güncelleme yapıldı ve kitap bugüne dek 22 dile çevrildi. Kitabın şekli yerel koşullara ve onu hayata geçiren hareketlerin politik özelliklerine göre değişebilir.[1] Aynı zamanda kitabı aktaran kadın hareketleri ulus-ötesi feminist iletişim için etkileyici birer örnek oluşturmaktadır.

Birçok ülkede Our Bodies, Ourselves'in adaptasyonu uzun zamandır bulunmaktayken, kitabın Türkçesi ancak bu yılın sonunda piyasaya çıkabilecek. Kitabın çevirisini ve adaptasyonunu İstanbul'daki tarihi Fener/ Balat mahallesinde faaliyet gösteren sosyal yardımlaşma derneği Mavi Kalem üstlendi. Mavi Kalem, 2000 yılında pratisyen hekim ve feminist aktivist Filiz Ayla tarafından kuruldu. Çatısının altına birçok projeyi bir araya getiren dernek, aynı zamanda çeşitli uluslararası işbirliklerine katılıyor.[2]

Mavi Kalem kadrosunda yer alan ve OBOS adaptasyonu projesinde başından beri çalışan Gamze Karadağ sorularımızı cevapladı.

OBOS un Türkçe adaptasyonu çalışmaları su an hangi noktada?

OBOS / Bedenlerimiz Biziz Türkçe Çeviri ve Adaptasyon Projesine 2005 Kasım ayında başladık. Our Bodies, Ourselves'in Türkçe kitabının  adı "Bedenlerimiz Biziz" olacak. Kitabın çevirisi ve adaptasyonu tamamlandı. Bu adaptasyon aşamasında 9 kadın kuruluşu danışma kurulunda yer aldı, bazı kuruluşlar ilgili bölümlerde danışmanlık verdi ve onlarca kadın sağlığı uzmanı adaptasyon aşamasında gönüllü destek verdiler. "Bedenlerimiz Biziz" Metis yayınlarından 2011 yılı sonunda çıkacak.

Hazırlık sürecini biraz daha açabilir misin? Ne zamandan beri, nasıl bir işbirliği ya da ittifak içinde çalıştınız?

2005 Kasım ayında projeye başladık. Projeyi gerçekleştirmek için tüm kaynağı toplu bulamadığımız için projeyi küçük küçük kaynaklarla 5 yıl gibi uzun bir sürede tamamladık. Proje Türkiye genelinde "kadınlarla" çalışan kadın kuruluşlarının kitabın adaptasyon aşamasında gönüllü desteğiyle uygulandı. Tabi ki projenin 5 yıl gibi uzun bir zaman dilimine yayılması adaptasyon için birlikte çalıştığımız kadın kuruluşlarıyla iletişimi zaman zaman zayıflattı. Projeye destek veren kadın kuruluşları;  Ankara Kadın Dayanışma Vakfı, Çapa Kadın ve Çocuk Sağlık Eğitim ve Araştırma Merkezi, Gazi Üniversitesi-Tıp Fakültesi Hastanesi Kadına Yönelik Şiddeti Önleme Grubu, İnsan Sağlığı ve Eğitimi Vakfı, Kadının İnsan Hakları - Yeni Çözümler Derneği, Kaos GL Mavi Kalem Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Sabancı Üniversitesi-Bizim Bedenlerimiz ve Bizim Cinselliklerimiz Projesi, Van Kadın Derneği. Ayrıca Pozitif Yaşam Derneği, Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklarla Savaşım Derneği gibi kuruluşlar da ilgili bölümlerde uzman okuma yaparak gönüllü destek verdiler.  Adaptasyon aşamasında danışma kurulunu oluşturan kadın kuruluşları kendi uzman oldukları bölümlerle ilgili okumalar yaparak kitaba katkı sağladılar. Kitabın konuları ile ilgili kendi çalıştıkları grupların yaşam deneyimlerini veya kendi yaşam deneyimlerini, değişen uygulamalarla ilgili güncellemeleri bizimle paylaştılar. Yaptıkları araştırma ve yayınlarını da kitapta kullanılmak üzere paylaştılar. Bu kurumlar kadının insan hakları, LGBTT bireylerin hakları, HIV AİDS ile enfekte olmuş kişilerin hakları, Cinsel yolla bulaşan hastalıklarla enfekte olmuş kişilerin haklarını savunan ve kadına yönelik şiddet, sağlık eğitimi vb. konularda çalışmalar yapan kuruluşlardır.

OBOS adaptasyonuyla ne amaçladığınızı bir acar mısın? Kitap kim tarafından ve nasıl kullanılacak Türkiye'de?

Kadınlar eğitim almış veya eğitim almamış da olsalar, kendi bedenlerini tanımıyorlar. Bedenlerini medyanın ürettiği formlar, erkek egemen anlayış ve diğerlerinin gözünden tanımlamakta ve öğrenmekteler. Kadın bakışıyla sağlık bilgisine ulaşmakta güçlük çekmekte ve eksik / hatalı bilgi nedeniyle kadın olarak sağlık hakları doğrultusunda talep getirememektedirler. Türkiye de kadın hareketi özellikle bu konuya odaklanamamaktadır. Bedenlerimiz Biziz kadınlara kendi bedenlerini tanıma ve sağlık konuları ile ilgili yaşadıkları sorunlarda yalnız olmadıklarını görmelerini, diğer kadınlarla dayanışmayı destekleyecektir. Türkiye de talep geliştirmekte yetersiz olduğumuz bu görünmez konunun Türkiye de kadınlar arasında görünür hale geleceğini düşünüyoruz. Bu kitap aynı zamanda sağlık haklarını geliştirmeleri ve sağlık hakları ile ilgili talep geliştirilmesi için kaynak kitap olacaktır.

 

Sen kadın sağlığı ve onunla ilgili talepler konusunda 'Türkiye de kadın hareketi bu konuya odaklanmamaktadır' diyorsun. Bunun nedenleri hangisi sence?

Kadın ya da feminist hareket tarafından kadın bedeniyle/sağlığıyla ilgili yürüten başka çalışmalara ilişkin bilgin var mı? Ben mesela seminer gibi şeylerden duydum. OBOS gibi kapsamlı şeyler değil bunlar ama sanki bir gelişme söz konusu. Sence son zamanlar kadın hareketi tarafından daha çok ilgi gören bir alan mı kadın sağlığı?

Türkiye Kadın hareket bu alanda çalışmalar yürütmeye (AMARGİ'nin yaptığı atölye çalışmaları, kadının İnsan Hakları Yeni çözümler vakfının yaptığı Kadının İnsan Hakları Eğitim Programı gibi) yıllar öncesinden başlamıştır. Bunlar tabii ki çok önemli çalışmalar. Bunun yanı sıra  feminist hareket daha çok kadının sosyal hakları, insan hakları, istihdam, şiddet, namus cinayetleri gibi konuları tek tek ele almaktadır. Bunun sebebinin ise bazı konuların acil müdahale gerektirmesi (Kadın cinayetleri gibi konularda direkt politika ve talep geliştirmek gibi) durumlar var. Fakat sağlık hakkı yaşam hakkıdır. Yani tüm bu konuları içine alan bütünsel bir yaklaşım gerektirmektedir. Dolayısıyla bahsettiğim konular bir bütündür ve sağlık hakkı tüm bu konuların temelini oluşturmaktadır.

Kitabınız kentle kırsal alan arasındaki çelişki ya da Türkiye'deki kültürel farklılıklar gibi konuları ne şekilde ele alıyor, bunlara nasıl değiniyor?

Kitap kadın sağlığı ile konuları 32 farklı başlık altında ele alıyor. Kentte, kırsalda ve aynı zamanda farklı kültürel geleneklere sahip kadınların yaşamlarına dair çözümlerini - çözümsüz kaldığı yaşam hikayelerinden oluşuyor. Böylece "Bedenlerimiz Biziz" batısından doğusuna, güneyinden kuzeyine tüm kadınları saran bir kitap olarak ortaya çıkacak.

Bu kadar uzun bir süreçten sonra ürettiğiniz kitap en çok hangi konulara önem ve yer veriyor? 
Sence en yakıcı kısımları hangileri? Neden?

Gündelik yaşamda farkında olmadan bize dayatılan birçok uygulama var. Bedenlerimizle ilgili medya popüler, cinsellik satan imajlar dayatıyor; bu imajları yaşamaya çalışıyoruz. Yasal olarak 10 haftaya kadar kürtaj/istemli düşük yasal hakkımızken 8 haftadan sonra biz yapmıyoruz diyen kurumlar nedeniyle kürtaj için yüksek ücretler ödüyoruz, doğal doğum yapmak hakkımızken gereksiz tıbbı uygulamalarla doğum sırasında sakatlanabiliyoruz (kadın ya da bebek). Ya da sezaryen ile gereksiz tıbbi müdahaleye maruz kalıyoruz. Cinsel yolla bulaşan bir hastalığımız var ama korkuyoruz, utanıyoruz ve bu konuda destek alabileceğimiz örgüt dernek vb. kurumlara ulaşmaktan kaçıyoruz. Bunun gibi yaşamımızdan onlarca örnek verilebilir bu kitabın üzerinde durduğu odaklandığı konulara."bedenlerimiz biziz" kitabın adı bence en anlamlı mesajı veriyor. Çünkü bence ben olmak biz olmanın ilk adımı. Bu adım bedenlerimizi tanımak ve fark etmekten başlıyor.

Şimdi senin bunu söylemen bence Türkiye'de 1980'lerden sonra gelişen feminist hareketinin getirdiği en önemli politik yenilemelerin birisini ifade ediyor: Kadınların 'ben' demesi, bunu teşvik etmesi, meseleleri başka, yani kurumsal önderliğin aracılığından bağımsız olarak ele almalarının güçlendirmesi. Bu da bana başka bir şey düşündürüyor. Ben kadın/feminist hareketinin sağlık konusuna yeteri kadar odaklanmamasının nedeninin kısmen şu olduğunu düşünüyorum: Feminist hareket geniş kadın hareketinden farklı olarak katılımcısı çok az olan, küçük bir kitle. Karşı-kültüre ait ve toplumda kadın konusunda hakim olan yargılara karşı çıkıyor, ama bunu kitlesel bir hareket olmadığı için sadece sınırlı bir oranda yapabiliyor. Türkiye'de sağlık sistemi, kadın ya da 'kadın ve çocuk' sağlığı ile ilgilenen kurumları ise büyük bir alan oluşturuyor. Buna karşı az sayıda kadından ibaret olan feminist hareket nasıl bir politika geliştirsin? İlk olarak kime hitap etsin, kurumları ya da doğrudan onların kadın sağlığı anlayışına maruz kalan kadınlara mı? Yani bu konu fazla büyük gelebilir. Sizin şimdi başardığınız gibi bir proje inanılmaz uzun solukluluk ve çaba ister. Bir karşılaştırma yapacak olursam, bana şöyle geliyor: Türkiye'den farklı olarak, örneğin Batı Almanya'da ebelerin güçlü bir hareketi mevcut ve OBOS kitabı feminist kadın sağlığı merkezleri gibi başka 'ürünleri' varken daha geniş bir kadın sağlığı hareketinin bir ürünüdür. Burada sanki siz tam tersine, bu ürünle böyle bir hareketi teşvik etmek istiyorsunuz. Öyle mi?

Senin de bildiğin gibi Bedenlerimiz Biziz (OBOS) kadınlar tarafından kadın bakışıyla yazılmış bir kitap. Dolayısıyla tüm kadınlara hitap ediyor. Ama ürün bir kitap olduğu için bireysel bir dil taşıyor. Kadınlara Yaşamın başlangıcından sonuna kadar kadın sağlığını ilgilendiren tüm konularda nasıl çözümler üretebileceğini ve diğer kadınlara ve tabi ki kendine nasıl destek olacağı konusunda yol gösteriyor. Erkek egemen sistemin içinde kadın bakışıyla yaşayan kadınların çabaları sonucu ortaya çıkan çözümlere nasıl dahil olabilecekleri konusunda kadınları teşvik ediyor. Kendini Feminist olarak tanımlayamayan veya tanımlamaktan çekinen birçok kadını da bu kitapla feminist hareketin temel taşı olan "kadın dayanışması" konusunda düşünmeye ya da hareket etmeye teşvik ediyor.

OBOS Sonuç olarak Amerika'da ki Feminist hareketin bir ürünü olarak ortaya çıkmıştır. Yapılan adaptasyon ile ortaya çıkan "Bedenlerimiz Biziz" Türkiye'de Kadın sağlığı alanında politika üretmek için mücadele eden kadınlar için dayanışmayı güçlendirmek ve yeni politikalar üretmek için kaynak kitap olarak kullanabilir. Senin de söylediğin gibi bu ortaya çıkacak kitap ile kadın sağlığı hareketi tekrar aktive edilebilir. Bunun için çabalamaya devam edeceğiz.

Başka ülkelerdeki kadın hareketleriyle beraber çalışmak ister misiniz? Ne şekilde bir alışveriş ve işbirliği düşünüyorsunuz?

Yurtdışında kadın konusunda ortak çalışmalar yapmak isteriz. Kadın sağlığı, sağlık hakları, kadın ve göç, şiddet vb. konular bizim dernek olarak çalışma konularımız olduğu için öncelikle bu konularda çalışmak isteriz.