27 Mayıs 2012, Pazar

Feminist kadınlar kürtaj hakkı için yol kapattı

Erdoğan'ın "Kürtaj cinayettir" açıklamalarına tepki gösteren feminist kadınlar, Beşiktaş'ta bulunan Başbakanlık ofisinin girişindeki caddeyi trafiğe kapattı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın "Kürtaj cinayettir. Uludere neyse kürtaj da odur" açıklamalarına tepki gösteren feminist kadınlar, Beşiktaş'ta bulunan Başbakanlık ofisi önünde eylem yaptı. Başbakanlık ofisinin girişi polis ablukasına alındığı için cadde üzerinde bulunan kaldırımda basın açıklaması yapan feminist kadınlar, açıklamanın ardından İstanbul'un en işlek caddelerinden olan Beşiktaş Caddesi'ni trafiğe kapattı.

Bir süre cadde üzerinde oturma eylemi yapan kadınlar, polisin müdahale tehdidinin ardından eylemlerini bir süre daha devam ettirerek sona erdirdi.

"Başbakan elini bedenimden çek", "Tayyip sen yat kuluçkaya" sloganlarının atıldığı eylemde feminist kadınlar adına açıklama yapan Güneş Engin, "En az 3 çocuk diye çıktınız yola, hızınızı alamadınız 5 dediniz. Şimdi ise 'sezeryanla doğuma karşıyım, kürtaj cinayettir' diyorsunuz. O da yetmiyor, faillerini bile bile gizlediğiniz bir devlet cinayeti olan Uludere ile kürtajı eşitliyorsunuz" dedi.

Başbakan'ın kadın bedenini devlet meselesi haline getirip istediği gibi konuşamayacağını vurgulayan Engin, "'Kürtaj cinayettir' diyerek, insanlık tarihi boyunca süregelen kadın doğurganlığını denetleme ve beden sömürüsünü meşrulaştırma amacı taşıyan söylemlerinize biz kadınlar yüzyıllardır direniyoruz ve direnmeye devam edeceğiz" şeklinde konuştu.

Doğum kontrol yöntemlerinin pahalı olduğunu, ucuz yöntemlerin ise kadınların sağlık hakkını ve yaşama hakkını riske attığını ifade eden Engin, daha yüksek standartlarda doğum kontrol yöntemlerine tüm kadınların ücretsiz ve kolay erişimi sağlanması gerektiğini, sağlık ve nitelikli koşullarda ücretsiz kürtaj hakkının güvence altına alınması gerektiğini vurguladı.

Engin şöyle konuştu: "Kadınlar AKP Hükümetinin sağlık reformları ve aile hekimleri yüzünden doğum kontrol yöntemlerine ulaşamamakadır. Bunları yapması gereken Başbakan, 'Kürtaj cinayettir, sezeryana karşıyım' diyerek açıkça devletin pozitif yükümlülüklerini tanımamakta, kadına karşı ayrımcılık yapmakta, bedenimiz üzerinde egemenlik kurmaya çalışmaktadır. Başbakanı derhal özür dilemeye, kadınlara, temel haklarına karşı mütecaviz söylemler yerine kadın cinayetlerini bir an evvel durdurmak için harekete geçmeye çağırıyoruz. Başbakan hem Roboski cinayetinden hem de sistematik kadın cinayetlerinden sorumludur, bedenlerimizden değil."

İstanbul-ETHA