10 Ekim 2011, Pazartesi

Paran varsa korunma talep et!

Şiddet kıskacındaki kadınlara bir darbe de yeni kanunla geliyor. Kadınlar artık 110 lira ödemeden korunma talep edemeyecek. Çünkü artık dava açarken 'gider avansı' peşin yatırılacak.

Şiddete uğrayan kadınlar, artık 110 lira ödemeden korunma talep edemiyor. Çünkü 1 Ekim'de yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre artık hukuk mahkemelerinde açılacak tüm davalarda masraflar peşin ödenmek zorunda. Bu da aile mahkemelerinde boşanma ve nafaka davası açmış, korunma talep etmiş çok sayıda kadının mağdur olması anlamına geliyor.

Evrensel'den Sevda Karaca'nın haberine göre yeni Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereği artık dava açarken 'gider avansı' yatırmak gerekiyor. Avans tarifesine göre davacı, bu tarifede gösterilen gider avansını dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorunda. Gider avansı her türlü tebligat ve posta ücretleri, keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderleri kapsıyor.

Av. Habibe Yılmaz Kayar'a göre, bu uygulama, şiddetten korunmak için başvuran kadınlar bakımından adalete başvurmayı engelleyici nitelikte. Bunun somut örneğini, şiddet gören bir kadın müvekkili için koruma kararı almak istediklerinde yaşamışlar bile. Ölüm tehdidi altında bulunan bir müvekkili için korunma talebinde bulunmak için aile mahkemesine başvurduklarında kendilerinden 110 lira talep edildiğini anlatan Kayar, evinden şiddet nedeniyle ayrılmış ve zor koşullar altında yaşam mücadelesi veren müvekkilinin bu parayı ödemesinin mümkün olmadığını ifade ediyor.

4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun gereği korunma kararı istenmesinin harca tabi olmadığını hatırlatan Kayar, tevzi bürolarının 4320 sayılı Kanun'un özel niteliğini göz ardı ettiğini bildiriyor. "4320 sayılı Ailenin Korunmasına dair Kanun'a ilişkin başvurular dosya üzerinden ve  çoğunlukla duruşmasız verildiği için başkaca bir masraf gerekmemektedir" diyen Habibe Yılmaz Kayar, korunma talebinin aciliyeti nedeniyle, zorunlu gider avansı uygulamasının şiddet gören kadınların adalete erişimini engellediğini vurguluyor. Şiddet gören, çoğu zaman nüfus cüzdanını bile almaya fırsat bulamadan evden ayrılmak zorunda kalan ve ölüm tehdidi altında bulunan şiddet mağduru pek çok kadın için 110 lira karşılanamaz bir miktar olduğu için kadınlar korunmasız kalabilir, adalete başvurma hakları ortadan kalkabilir.

ULUSLARARASI SÖZLEŞMELERE DE AYKIRI

Bu uygulamanın acilen sonlandırılmasını isteyen Avukat Kayar, tevzi bürosunun yeniden yapılandırılması gerektiğini söylüyor. Kayar, Türkiye'nin imzacı olduğu CEDAW, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi gibi uluslararası sözleşmelere de aykırı olduğuna işaret ediyor: "Şiddetten uzak güvenli yaşama, adil yargılanma, etkin iç hukuk yoluna başvurma hakkının ihlali söz konusu. Şiddetten korunmak için başvuran kadınlar, hiçbir biçimde adalete başvuramayacak."

Kadına yönelik şiddetle ilgili yeni bir yasa tasarısının hazırlığı içinde olan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin'in bu yaşananlara ilişkin nasıl bir adım atacağı ise merak konusu. Yetersizliği nedeniyle kadın örgütlerinin ve hukukçuların eleştirdiği 4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun'u bile uygulanamaz hale getiren bu düzenleme, şiddete karşı yeni yasa hazırlığı açısından olumsuz bir ilk adım oldu.