19 Aralık 2012, Çarşamba

Tecavüz sonucu hamile kalan kadına da 'kötü ihtimal ölürsün' dediler!

Van'da tecavüze uğrayan bir kadın, hamile kaldığı bebeği kürtajla aldıramadığı için ölümle karşı karşıya.

Geçtiğimiz haftalarda, ölümle tehdit edildiği gerekçesiyle başvurduğu Van Vali Yardımcısı tarafından kendisine, "En kötü ihtimalle ölürsün" denilen öğretmen Gülşah Aktürk'ün, gittiği memleketi Konya'da sokak ortasında katledilmesi sonrası, Van'da göz göre göre bir ölüme daha davetiye çıkarılıyor. Onbinlerce kadının karşı çıkmasına ve imza kampanyalarına rağmen yürürlüğe giren Kürtaj Yasası ile özellikle tecavüze uğradıktan sonra hamile kalan kadınlar ölüme terk ediliyor. Kadın kurumlarının en fazla dile getirdiği "tecavüze uğrayan bir kadının hamileliğini aldıramayacağı" eleştirilerine AKP'li Sağlık Bakanı Recep Akdağ, "tecavüze uğrayan da çocuk doğursun biz devlet olarak bakarız" yanıtı vermiş ve bu daha büyük tepkilere neden olmuştu. Van'daki yargı ve bakanlık da hükümet yetkililerinin "Tecavüze uğraması sonucu kadın çocuğu doğursun gerekirse devlet bakar" açıklamasının gereğini yerine getirmeye çalışırken, kadının "ölüm riski ile karşı karşıya olduğu" gerçeğini ise görmek istemiyor.

Edinilen bilgilere göre; Van'da 23 yaşındaki bir kadın tecavüze uğradı. Tecavüz sonrası hamile kalan kadın, Van'da faaliyet yürüten bir kadın kurumuna başvurdu. 12 haftalık hamile olan kadın, olayın duyulduğu takdirde, aileler arasında olayların çıkacağını ve kendisinin de can güvenliği olmadığını belirterek, tecavüz sonucu hamile kaldığı bebeğinden kurtulmak istiyor.

'ÇOCUĞU İSTEMİYORSA DEVLET BAKAR'

Başvurduğu kadın kurumu ile beraber can güvenliği olmadığı için savcılığa dilekçe yazan kadın, can güvenliğinden dolayı yazdığı dilekçede isminin belirtilmesini dahi istemedi. Kadın kurumu yöneticileri ise, ilk etapta kürtaj için kentte hizmet veren doktorlarla görüştüklerini belirterek, "Bizler doktorlara gittiğimizde doktor kürtaj konusu olunca yanaşmıyor. Hastayı almıyor. 12 haftalık olunca kürtaj yapılır. Doktorlar bize, 'Anne karnında bir engelli durumu varsa kürtaj yaparız. Başka türlü savcılık kanadı ile bizler kürtaj yapabiliriz' diyorlar'' dedi. Doktorların söyleminin ardından savcılığa dilekçe yazdıklarını ifade eden kadın kurumu yöneticileri, savcının kendilerine, ''Biz böyle bir yazı veremeyiz. Sadece kadını korumaya alırız. Kadın doğum yapana kadar korumaya alırız. Doğum yaptıktan sonra çocuğu istemiyorsa devlet bakar" dediğini belirtti.

'NAMUS CİNAYETİNE KURBAN GİTMEK İSTEMİYORUM'

Kadın kurumu yöneticileri, "Tecavüze uğrayan kadın, olayın duyulmasını istemiyor. Kendisine tecavüz eden kişi için şikayette dahi bulunamıyor. Şikayette bulunduğu anda olay ortaya çıkacak endişesiyle yaşıyor. Olay ortaya çıktığı an kadın ailesi tarafından öldürülecektir. Kürtaj yapamadığımız taktirde karnının büyümesi halinde kadın yine öldürülecektir. Her iki durumda da kadın ölüm riskiyle yaşıyor. Savcılığa verdiğimiz dilekçede kadın 'Tecavüze uğradım. Bana tecavüz eden kişiyi şikayet edemem. Çünkü karşı taraf aileme zarar verir. Benim de ailemin de can güvenliği yok. Töre ya da namus cinayetine kurban gitmek istemiyorum. Bebekten kurtulmak istiyorum' diye kaydetti."

'YASALARIYLA KADINLARIN ÖLÜMLERİNE NEDEN OLUYORLAR'

Savcılığa verdikleri dilekçenin cevabını beklediklerini belirten kadın kurumu yöneticisi, "Bakan Şahin'e telefon açtım. Cevap vermeyince, ona mesaj attım. O bana dönmedi. Danışmanı beni aradı. Danışmanı ise beni kadın statüsüne yönlendirdi. Bir iki kişiyle görüştüm. Yasalara göre kürtaj için dilekçe veremeyeceklerini söylediler. Tek yapacakları şey koruma altına almaktır. Bakanlıktan, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu'ndan (SHÇEK) kurumumuza geldiler. Görüştük ama pek bir şey değişmedi. Kadının kendisine bir şey yapacağından korkuyorum. Bir haftadır başvurmadığım hiçbir yer kalmadı. Bakanlık, savcılık ile defalarca görüştüm. Kadını her gün arayıp durumunu sorup, moral vermeye çalışıyorum. Kendisine bir şey yapmasından korkuyorum. Çaresiz kalmak gerçekten kötü bir durum. Yasalarıyla elimizi kolumuzu bağladılar. Kendi çıkardıkları yasaları ile kadınların ölümlerine kadınların yok oluşlarına neden oluyorlar" dedi.

Şermin Soydan-DİHA