04 Mart 2011, Cuma

Öpsün seni Defne devrimi - Mehveş Evin

Acaba kadınların fiziksel özellikleri üzerinden ahkâm kesen, onları yola getirmeye yeltenen bu adamlar... Hiç aynaya bakıyorlar mı? Bakıyorlarsa, içlerindeki nefretin yansımasını görmeye dayanabiliyorlar mı?

Mehveş Evin - Milliyet - 02 Mart 2011

Defne Joy Foster'ın ölümünün ardından, hatta daha cenazesi kaldırılmadan Hıncal Uluç'un yazdığı ibretlik yazının yankıları sürüyor.

Hoş... Uluç, sık sık refere ettiği Batılı ülkelerden birinde yazar olsaydı, çoktan aforoz edilmişti. Bugün İngiltere'nin en iyi futbol yorumcusu, "kadınlara karşı ayrımcı sözleri" nedeniyle işsiz kalabiliyor.

Neyse ki sosyal medya var... Televizyon, gazete ve köşelerde giderek ağırlaşan ayrımcı dili eleştirmek için facebookve twitter'da yeni bir hareket başladı: Defne Devrimi. (http://www.petitionbuzz.com/petitions/defnedevrimi)

Yoksa eleştiriler, bir iki gün geçtikten sonra gündemin şehvetine gömülecek, unutulup gidecekti.

Altı bin imza

Şimdiden altı bin kişinin imzaladığı bu kampanyada, "başka bir medya hakkı" başlığı altında şu istekler sıralanıyor:

"Hayatın hiçbir alanını boş bırakmayan bu hoyrat dile son!

Özel hayatlara saygının hiçe sayılmasına son!

Gazete köşelerinin yüzde doksanının erkeklerce işgal edilmesine son!

Medyadaki tüm ayrımcı, cinsiyetçi, homofobik ve ırkçı yaklaşımlar ortadan kalksın; değişime ayak uydurmak istemeyenler çekilsin!"

Bu kampanya, şimdi daha da önem kazandı. Çünkü aynı gazetenin iki köşe yazarı, "bacı"lar üzerinden kadınları aşağılamaya devam ediyor. Efendim bütün solcu kızlar çirkinmiş, pasaklıymış...

Sahi... Bu ifadelerin, başörtülüleri "sıkmabaş" diye aşağılamaktan ne farkı var?

Aynaya bakın

Engin Ardıç, hızını alamayıp "bacı"ları öpmeye çağırmış meslektaşını. Belki böylelikle "ossaat liberal" kesilebilirmiş çirkin kızcağızlar!

Acaba kadınların fiziksel özellikleri üzerinden ahkâm kesen, onları yola getirmeye yeltenen bu adamlar... Hiç aynaya bakıyorlar mı? Bakıyorlarsa, içlerindeki nefretin yansımasını görmeye dayanabiliyorlar mı?

Sorarım, bu anlayışın dekolte yorumu yapan sözüm ona ilahiyatçıdan farkı ne? Kadınlar, onların gözünde, "erkeklikleri" kullanılarak şekillendirebilecekleri birer nesne. Mantık şu:

"Öpersin düzelir, açarsın d.zülür."

Çok ciddi bir tehlikeyle karşı karşıyayız. Eğer bu dilin sürmesine izin verirsek, kadına karşı şiddet bitmeyecek.

Yarın öbür gün bu dil, sizin de kızınızı, sevgilinizi, arkadaşınızı, annenizi veya kardeşinizi zehirleyecek.

Örtülü, örtüsüz... Solcu, liberal... Zengin, fakir...

Hiç fark etmez.

MEDYADA KADIN SINAVI

-  Hürriyet yazarı Kanat Atkaya'ya teşekkür... Kadın cinayetleri konusunu ve kadına karşı kullanılan dili dünkü yazısında öyle ustalıkla, öyle kibarca dile getirmiş ki.

-  Sabah gazetesinde, farklı nedenlerle erkeklerin hakaretine maruz kalan ve bunu açıkça dile getiren kadın meslektaşlar... Acaba "ağabeyleriniz" hakkında söyleyecek sözünüz yok mu?

-  Sabah'ın ombudsmanı Yavuz Baydar, acaba köşesinde bu yazarlara "medya etiği" dersi vermeyi düşünüyor mu? Sabah'ın saygın erkek köşecileri, ağızlarını açmayacaklar mı?

-  Etrafında bakımlı ve güzel kadın görmeyi, dans etmeyi, Batılı modernizmi yücelten diğer erkek yazarlar: "Siyasete bulaşan" kadınlardan hoşlanmıyorsunuz, biliyoruz. Çok övündüğünüz solcu geçmişinizi düşünüp en azından görüntüyü kurtarın.

-  Muhafazakâr kesimin yazarları: Başörtülülerin hakkını hararetle savunuyorsunuz, ama o başörtüsünün altındaki canı savunamıyorsunuz.

 

 

 

Anahtar Sözcükler