24 Temmuz 2011, Pazar

İstanbul'da 'büyük kadın yürüyüşü'

Kadın cinayetlerine karşı "Büyük kadın yürüyüşü" düzenleyen yüzlerce kadın, 'Kadın katillerinden hesap soracağız" dedi.

Yaklaşık 1 senedir, iki haftada bir Cuma günleri Taksim Meydanı'nda kadına yönelik şiddetin durdurulması ve kadın cinayetlerinin önlenmesi için oturma eylemi yapan Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'nun çağrısıyla bir araya gelen EHP, ESP/SKM, Ev İşçileri Dayanışma Sendikası, İstanbul LGBTT Derneği, Kadın Kapısı, SDP, SGD, Tüm İGD üyesi yüzlerce kadın yürüyüş düzenledi.

Tünel Meydanı'nda bir araya gelen ve BDP, DİSK, EMEP, İHD, KESK, ÖDP, Yeni Demokrat Kadınlar, İstanbul Kadın Hakları Koruma Derneği, İşçi Cephesi, Şefkat-Der, TKP ve oyuncu Beren Saat'ın da destek verdiği kadınlar, buradan Taksim Meydanı'na kadar yürüdü. İstiklal Caddesi'nden yürüyen kadınlar, "Büyük kadın yürüyüşü" gerçekleştirdi. Tünel Meydanı'nda bir araya gelen kadınlar, "Hesap soruyoruz", "Devlet kadınları neden koruyamıyor" ve "Bakanlığın koruduğu aile kadınların öldürüldüğü aile mi?" yazılı pankartlarını taşıdı.


Kadın cinayetlerini sembolize eden tabutların taşındığı yürüyüşün önünde gelinlik giyinmiş ve "Doğurduklarımız tarafından öldürüldük" yazılı dövizler taşıyan kadınlar ile eşi tarafından katledilen Ayşe Paşalı'nın maskelerini takan kadınlar dikkat çekti. Yürüyüş boyunca, "Kadın cinayetlerini durduracağız", "Kadın katillerinden hesap soracağız", "Jin jiyan azadî", "Kadın katillerine indirim değil ağır ceza" ve "Emeğimiz kimliğimiz bedenimiz bizimdir" sloganlarını atan kadınlar öldürülen kadınların fotoğraflarını taşıdı.

'DEVLETE KARŞI ÖRGÜTLÜYÜZ'

Taksim Meydanı'na ulaşan kadınlar, burada basın açıklaması yaptı. Kadınlar adına açıklamayı okuyan Berna Görgülü, "Kadınlara koruma vermesi gerektiği halde vermeyen, koruma kararı verdiği halde korumayan, kadın bakanlığını kaldırarak yerine aile bakanlığı getiren devlete karşı yalnız değil örgütlüyüz" diyerek konuşmasına başladı. Görgülü, koruma kararı alınan kadınların gerçekten korunması için gerekli tüm yaptırımların acilen hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.

'KELEPÇE UYGULAMASI YETERSİZ BİR ÇÖZÜM'

Kadın ve Aile Bakanlığı'nı kaldırarak yerine Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nı getiren hükümetin kadın cinayetlerinden sorumlu olduğunu ifade eden Görgülü, "Son dönemde sıkça karşımıza çıkan koruma altındaki katledilmenin derhal önüne geçilmelidir. Kadın cinayetlerine karşı mücadele ancak bütünlüklü bir ele alışla mümkündür. Örneğin, son günlerde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin tarafından dile getirilen 'şiddet uygulayan erkeğe elektronik kelepçe' uygulaması kadın cinayetlerini durdurma mücadelemizin bir kazanımıdır. Ancak tek başına çözüm değildir" diye kaydetti.

'KADIN CİNAYETLERİNİN ÖNÜNE GEÇECEK BİR KADIN BAKANLIĞI İSTİYORUZ'

Kadınların taleplerinin net olduğunu ifade eden Görgülü, "Kadın cinayetlerinin önüne geçecek bir kadın bakanlığını istiyoruz. Öldürülmeden önce ve gerçek koruma istiyoruz. Kadın katillerine indirim değil ağır ceza verilmesini istiyoruz" dedi.

Açıklamanın ardından geçtiğimiz günlerde eski eşi tarafından yakılarak öldürülen Tuğba Özbek'in arkadaşı Demet Bilgili kısa bir konuşma yaptı. "Hangi akıl hangi vicdan bu ölümleri kabul eder" diyen Bilgili, "Eğer bir ülkede günde 3 kadın öldürülüyorsa ortada büyük bir ihmal vardır" diye konuştu. Bilgili'nin ardından Sosyalist Kadın Meclisleri (SKM) Sözcüsü Birsen Kaya da bir konuşma yaparak 24 günde 20 kadının öldürüldüğünü ifade ederek, kadın cinayetlerinin sorumlusunun hükümet olduğunu vurguladı.

Konuşmaların ardından eylem sona erdi.

İstanbul - DİHA