07 Ekim 2010, Perşembe

Siirt'te binlerce kadın 'utanç davası' için yürüdü

Siirt'te 2'si kardeş olmak üzere 7 ilköğretim okulu öğrencisi kız çocuğuna bir yıl boyunca yüzü aşkın kişinin uyguladığı cinsel istismar ile ilgili açılan davayı takip etmek için binlerce kadın Siirt'te yürüdü.

Diyarbakır, Mardin, Şırnak, Urfa ve Batman'dan çok sayıda kadın kurumu temsilcisi, Siirt'te 2'si kardeş olmak üzere 7 ilköğretim okulu öğrencisi kız çocuğuna bir yıl boyunca yüzü aşkın kişinin uyguladığı cinsel istismarla ilgili açılan davanın duruşmasını takip etmek için Siirt'e geldi. Siirt Belediyesi Parkı'nda bir araya gelen kadınlar, "Coğrafya bedendir, dil bedendir, bedenime dokunmayın", "Kahrolsun 9 Ekim uluslar arası komplosu", "Özgür bir yaşam için örgütlenelim tecavüz kültürünü aşalım", "Resmi ideolojinin bir kültürü olan tecavüz kültürünü deşifre ediyoruz" pankartları eşliğinde duruşmanın görüldüğü Adliye binasına doğru yürüyüşe geçti.

'ÇOCUKLAR İSTİSMARA TABİ TUTULDU'

Yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı yürüyüşte "Güneşimizi karartamazsınız", "Bedenime dokunma", "Doğama dokunma", "Jı tecavüze re na" ve "Jin jiyan azadi" dövizlerinin açılırken sık sık, "Jin jiyan azadi", "Gelsin polis gelsin cop inadına isyan inadına kadın inadına özgürlük" sloganları atıldı. Yürüyüşün başlamasıyla birlikte polis ile kadınlar arasında kısa süreli bir tartışmanın ardından kadınlar, alkış ve zılgıtlarla yürüyüşlerini sürdürdü. Adliye binası önünde son bulan yürüyüşün ardından kadınlar açıklama yaptı. Açıklamayı yapan Siirt Kent Kadın Meclisi aktivisti Zeynep Yıldırım, "Tecavüz kültürü, cinsiyetçi, ideolojinin iktidarcı zihniyetin militarist yanıyla sağlandı. Orduya dayalı şiddet işgal edilen ülkelerde her türlü zoru uyguladı. Öldürme ve çeşitli baskı yöntemleriyle halkı yerinden yurdundan etti. Bununla da sınırlı kalmayıp bu coğrafyada henüz ergenlik çağına bile gelmeyen çocuklarımız da bu istismara tabi tutuldu" dedi.

KADINLARDAN BAKAN ÇUBUKÇU'YA: KOLTUĞUNUZDA RAHAT MISINIZ?

"Devletçi zihniyet halka, ulusa toplumun maddi ve manevi değerlerine saldırdı. Toprağa zorla el koyma, sahip olma talan ve gasp yöntemiyle coğrafyalara tecavüz etti" diyen Yıldırım, "Binlerce köyün ve ormanların yakılıp yıkılması halkın zorla göç ettirilmesi toprağa tecavüz etmektir. Devletin koruma araçları olarak geliştirilen anti demokratik hukuk, baskıcı uygulamaların meşruiyetini sağladı. Şiddetin yanı sıra kanunlara dayalı zor uygulanarak insanın varlık hakkına tecavüz edildi" dedi. Yıldırım, "Siyasal iradeye dokunmak, bir halkın iradesine tecavüz etmektir. Bir halkın kimliğini, dilini, rengini, onurlu yaşama mücadelesini yok saymak, kültürüne tecavüz etmektir. Ana dilde eğitimi yasaklamak, Kürtçe, Süryanice, Ermenice isimleri engellemek, yerleşim yerlerinin isimlerini değiştirmek ana dile tecavüz demektir" dedi. Yıldırım, "Biz kadınlar diyoruz ki 2 yıl boyunca tecavüze uğradılar. Tecavüzcüleri neden korudunuz? Bu süre zarfında diğer çocuklarımızın böyle bir sorunla karşılaşmamaları için ne gibi önlemler aldınız? Milli Eğitim Bakanı Sayın Nimet Çubukçu bir kadın olarak koltuğunuzda hala rahat mısınız? Müdür yardımcısını ne zamana kadar koruyup kollayacaksınız?" dedi.

Ardından konuşan BDP Grup Başkanvekili ve Batman Milletvekili Ayla Akat Ata, Siirt'te yaşanan tecavüzün, bölgede ve Türkiye'de yaşanan tecavüzlerin de ilk olmadığını belirterek, yaşananların son bulması için örgütlü mücadelelerini yükselteceklerini söyledi.

DİHA

Bağlantılı Haberler