16 Nisan 2010, Cuma

Kadınlar sendikaların cinsiyetçi tüzüklerine karşı örgütleniyor

Cinsiyetçi Sendika Tüzüklerine Karşı Kadın Platformu, kadın kotası, toplu sözleşme, kadın hakları gibi maddelerin sendika tüzüklerinde yer alması için çalışacak.

PINAR URAL

Cinsiyetçiliği, evde, sokakta, okulda, iş yaşamında her an hisseden kadınlar, emek ve demokrasi mücadelesi veren sendikalarda da aynı cinsiyetçi ayrıma maruz kalıyor. Kadınların sadece yüzde 30'unun istihdam edildiği Türkiye'de, hakları için sendikalarda örgütlenen kadınların sayısı bu cinsiyetçi tüzükler nedeniyle oldukça yetersiz. Memur sendikalarının kadın üye sayısı yüzde 20 iken, bu sayı işçi sendikalarında ise yüzde 5'i bile bulmuyor. Sendikalardaki çifte standart ve tüzüklerdeki yetersizliğe karşı platform çerçevesinde örgütlenen kadınlar, sendika tüzüklerinin değiştirilmesi için harekete geçti. Platformun amaç ve hedefleri hakkında bilgi veren Genel İş Sendikası İstanbul Konut İşçileri Sendikası Başkanı Nebile Irmak Çetin, kadının çalışma yaşamından uzaklaştırılıp, istihdam alanın daraltıldığını ve istihdam edildiği alanlarda ise kuralsız, güvencesiz çalıştırıldığına dikkat çekti. Çetin, "Bir tek istihdam alanında kadın bunları yaşamıyor. Bir de ne yazık ki sistemden, sistemin yasalarından beslenerek ve onun yasalarına göre şekillenen sendikalarda da kadın maalesef yok sayılıyor" dedi.

'TÜZÜKLERİN DEĞİŞMESİ İÇİN ÖRGÜTLENDİK'

Hiçbir sendika tüzüğünde kadın kotası ve toplu sözleşmelerde kadının kadınlık hakları gibi bazı maddelerin yer almadığını kaydeden Çetin, ayrıca sendikaların bunlarla ilgili bir çalışmayı da hiçbir zaman gündemine almadıklarını kaydetti. Sendikalarda erkek egemen bir sistem hakim olduğunu vurgulayan Çetin, "Yönetimi erkekler oluşturuyor. Denetim, disiplin kademeleri erkeklerden oluşuyor. Ve maalesef kadın adına toplu sözleşme masasına oturanlarda hep erkeklerdir. Böyle olancada bir dengesizlik ve eşitsizlik söz konusu oluyor. Özünde eşitlikçi, özgürlükçü kurumlar olan sendikalar ama maalesef faaliyette ve koşullarda kesinlikle böyle bir çalışma içine girmiyorlar. Her şeyden önce erkek ve kadın üyeler arasında bir eşitsizlik söz konusudur. Karar mekanizmalarında kadın yok. Kadınlar seçilemiyor. Birçok hakları ortadan kaldırılıyor. Bu çok üzücü bir olay. Avrupa'ya baktığımızda Avrupa'nın sendikalardaki yönetiminin yüzde 80- 90'nını kadınlar oluşturuyor. Ama Türkiye' de sendikalaşma oranında ise kadın oranı ise yüzde 6 civarındadır" şeklinde belirtti.

Çetin, bu adaletsizlik ve eşitsizliğe karşı sendikalardaki kadınların ses çıkarması gerektiğini belirterek, ancak böylesi yapılacak bir müdahale ve mücadeleyle sendikaların tüzük ve yönetmenliklerinde bir değişiklik olabileceğini söyledi. "Bizde bu duruma karşı isyan edenlerdeniz. Bir platform oluşturduk" diyen Çetin, amaçlarının sendika tüzüklerinde kadına seçme ve seçilme hakkını sağlayacak cins kotası ile toplu sözleşmelerde, regl izni, 8 Mart'ın izinli olması, emzirme odaları ve ebeveyn izinleri gibi kadınlık haklarıyla ilgili maddelerin yer alması olduğunu ifade etti.

'EMEĞİMİZİN, SÖZÜ DE BİZDE OLMALI'


Sistemin kadını zaten istihdam dışına ittiğini vurgulayan Çetin, AKP'nin ise kedilerine dayattığı eve dönüş yasalarıyla sosyal alandan da koparılmak istendiklerini kaydetti. Bu duruma karşı sesiz kalamayacaklarını ve itirazlarını güçlü bir sesle duyurmak için akademisyen, sendikalardaki kadın ve diğer kadın kurumlarıyla bir araya gelerek bir platform oluşturduklarını dile getiren Çetin, bu çalışmalarının ileriki aşamalarda kampanyalara dönüştürmeyi planladıklarını belirtti. Sendikaların şekli ve renginin mutlaka değiştirilmesi gerektiğini söyleyen Çetin, "Biz sistemi eleştiriyoruz. Ataerkil bir sistem erkek egemenliğinin olduğu bir zihniyet, militarist bir sistemle karşı karşıyayız. Ancak eşitlik ve özgürlüklerden söz eden, emek mücadelesini veren kurumlarda da biz bunu eğer değiştirmesek sistem bizi çokta dikkate almayacaktır. Onun için bizim emeğimizin temsil edildiği kurumlarda var olmamız kendi emeğimiz, kimliğimiz, bedenimiz üzerinde söyleyecek sözünde bize ait olduğu konusunda da mutlaka sendika yönetimlerde bütün kademelerde bir tek yönetimde değil, temsilci kurulundan tutun şube yönetimi, denetimi ve bu konfederasyona kadar yansımasını bulması gerekiyor" şeklinde belirtti.

İstanbul - DİHA