06 Temmuz 2010, Salı

MERAK EDİYORUM:

Aptallık da geleneğimizde mevcut mu acaba?

ASLI ALPER aslialper@gmail.com

Kadınlar 30 Haziran’da “Dünya Kadın Yürüyüşü”nde İstanbul’da buluştu. Farklı coğrafyalardan aynı amaç için bir araya geldiler.

Kadına yönelik şiddet için, kadın emeği için, cinsiyetçi medya için, sendikal hakları için, direnişteki kadınlar için, kürtaj hakkı için, barış için, milliyetçilik ve ayrımcılık için aynı acı ile yürüyerek, aynı acı ile haykırdılar: “Hep vardık, var olacağız!”

Kadınlar haykırdı haykırmasına da seslerini kim duyurdu, kim duydu, duyan anladı mı? Tabii ki hayır!

Geçtiğimiz hafta AKP hükümeti bizlere ne kadar sağır, ne kadar yalıtılmış olduğunu bir kez daha gösterdi! Rize Belediye Başkanı aracılığıyla zihniyetini açık açık ortaya koyan AKP; erkek egemen; mülkiyetçi ve sığ zihinlerini “açılım” açıklaması ile ne de iyi dillendirdi!

Kadınlar “barış istiyoruz” derken ne de kolay barış önerisi geldi Belediye Başkanımızdan! En az 3 çocuk doğurun diyen zihniyet, bu seferde kız babalarına “kız alıp verme” hakkında talkımda bulundu. Yetmiyormuş gibi “geleneğimiz” olan 2.eş,3.eş kavramlarını da bir güzel araya sokuverdi. Ama önemli bir farkla, alınacak 2. ya da 3. eş Kürt kadını olmalıydı!

Pes mi desem, yuh mu desem? Irkçılığın, ayrımcılığın bu kadar tavan yaptığı, kadının bu kadar küçümsendiği bir zihniyet nasıl olabilir? 2010 yılında bu zihniyeti hangi zihniyet Belediye Başkanı yapabilir? Aa pardon, neler saçmalıyorum homoseksüelliği hastalık yapanda bu zihniyetin kendisi değil miydi? Bu zihniyeti bakan yapanda en az 3 çocuk doğurun diyen Başbakan değil miydi?

Yazarken içim daralıyor, nefesim ciğerlerimden geçmiyor. “Kadersiz” ülkemin Belediye Başkanının “talihsiz” açıklaması üzerine erkeklerden tepkiler gelmekte gecikmedi. Ama işin acı yanı gelen tepkilerinde bir o kadar ırkçı ve bir o kadar ayrımcı olmasıydı. Bekledim durdum, dedim kendime” bizim kadın ve aileden sorumlu bir bakanımız var, hem de bir kadın. Kim bilir neler diyecek şimdi!” Bekledim durdum işte…

Ülkemizde kadın hala isimsiz! Hala kimliksiz! Hala daha bedeni bir nesne, bir alışveriş konusu. Bu açıklamalarla, bu hakaretle yapılmaya çalışılan şey kadının alınıp-satılmasını, bedeninin meşru şekilde sadece seks için kullanılmasını sağlamak değil midir?

Çok eşlilik geleneğimizde varmış ya, merak ediyorum aptallık da geleneğimizde mevcut mu acaba?