24 Eylül 2010, Cuma

Futbolun incisi; Barcelona

FIRAT ESKİCİ firateskici1@hotmail.com

Barcelona... Bir futbol kulüpten daha da ötesi. Öyle bir büyüklük ki; kendini İspanya'nın Katalonya bölgesinin Milli Takımı olarak bellemiş. Bu doğrultuda milli duyguları, "Milli takımın forma reklamı olmaz." düşüncesiyle, hiçbir zaman formasına reklam almayacak kadar maddiyatın önünde. Bunun yanında bir o kadar da yardımsever. Unicefle yürüttüğü kampanyalara bir yenisini daha ekleyerek tarihinde ilk kez formasına Unicef'in reklamını aldı. Buraya dikkat; hiçbir maddi çıkar gözetmeksizin. Barça'lılar kendilerini -haklı olarak- "El Barça és més que un club" yani ''Barça, bir kulüpten daha ötesi'' olarak ifade eder.

Aslen İsviçre'li olan Barcelona'nın kurucusu Hans Kamper, o zamanlar pek de gündemde olmayan ve az bilinen bir oyun olan futbol için takım kurmaya yeltenir. Çalışmalarına bir gazete ilanıyla başlar ve 11 kişi bu ilana cevap verir. 1899 yılında Barça'nın temellerini atan Hans Kamper, Katalan halkına olan tutkulu bağlılığından dolayı adını, Katalanca bir isim olan Joan Gamper olarak değiştirmiştir.

1901 yılında Gamper ve arkadaşları, daha sonra adı Katalonya Şampiyonası olarak anılan Copa Macaya ile ilk kupalarını kazanmış oldu. 1909'a kadar Barça'nın bir stadı yoktu ve değişik stadyumlarda maçlarını oynuyordu. Bu tarihte 6 bin kişilik Stadium of Carrer Industria'nın kapıları taraftara açıldı.1922'de 60 bin kişilik Les Corts inşa edildi ve zamanla kapasitesi iki katına çıkarıldı. Büyüme devam etti ve 1929'da ilk İspanya Şampiyonluğu geldi.

VE FAŞİZM;

Altın yıllar, Miguel Primo de Rivera'nın faşist rejimi yüzünden yarım kaldı. Diktatörlüğe karşı, halk bir iç savaş başlattı. Özellikle Katalonya çok direndi. Faşist yönetim Katalan bayrağını yasakladı ve Barcelona kulüp binasına bombalar yağdırdı. Katalanlara baskın çıkmayı isteyen rejim sayesinde Barça'nın içi boşaldı ve rejimin atadığı adamlar kulübü yönetmeye başladı. Taraftar deliye dönmüştü ama o şartlarda sessiz kalmak en iyisiydi.

1940'ların ikinci yarısıyla beraber ölü toprağını üzerinden atıp baskıcı, faşist rejimin izlerini silen Barcelona, tekrar şampiyon oldu ve kulübe sahip çıkan üyeler mali sıkıntıyı yok etti.

1957 yılına kadar başarılar katlanarak geldi ve o yıl, o zamanlar için Dünya'nın en büyük stadyumu olan, Camp Nou kapılarını açtı. Açılış töreninin görkemi torunlarına anlatabilecekleri en ilginç olaylardan biri olmuştu.

98 bin 600 kişilik Camp Nou, Barcelona'nın mabedi. Bu stadyumda her yıl en az bir defa oynanan Barcelona-Real Madrid maçı Boca Juniors-River Plate derbisinden sonra ve Galatasaray-Fenerbahçe derbisinden önce, Dünya'nın en büyük 2. derbisi. Barcelona'nın Katalonya'yı, Real'in ise İspanya'yı temsil ettiği mücadelenin adı; El Classico. 1970'e kadar sadece 3 kupa kazanabilen Barça'nın büyümesi durmadı. Sportif başarı gelmese bile yönetimin akıllı hamleleriyle büyüme sağlandı. Ekonomik ve sosyal gelişim hızla devam etti. Di Stefano, Johan Cruyff transferleri Barça'nın büyüklüğüne büyüklük kattı ve 1970'li yılların sonuna doğru Barça 70 bin üyesiyle Dünya'nın en güçlü kulübü haline geldi.

1978'de Josep Luis Nunez'in başkanlığı süresinde kulüp daha önce hiç görmediği bir büyüme sağladı. Bunu izleyen yıllarda Barça, müzesine yeni kupalar da eklemeye devam etti. Futbolculuğuyla gerçek bir efsane olan Johan Cruyf, teknik direktör olarak da efsaneleşti ve 1990-94 yılları arasında 4 yıl üst üste İspanya, 1992'de ise ilk kez Şampiyon Kulüpler Kupası Şampiyonu oldu.

1990'ların sonlarında da gücüne güç katan Barça'nın başında Luis van Gaal vardı ve tercümanı, bugün ezeli rakipleri Real Madrid'in çalıştırıcısı Jose Mourinho'ydu. Bu süreçte Ronaldo gibi bir yıldız Dünya'ya sunuldu. Ronaldo PSV'den Barça'ya kalıcı olmak için geldiğini söylese de, önce FC Internazionale'e, sonra da Real Madrid'e transfer oldu. Düşüşe geçmesiyle birlikte AC Milan'a transfer oldu. Şu anda Brezilya Ligi'nde Corinthians'da forma giyiyor.

2000 yılında başlayan küçülme çok sürmedi ve 2003'de La Porta'nın başkan olmasıyla Barça tekrar yükselişe geçti.

Şimdilerde oynadığı futbolla, Dünya'nın diğer tüm kulüplerine ders veren Barça çıtayı her gün biraz daha yükseltiyor.

BARCELONA TARİHİNDE SADECE BAŞARI YOK, KAN DA VAR!

Katalonya, İspanya'daki faşist devrimin en kanlı geçtiği bölge olarak dikkat çekiyor. Barcelona ve Katalonya tarihi incelenirse, anarşist bir devrimin kanlı olarak bastırılması çıkar. Faşist Franco'nun İspanya yönetimini eline geçirmesinden sonra, en çok direnen bölge Katalonya oldu. Barcelona, Franco rejimini devirmek için Güney Amerika'ya giderek orada gösteri maçlarıyla para toplamaktan çekinmedi. Franco'nun rejimine en çok direnen bölge olduğu için, en ağır darbeleri de Katalonya Bölgesi aldı tabii ki.

Franco, halkı bezdirmek için Katalanca'yı yasakladı ve konuşmalarını kısıtladı. Bayraklarını yasakladı ve etnik özgürlüklerini kısıtladı. Yok etti de denebilir. Bu yasaklamalar Camp Nou'nun ateşini daha da güçlendirdi. Taraftar, Camp Nou'da bayraklarını açıyor, kendi dilinde tezahürat yapıyordu.

"CATALUNIA IS NOT SPAIN"

Maçlarda "Catalunia is not Spain" şeklinde tezahürat yapan taraftarı, kendini İspanyol olarak görmez bir yandan da takımın kadrosundaki yabancı futbolcuları bağırlarına basacak kadar da sevecendir. Yani Katalonya, kimsenin kültürünü örnek almayan ama kimsenin de kültürüne karşı olmayan bir bölgedir. Sanıldığı gibi aşırı milliyetçilik Kataluoya'da yok. Zaten kurucusunun İsviçre asıllı Joan Gamper (Hans Kamper) olması bunun en büyük kanıtıdır.

ANTİ-KAPİTALİZM;

Bugün bakıldığında Dünya'nın en zengin kulüplerinden biri Barcelona. Kapitalizme karşı durmasına rağmen bu böyle. Barcelona'nın kadrosunu incelersek; Leonel Messi başta olmak üzere Xavi, Iniesta, Puyol, Pique, Pedro, Bustques, Bojan gibi yıldızlara sahip olduğunu görüyoruz. Bu futbolcuların hepsi Barça altyapısından yetişmiş oyuncular. Yani Barça gerekli olmadıkça, milyonlarca Euro harcayıp oyuncu transferi yapmıyor.

Zaten Dünya'nın en büyük kulüplerinden, en fazla takip edilen kulüplerinden biri olan Barcelona, niyetini "formamızın renklerini parayla kirletmeyiz" düşüncesiyle formasına reklam almayarak belli etmiştir.